KKTC, FEDERASYONUN PARÇASI OLMAK İÇİN KURULDU... Bağımsızlık bildirgesine göre Rumlarla kurulacak federal devletin bir kanadını oluşturacak şekilde KKTC'nin ilan edildiğini vurgulayan eski TKP Milletvekili Esat Varoğlu, ülkedeki sol kesimin Kıbrıs'ta federasyon çatısı altında bir ortaklığa ulaşılması yönündeki politikasının KKTC bağımsızlık bildirgesine sadık olduğunu kaydetti Varoğlu, konfederal bir çözüm ya da KKTC'nin bağımsızlığını talep edenlerin KKTC'nin kuruluş amacı ve bağımsızlık bildirgesini reddettiklerini iddia etti
DENKTAŞ TAM BAĞIMSIZ KKTC'Yİ DE İSTEMİYOR... Rauf Denktaş'ın, ne konfederasyon ne da tam bağımsız bir KKTC'yi istemediğini ifade eden Varoğlu, Rauf Denktaş'ın gönlünde yatan aslanın Kıbrıs'ın Türkiye'ye ilhakı olduğunu iddia etti. Denktaş ve Türkiye'deki egemen güçlerin amacının hep ilhak olduğundan dolayı, KKTC'nin kuruluşunun hedefine ulaşmadığını ifade eden Esat Varoğlu, aynı güçlerin bugün yine federal bir çözüme ulaşılmaması yönünde etkilerinin görüşme sürecinde yaşandığını ileri sürdü.
Emin AKKOR
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 25 yaşında. Reşit olma yaşına gelmesine rağmen reşit olamayan bir genç...
15 Kasım'da KKTC'nin ilanının oybirliğiyle onaylanması sürecinde neler yaşanmıştı. 40 milletvekili kendi gönlü veya partilerinin kararına uyma adına mı KKTC'nin kurulması için el kaldırıp oybirliğiyle ilan kararının alınmasına katkı sağladılar; yoksa, bir baskının sonucu olarak mı böyle bir süreçte yer aldılar? "Baskı altındaydık", sonrası yıllarda yapılan savunmalar arasındaydı. Bir baskı varsaydı, neydi bu baskı ki insanlar kendi iradelerinin dışında bir karara oy vermek zorunda kaldılar?
O dönemin sol milletvekilleri daha sonraları Kıbrıslı Türkleri ayrılıkçı gösteren KKTC'nin ilanına hangi şartlarda "evet" demişti?
14 Kasım gecesi Saray'daki yemekte neler konuşulmuştu?
KKTC'nin ilanı doğru bir karar mıydı? Kıbrıs Türk Federe Devleti'ne devam edilseydi bugün Kıbrıslı Türkler için daha iyi mi olurdu tartışmaları 25 yaşına giren bu cumhuriyetin her yaşında tartışma konusu oldu.
Yeni yaşının ilk günlerinde olan KKTC'nin doğum sürecini, o dönemin milletvekillerinde eski TKP Milletvekili Esat Varoğlu ile konuştuk.
Kamuoyu, cumhuriyetin ilanına hazırlanmıştı
Rumların görüşme masasına uzun bir süre dönmeye niyetli olmadığı ve çözümsüzlükten medet umduğu izlenimi veren bir dönemin yaşandığı 1983'te Rumları masaya çekmenin yollarının arandığını anımsatan dönemin TKP Milletvekili Esat Varoğlu, KKTC'nin ilanının da bu çerçevede ülke gündemine geldiğine dikkat çekti.
1983 yılının başlarından itibaren federe devletinden, bir cumhuriyet devletine geçişin, çözüm sürecini nasıl etkileyebileceğinin siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri tarafından tartışıldığını belirten Varoğlu, KKTC'nin kuruluşuna; bağımsız bir devlete geçiş olarak değil, Rumları masaya çekmenin yolu olarak bakıldığını vurguladı.
Varoğlu, yıl içindeki bu tartışmalarla, ileride Rumlarla kurulacak federal yapının bir kanadını oluşturacak gözüyle bakılan KKTC'nin ilanının, kamuoyunda kabul görür bir kıvama geldiğini belirtti.
