Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), Anorthosis ile Werder Bremen futbol takımları arasında Güney Kıbrıs'ta oynanan Şampiyonlar Ligi maçının gerekçe gösterilerek yapılan açıklamalara tepki göstererek, artan gerginlikler karşısında güven artırıcı önlemlerin bir parçası olarak "Maraş'a dönüş, hemen şimdi!" talebini yineledi.
Yeni Kıbrıs Partisi Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Maraş'a geri dönüş talebinin sadece Kıbrıslı Rumlara değil, Kıbrıslılara ait bir talep olduğunu belirterek, YKP'nin bunun için kampanya düzenlediği ve düzenlenen kampanyalara da destek olduğunu hatırlattı.
Kanatlı, "şovenist ve milliyetçilerin bu tavırları karşısında, Kıbrıs'ın ve Kıbrıslıların birleştirilmesi mücadelesinin bir parçası olarak YKP, "Maraş'a dönüş, hemen şimdi!" sloganını bir kez daha yükseltiyor ve tüm Kıbrıslıları destek olmaya çağırıyor" dedi.
Murat Kanatlı'nın yaptığı açıklama şöyle:
"Dün (önceki) geceki Anorthosis ile Werder Bremen futbol maçını bahane ederek, bir kez daha sosyalleri dahil tüm şovenler ve faşistler ayaklanarak hakaretler ederek, gerginliği artırıcı art niyetli açıklamalar yaptılar, yapmaya devam ediyorlar...
Tam da bu noktada sosyal şovenist CTP liderliğinin savrulduğu bu ideolojik nokta ayrıca not edilmelidir...
Maraş 1979 yılından beri güven artırıcı önlem olarak masada olmasına rağmen bunun bir süredir devamlı olarak reddedilmesine ve bu talep sanki yeni masaya gelmiş gibi reaksiyonlara bir yenisi futbol maçını gerekçe gösterilerek ortaya kondu. Maçta Maraş'ı sembolize eden birkaç bin bina maketi ve bir de üzerinde yalnızca Mağusa yazan büyük bir pankart açılmasını Denktaşvari üslup ile kınadılar ki bu kabul edilemezdi, ötesinde bunun görüşmeleri etkileyeceğini açıkladılar...
Kıbrıs Türk liderliği, AB'den Türkiye ile ilgili reformları yapması, aksi halde üyelik görüşmelerinin devam edemeyeceği yönünde açıklamalara geldikçe, yok Moskova deklarasyonu, yok petrol arama, yok futbol maçı diyerek masadan kaçmanın zeminleri oluşturulmaya, Türkiye'den aldıkları emirler ve akıllar doğrultusunda bu gerginlikleri de kullanarak Türkiye'yi kurtaracak koşulları yaratmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.
YKP, Maraş konusunu daha önce yayınladığı açıklamalarında da değerlendirmiş ve bazı gerçekleri hatırlatmıştı. YKP'nin Kıbrıs sorunu ile ilgili hazırladığı dökümanda şöyle denmişti:
"Maraş konusu 1979 yılındaki Denktaş-Kiprianu Doruk antlaşmasından (Ten Points Agreement) beri güven yaratıcı önlem olarak masadadır. 1979'da Antlaşmaya varılan 10 maddenin 5. maddesinde antlaşma olmaksızın/beklemeksizin Maraş'ın iadesinden bahsedilmektedir. Bu antlaşma, en son Avrupa Parlamentosu'nda Temmuz 2008'de kabul edilen rapor ile de yeniden hatırlatılmıştı. (REPORT on the Fact Finding Visit to Cyprus - 25 to 28 November 2007 concerning petition 733/2004 - Famagusta Refugee Movement. (2008))
77-79 Doruk antlaşmalarını desteklediğini belirten tüm kesimlerin, antlaşmaların bütününe sahip çıkması gerektiğine inandığımızın altını çizeriz.
Ayrıca, Annan Planı'nda da "Safha 1-104 gün sonra Kıbrıs Rum Devleti'ne devredilecekler" kısımda Erenköy ve Maraş'ın iadesi vardı...
Bu gerçekler ışığında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından 1993 yılında hazırlanarak taraflara sunulan ve o dönemdeki muhalif partiler (CTP, TKP, YKP) tarafından da desteklenen Güven Yaratıcı Önlemler Paketi içinde yer aldığı şekliyle de olabilir, toplumlara ekonomik sosyal ve siyasal katkı yapacak olan Maraş'ın hemen eski sahiplerine iade edilmelidir"...
YKP bir kez daha Mağusa'nın birleştirilmesini talep ettiğinin ve bu talebin sadece Rumların değil, Kıbrıslıların talebi olduğunun altını bir kez daha çizer.
YKP için "Maraş'a dönüş", çözüme giden süreçte önemli ve güçlü bir güven artırıcı önlemdir. Bu nedenle YKP 2007 yazında bu konuda bir kampanyanın başlatılmasına ortak olmuş, bu yönde başlatılan başka bazı kampanyalara da destek vermiştir, bunu da bir kez hatırlatırız...
Tam da bu nedenle, şovenist ve milliyetçilerin tavırları karşısında, Kıbrıs'ın ve Kıbrıslıların birleştirilmesi mücadelesinin bir parçası olarak YKP, "Maraş'a dönüş, hemen şimdi!" sloganını bir kez daha yükseltiyor ve tüm Kıbrıslıları destek olmaya çağırıyor..." |