Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, "Türkiye-AB ilişkilerinde bizi heyecanlandıran, meraklandıran konular çok fazla olmayacak" diyerek, 2009'da Kıbrıs'la ilgili gelişmelerin bunun istisnası olabileceğine dikkat çekti.
NATO Dışişleri Bakanları toplantısı için Brüksel'e gelen Babacan, basın toplantısı düzenledi. Babacan, Kıbrıs konusuna da değindi.
Babacan, hiçbir şey değişmese bile Kıbrıs'la ilgili gelişme beklediklerini vurguladı.
Babacan, düzenlediği basın toplantısında, iki gün sürecek NATO toplantısında öncelikli gündem maddelerinin Gürcistan'da yaşanan çatışmanın ardından Rusya ile ilişkilerle Gürcistan ve Ukrayna'nın NATO üyeliği perspektifinin korunması olduğunu, toplantının sonuç bildirisi üzerinde NATO üyelerinin henüz uzlaşma sağlayamadığını ve tartışmaların devam ettiğini belirtti.
Babacan, mevcut anayasa ile "Türkiye'nin ilelebet devam etmesinin mümkün olmadığını" belirterek, "devam edilmeye çalışılması halinde Türkiye'de sık sık yol kazaları olacağını" söyledi.
Türkiye-AB süreci
Babacan, Fransa'nın AB Dönem Başkanlığı süresinde sermayenin serbest dolaşımıyla bilgi toplumu ve medya olmak üzere iki fasılda daha müzakerelerin başlamasını beklediklerini kaydederek, "Fransa'nın üçüncü fasılla ilgili diğer üyeleri ikna çabalarının maalesef sonuç vermediğini" söyledi.
"Bizim reform sürecimiz fasılların açılmasına, kapanmasına bağlı değil" diyen Babacan, halkın yaşam standartlarını yükseltecek reformları adım adım hayata geçirmeye devam edeceklerini vurguladı.
TBMM gündeminde AB ile alakalı 10'u genel kurulda ve 20'si komisyonlarda olmak üzere 30 yasa bulunduğuna işaret eden Babacan, bakanlıkların yaptığı çalışmaların da az ya da çok AB ile alakalı olduğunu belirtti.
Kıbrıs'la ilgili gelişmeler
Babacan, "Ancak Türkiye-AB ilişkilerinde bizi heyecanlandıran, meraklandıran konular çok fazla olmayacak" diyerek, 2009'da Kıbrıs'la ilgili gelişmelerin bunun istisnası olabileceğine dikkat çekti.
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB ile müzakerelerin hızından memnun olmadıklarını ve bunu muhataplarına sürekli aktardıklarını, buna karşılık AB çevrelerinden "çok fena bir hızla gidilmediği, bunun korunması halinde pek çok tahminden daha iyi bir sürede Türkiye'nin üyeliğe hazır hale geleceği" şeklinde değerlendirmeler aldıklarını anlattı.
Babacan, "Tarama sürecinin üzerinden iki sene geçmiş, hâlâ raporunu bize vermiyorlar. Bunun örneği yok. Görüşmelerimde AB tarafında bunun mahcupluğunu seziyorum" şeklinde konuştu.
Ali Babacan, Türkiye ekonomisi ve makro ekonomik istikrar için de AB sürecinin "elzem olduğunu" vurgulayarak "AB reformlarının Türkiye'nin uzun vadeli siyasi istikrarının garantisi olduğunu" ifade etti.
Aksi halde "her an demokrasi ve hukuk kazaları çıkabileceği" uyarısında bulunan Babacan, AB sürecinin Türkiye'yi yerli ve yabancı yatırımcılar açısından öngörülebilir, güvenilir ve istikrarlı bir ülke haline getirdiğine işaret etti. |