Milletvekilleri son gece öğrendi
KKTC'nin 15 Kasım'da ilan edilmesinin meclisin gündemine geleceğinin milletvekilleri tarafından bir gece önce öğrenildiğini anımsatan Esat Varoğlu, "14 Kasım akşamı Rauf Denktaş tüm milletvekillerini Saray'da akşam yemeğine çağırdı. Rumları masaya getirebilmek için cumhuriyetin ilanının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Herkes oyunu istediği iradede kullanabilir. Ancak bilinmelidir ki, bu devletin kuruluşuna oy kullanmayanların mecliste yeri yoktur dedi" diyerek o tarihi geceyi anlatırken, Denktaş'ın son sözünü de şöyle aktardı: "Yarın sabah KKTC'nin ilanıyla ilgili tasarı meclisin gündeminde olacak"
Bitmeyen gece
Gece 23.00 sıralarında biten yemeğin ardından, Kuzey Kıbrıs'ın dünyayla iletişimin kesildiği bir ortamda tüm milletvekillerinin partilerine giderek durum değerlendirmesi yaptıklarını belirten Varoğlu, TKP'de 14 Kasım gecesinden 15 Kasım sabahına kadar geçen uzun saatleri şöyle aktardı: "Bu önemli dönemeçte, tarihi kararın verilebilmesi için parti meclisinin toplanması gerektiği uyarılarımıza rağmen, saatin çok geç olduğu gerekçesiyle mümkün olmadı. Meclis grubu ve yürütme kurulu sabah saat 05.00 sıralarına kadar konuyu tartıştı. Eğilim, KKTC'nin ilanından yanaydı, ancak bağımsızlık bildirgesini gözden geçirmek şartıyla."
15 Kasım sabahı Meclise gittiklerinde CTP'nin KKTC'nin ilanına "evet" oyu vereceğini öğrendiklerini kaydeden Varoğlu, bağımsızlık bildirgesinde kurulacak devletin, federasyonun bir kanadı olma iradesinin yansıtıldığını görünce grup olarak "evet" kararı aldıklarını kaydetti.
CTP, asla taraftar değildi. Ama...
TKP binasında sabaha kadar izlenecek stratejinin belirlenmesi için tartışmalar yapılırken, diğer muhalefet partisi olan CTP'nin tavrının ne olacağını da hep merak ettiklerini ifade eden Esat Varoğlu, 14 Kasım gecesi öncesindeki genel tabloya göre CTP'nin böyle bir şeye hep karşı duruşu olduğunu anımsatarak, "ertesi sabah meclise gittiğimizde CTP'nin KKTC'nin kuruluşuna 'evet' diyeceğini öğrendiğimde çok şaşırmıştım" dedi.
Denktaş, Türkiye'deki siyasi boşluğu değerlendirdi
Türkiye'nin seçimden yeni çıktığı, zafer kazanan Turgut Özal'ın halen hükümeti kurmadığı bir dönemde KKTC'nin ilanının gündeme geldiğine dikkat çeken Varoğlu, Rauf Denktaş'ın bu süreci değerlendirdiğini ifade etti.
KKTC'nin ilanının 15 Kasım'a denk getirilmesini Türkiye'deki seçim sonrası ve yeni hükümetin kurulması arasındaki sürecin kasıtlı seçildiğini iddia eden Varoğlu, Denktaş'ın Türkiye'deki hükümet boşluğunu kullandığını kaydetti.
Federe Devlet Anayasası'na göre Rauf Denktaş'ın yeniden başkan seçilemeyeceği ve 2 yıl sonra görevi bırakmasının söz konusu olduğundan dolayı da KKTC'nin ilanında ısrarcı olduğu yönündeki değerlendirmeleri sorduğumuzda, Esat Varoğlu, bu saptamaya kendisinin de katıldığını vurguladı.
Baskı, sadece koltuğu kaybetmeydi
Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi'ndeki 40 milletvekilinin oybirliğiyle KKTC'nin ilan edildiğini anımsatan Esat Varoğlu, bu kararın alınmasında muhalefet partilerine baskı yapılmadığını ifade etti.
Bağımsızlık kararına, baskı altına kaldıkları için "evet" demek zorunda kalındığı yönünde ilerleyen yıllarda açıklamalar yapıldığı hatırlatıldığında, "baskı olarak tek algılanabilecek Denktaş'ın yemekte söyledikleri olabilir" diyen Varoğlu, "Denktaş'ın KKTC'nin bağımsızlığına destek vermeyecek olanların yeni mecliste yeri olmayacak şeklindeki konuşması, ancak koltuk sevdalıları için bir baskı unsuru olabilir" şeklinde konuştu.
