Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) temyiz niteliğindeki büyük dairesinde, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında kaybolduğu iddia edilen 18 Kıbrıslı Rum'un yakınları tarafından açılan davaya ilişkin ikinci duruşma yapıldı.
AİHM'nin 10 Ocak 2008 tarihinde aldığı kararda insan hakları ihlalinde bulunduğu öne sürülmesinin ardından Türkiye, 28 Mart 2008 tarihinde, davanın temyiz niteliğindeki büyük dairede görüşülmesini istemişti. Dünkü duruşmada tarafların görüşlerini dinleyen AİHM, kararını sonraki bir tarihte verecek.
Duruşmada Türkiye'nin avukatı, 1974'te meydana geldiği iddia edilen bir olayla ilgili olarak Türkiye'nin, "geriye dönük etkili bir soruşturma yapmamakla" suçlanamayacağını bildirdi. Türkiye'nin AİHM'ye bireysel başvuru hakkını 1987'de tanıdığı hatırlatılan savunmada, başvuruyu sahiplerinin altı aylık süreyi geçirip üç yıl sonra başvurmalarının da yasal olarak kabul edilemez olduğu kaydedildi.
Savunmada ayrıca, 34 yıl sonra başvuruda bulunanların "hukuki menfaatlerinin kalmadığı" gerekçesiyle başvurunun reddedilmesi istendi.
Emsal teşkil edebilir
AİHM'nin ilgili dairesinin 10 Ocak 2008 tarihinde aldığı kararda, Türkiye'nin söz konusu davayla ilgili etkili soruşturma yapmadığı ve Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 2, 3 ve 5'inci maddelerini ihlal ettiği görüşüne varılmıştı. AİHM, Türkiye'nin, mahkeme masrafı olarak her bir başvuru sahibine 4'er bin Euro ödemesine karar vermişti.
Başvuru sahiplerinden 9'u, 1974 Barış Harekatı sırasında esir alındığı ileri sürülen ve o zamandan beri kendilerinden haber alınamayan kişilerin, diğer 9'u da yine harekat sırasında kaybolduğu iddia edilen 9 Rum'un yakını.
AİHM'den çıkacak karar, mahkemenin, Rumların kayıp iddialarıyla ilgili verdiği ilk hüküm olması ve ileride benzer davalara emsal teşkil etmesi açısından önem taşıyor.
Kamuoyunda "Varnava" davası olarak bilinen davada Rumlar, Türkiye'nin AİHM'nin 2, 3, 4, 5, 6, 8, 10, 12, 13 ve 14. maddelerini ihlal ettiğini iddia etmişti.
|