UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC'nin 25. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yapılan kutlamalar esnasında Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın yaptığı konuşmayı olumlu karşıladıklarını, ancak başta gelen kırmızı çizgiler arasında olan egemen eşitlik kavramına atıfta bulunmamış olmasını temel bir eksiklik saydıklarını ve KKTC'nin ilanının Kıbrıs Rum tarafı ile bir federasyon oluşturmak için yapıldığı şeklindeki yorumlara da katılmadıklarını belirtti.
UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, KKTC'nin 25. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yapılan kutlamalar esnasında Cumhurbaşkanı Talat'ın yaptığı konuşmada, gerçeklere dayalı bir uzlaşıdan söz etmesini, isminin önüne birtakım aşağılayıcı sıfatlar eklenmesiyle bir devletin ortadan kalkmayacağını ifade etmesini ve Kıbrıs Türk halkının 450 yıla varan kendi kendini yönetme ve devlet geleneğine vurgu yapmış olmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.
Bu söylemlerin gerek görüşme masasında, gerekse fiiliyatta da uyulmasının takipçisi olacaklarını dile getiren Ertuğruloğlu, "Ancak Sayın Talat'ın, konuşmasında, başta gelen kırmızı çizgilerimiz arasında olan egemen eşitlik kavramına atıfta bulunmamış olmasını temel bir eksiklik sayıyoruz" dedi.
Ayrıca, KKTC'nin ilanının Kıbrıs Rum tarafı ile bir federasyon oluşturmak için yapıldığı şeklindeki yorumlara da katılmadıklarını ifade eden Ertuğruloğlu, "Talat'ın buna tekabül eden sözleri büyük bir yanılgıdır. Federasyon oluşturmak için ilan edilen devlet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti değil, 1975'te ilan edilen Kıbrıs Türk Federe Devleti idi. Ancak, geçen zaman Rum tarafının bu mesajı almadığını ve federasyon kurma amacında olmadığını göstermiş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bunun üzerine ilan edilmişti" ifadelerini kullandı.
"KKTC'nin bağımsızlık bildirgesi..."
KKTC'nin Kuruluş Kararı ve Bağımsızlık Bildirgesi'nde federasyona yapılan atıfların o zamanın koşulları içerisinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğunu söyleyen Ertuğruloğlu, bazı iddiaların aksine, söz konusu metinlerde, KKTC'nin mutlaka Kıbrıs Rum tarafıyla bir federasyon çerçevesinde birleşmeye gideceğinden bahsedilmediğini, yalnızca bu ilanın uzlaşıyı zorlaştırmayıp, kolaylaştırdığından söz edildiğini ifade etti.
Ertuğruloğlu, geçen 25 yıllık zaman içerisinde yer alan gelişmelerin Kıbrıs Rum tarafının federasyon değil, kendi hakimiyetlerinde bir üniter devlet peşinde olduğunu gösterdiğini söyleyerek, Kıbrıs Türk tarafının konfederasyon tezini bu koşullarda öne sürdüğünü belirtti.
Eğer bir uzlaşıya gidilecekse, UBP'nin bunun yeni bir ortaklık ve konfederasyon çerçevesinde olmasını öngördüğünü dile getiren Ertuğruloğlu, "Buna Anavatan Türkiye yetkililerinin de sık sık vurguladığı gibi, adada iki bağımsız ve egemen devletin varlığı olarak da bakılabilir. Bu gerçekler kabul edilmediği sürece, herhangi bir uzlaşıya gidilmesi olanağı bulunmadığını yakın tarihin deneyimleri göstermiştir" dedi.
"Bağımsız devletler geleceklerini belirleme hakkına sahiptir"
Hal böyle iken, Cumhurbaşkanı dahil bazı çevrelerin olayı salt bir hukuk meselesi veya teknik bir konu olarak takdime çalışıp, Kıbrıs Rum tarafıyla federasyon çerçevesinde bir birleşmeye mahkummuş gibi davranmalarının kabul edilemez olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının 15 Kasım 1983'te büyük bir adım attığını ve "dünya ve tarih önünde" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ilan ettiğini anımsattı.
Ertuğruloğlu, bağımsız devletlerin, isimlerinin önündeki "bağımsız" sıfatına uygun olarak halklarıyla birlikte kendi geleceklerini belirleme hakkına sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu, konfederasyon veya ayrı ve bağımsız bir devlet olarak yollarına devam etmek şeklinde de olabilir. Her halükarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır" diye devam etti. |