Bağımsızlık ilanına karşı olanlar tepki gösterdi
TKP'nin o dönemdeki yürütme kurulu ve meclis grubunda çoğunluğun KKTC'nin ilanından yana olmasına rağmen parti tabanında ters görüşün çoğunlukta olduğuna dikkat çeken Varoğlu, 15 Kasım sabahı KKTC'nin ilanından sonra parti meclisinin gece yarısı olsa da neden toplanmadığıyla ilgili eleştirilere maruz kaldıklarını kaydetti. Varoğlu, benzer tartışmaların CTP'de de yaşandığına değindi.
Ülke genelinde olduğu gibi parti içerisinde de 1983 yılının genelinde yaşanan tartışmalar sayesinde fikirler ve duruşlarda çok farklılıkların yaşandığı bir süreç geçirdiklerini ifade eden Esat Varoğlu, sizi en fazla şaşırtan değişim kimde oldu? şeklindeki soruyu "İsmail Bozkurt" diye yanıtladı.
Bozkurt'un tavrı bir haftada ters döndü
KKTC'nin bağımsızlığının ilanıyla ilgili tartışmaların TKP'de de çok çetin bir şekilde yaşandığına vurgu yapan Varoğlu, "6 Kasım 1983 tarihinde, yani KKTC'nin ilanından 9 gün önce TKP'nin kurultayı olmuştu. KKTC'nin ilanına kesinlikle karşı olan grubun temsilcisi İsmail Bozkurt seçimden büyük bir zaferle çıkarak TKP genel başkanlığına seçilmişti. Bozkurt kurultay öncesinde rakibi Mustafa Akıncı'ya yaptığı en sert eleştirilerde bağımsızlığın ilanına karşı duruş sergiliyordu" dedi.
Varoğlu, bağımsızlık ilanına karşı olduğu için parti genel başkanlığına seçilen İsmail Bozkurt'un 9 gün sonra KKTC'nin ilanı sürecini parti içinde destekleyen konuma gelmesi ve KKTC'nin ilanına onay vermesinin kendisinde yarattığı şaşkınlığı halen anımsadığını kaydetti
Yemek önceden hazırdı
KKTC'nin ilanının bir gecede olup bittiği yönündeki eleştirileri değerlendiren Esat Varoğlu, 14 Kasım gecesi Saray'daki yemekle sürecin çok hızlandırıldığına katılmakla birlikte, toplumun yıl içinde bağımsızlık ilanına hazırlatıldığını ifade etti.
Yıl içinde yaşanan tartışmalarda Rauf Denktaş'ın muhalifleri, ancak bağımsızlığın ilanıyla Rumların masaya çekilebileceğiyle ilgili ikna ettiğini kaydeden Varoğlu, o nedenle KKTC'nin ilanının toplumun çoğunluğunda şaşkınlık yaratmadığını belirterek, "yemek önceden hazırdı" değerlendirmesinde bulundu.
KKTC'nin ilanının yanlış olduğu ve Kıbrıs Türk Federe Devleti'yle devam edilmesi durumunda Kıbrıslı Türkler için daha iyi olabileceği yönündeki eleştirileri değerlendirmesini istediğimiz Esat Varoğlu, olayı farklı bir açıdan değerlendirdi.
Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanını yanlış bir karar olarak değerlendiren Varoğlu, "Ortada bir federasyon yokken, siz olmayan federasyonun bir kanadını ilan ettiniz. O dönemde kurulan devletle, kurulmayan federasyonun bir kanadı kuruldu" diyerek bunda bir terslik olduğunu ifade etti.
Denktaş'ın aklında ilhak olduğundan, KKTC amacına ulaşmadı
KKTC'nin, federal ortaklığın bir kanadı olmak için ilan edildiğinin dünyaya anlatılamadığından dolayı bağımsızlık ilanının amacına ulaşmadığını kaydeden Varoğlu, bunun nedeninin, Denktaş'ın bağımsızlık ilanının asıl amacından sapması olduğunu ifade etti.
Ülkedeki sol kesimin Kıbrıs'ta federasyon çatısı altında bir ortaklığa ulaşılması yönündeki politikasının, KKTC bağımsızlık bildirgesine sadık olduğunu ifade eden Varoğlu, konfederal bir çözüm, ya da KKTC'nin bağımsızlığını talep edenlerin KKTC'nin kuruluş amacı ve bağımsızlık bildirgesini reddettiklerini iddia etti.
Kıbrıs'ta federasyon dışında bir arayışta olanların bağımsızlık bildirgesinden saptıklarını ifade eden Varoğlu, dışa başka, içe başka politikalar yürüttüğünü iddia ettiği Denktaş'ın gönlünde yatan aslanın "ilhak" olduğunu ileri sürdü.
