Kıbrıs Haber Ajansı'nın haberine göre, konferans, Kıbrıs Ticaretine Karşı Hareketi, ABD STOP (İnsan Ticaretini Durdurun), Cenevre'deki ACEES ve Cenevre'deki İnsan Dostları (FOH) tarafından düzenlendi.
Kıbrıslı Rum hukukçu ve Güney Kıbrıs'taki STOP temsilcisi Haris Stavrakis, 2007 yılında Güney Kıbrıs'ta 108 kişinin cinsel istismar vakalarıyla suçlandığını ancak sadece 11'nin mahkûm edildiğini belirterek, 2008'de ise şu ana kadar 53 kişinin suçlandığını ve 5'inin mahkûm edildiğini söyledi.
Kıbrıslı Rum avukat, mahkûmiyetlerin ciddi değil hafif olduğunu da belirtti.
Stavrakis, Rum Başsavcılığının ceza yasasındaki mevcut cezaları ve yeni insan ticaretine karşı suçlamaları birleştirdiğini söyledi.
Haris Stavrakis, insan ticaretine karşı yasalarda cezaların oldukça ağır olduğunu destekleyici herhangi bir kanıta gerek olmadığını belirtti.
Avukat Stavrakis, "Başsavcılık neden suçlamaları birleştiriyor? Sorun budur" dedi.
Stavrakis, prosedürün çok zaman aldığına, çok fazla gecikme ve tehir olduğuna işaret ederek, Başsavcılığın yeterince dinamik olmadığını ve bazı yargıçların yasaları göz ardı ettikleri ya da insan ticareti suçunun boyutunu doğru değerlendiremediklerinden dolayı yeterli becerikliliğe sahip olmadıklarını söyledi.
Dünkü tartışmayı yöneten Fransız gazeteci Thomas Jacobi, bu konuyu incelemek için Kıbrıs'a geldiğinde "bir mafya şebekesiyle karşılaşabileceğini düşündüğünü" söyledi.
Jacobi, "Ancak şaşırdım. Mafya ile karşılaşmayı bekliyordum ancak tüm bunların arkasında sıradan insanları buldum" dedi.
Fransız gazeteci, Kıbrıs medyasının bu olayla ilgili kamuoyunda farkındalık yaratılmasında rol oynaması gerektiğini belirterek, katkıda bulunmanın sorunu asgariye indireceğini kaydetti.
Antenna Uluslararası Sivil Toplum Örgütü'nden Jurist Denis von Der Veid, uluslararası konvansiyonların oldukça etkisiz olduğunu belirterek, uluslar arası hukukun tesirliliğine inanmadığını söyledi.
Ancak von Der Veid, uluslararası konvansiyonların devletleri ulusal yasaları onaylamaya ve uygulamaya zorlamasından dolayı önemli olduğunu ifade etti.
Jurist Denis von Der Veid, sivil toplum örgütlerinin (STÖ) önemini vurgulayarak, STÖ'lerin sistemli ve profesyonel olarak çalışarak polis, parlamento, yargıçlar ve göçmen ofisleri üzerinde baskı kurmaları gerektiğini vurguladı.
Ancak STÖ temsilcisi, Kıbrıs'ta yeterli sivil toplum örgütü bulunmadığı gerçeğinden duyduğu hayal kırıklığını da dile getirdi.
von Der Veid "Koalisyon yapan ve konuyu profesyonel bir şekilde ele alan en az beş STÖ gereklidir" dedi.
Frotnis sivil toplum örgütünden Yunanlı hukukçu Ioannis Kimionis, Yunanistan'da insan ticareti kurbanlarını koruyan yasaların uygulanmasında yolsuzluk olduğunu söyledi.
Yunanlı hukukçu, ayrıca sorunla mücadelede herhangi bir siyasi irade olmadığını da kaydetti.
Bugün tamamlanacak olan konferansta "Kurbanlar, onlar kimdir? Nasıl kurutulabilirler? Kurtulduktan sonra nasıl muamele görürler?", "Toplum ve Kilise", ve "Kıbrıs'ta insan ticaretinin hukuki ve sosyal yönleri" konuları ele alınacak. |