Rauf Denktaş'ın, ne konfederasyon, ne de tam bağımsız bir KKTC'yi istemediğini ifade eden Varoğlu, ancak ilhakın da ütopik bir hedef olduğunu kaydetti. Türkiye'de o dönemlerle birlikte bugün de egemen olan güçlerin gönlünde hep Kıbrıs'ın Türkiye'ye ilhakı yattığından dolayı bugün de bir şeyin değişemeyeceğini iddia eden Varoğlu, bağımsızlık ilanını, o dönemin şartlarıyla değerlendirmek gerektiğini kaydetti.
25 yıl önceki koşulların bugün de aynı olması durumunda, Kıbrıs'ta barışa ulaşma yolunda Rumları masaya çekmek için federal yapının bir kanadını oluşturacak şekildeki oluşuma yine destek verebileceğini belirten Varoğlu, KKTC'nin bağımsızlık bildirgesine imza koymasını bu anlayışla değerlendirdiğinden dolayı pişmanlık duymadığını kaydetti.
Görüşme süreci de federasyon tezinin dışında
Türkiye'de hükümetlerin de egemen gücün temsilcisi olduğu göz önüne alındığında ve bugün devam eden görüşmelerle ilgili kamuoyuna yansıyan açıklamalara bakıldığında federasyon tezinin dışında bir süreç yaşandığını işaret eden Varoğlu, "Denktaş'ı çözüm istemiyor diye suçluyorduk. Bugün her iki tarafta da çözümü isteyen iki parti iktidarda olmasına rağmen neden çözüm sürecinde sıkıntılar meydana geliyor" diye sordu.
Cumhurbaşkanı Talat ile hükümeti de federasyon tezinde mücadele eder görmeyen Varoğlu, "mevcut koltuğu kaybetmemek için Türkiye'deki egemen güçlerin yörüngesinden çıkamamaktadırlar" değerlendirmesinde bulundu.
Talat ve hükümete bu yönde bir mesaj gönderen Esat Varoğlu, "Dünya hızla globalleşmeye doğru gitmektedir. İstense de istenmese de, Kıbrıs Türk halkı da bu globalleşmede yerini alacaktır. Ne kadar geciktirilirse geciktirilsin çözüm de mutlaka olacaktır" dedi.
Foto-emin-esat varoğlu
KKTCnin ilanı
Resimaltı: KKTC'nin ilanı oylamasını yansıtan tarihi fotoğraf. Esat Varoğlu, sağdan ikinci sırada görülüyor
KKTC Bağımsızlık Bildirgesi
"Kıbrıs Türk halkının özgür iradesini temsil eden,
Doğuştan hür ve eşit olan bütün insanların hür ve eşit yaşamlarına inanan,
Bu inanç içinde, Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini tayin etme hakkını 17 Haziran 1983 tarihli kararıyla dünyaya ilan etmiş olan,
Irk, milli menşe, dil ve din gibi farklara dayalı olarak insanlar arasında ayırım gözetilmesini, her türlü sömürgeciliği, ırkçılığı, baskı ve tahakkümü reddeden;
Kıbrıs'ta, Doğu Akdeniz'de, Ortadoğu'da ve dünyada tam bir barış ve istikrarın, özgürlüğün, insan haklarının egemen olmasını isteyen;
Kıbrıs Adasındaki iki halkın kendi milli benliklerini koruyarak, kendi kesimlerinde huzur ve güven içinde yaşamaya ve kendi kendilerini yönetmeye hakları olduğuna inanan;
Aynı adada yan yana yaşamaya mecbur bulunan bu iki halkın aralarındaki bütün sorunları, eşit düzeyde müzakerelerle, barışçı adil ve kalıcı bir çözüme ulaşmalarının mümkün ve zorunlu olduğu görüşüne sımsıkı bağlı bulunan;
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanının iki eşit halk arasında ortaklığın bir federasyon çatısı altında yeniden kurulmasını ve sorunların çözülmesini engellemeyip, kolaylaştırabileceğine kani olan;
İki halk arasındaki bütün sorunların barışçı ve uzlaşıcı bir politika ile çözülmesi için BM Genel Sekreteri'nin gözetimi altında, eşit düzeyde müzakereler yürütülmesini yürekten dileyen ve önerilmiş bulunan zirve toplantısının bu açıdan yarar sağlayacağına inanan Meclisimiz,
KIBRIS TÜRK HALKI ADINA,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve "Bağımsızlık Bildirisini" onaylar. |