|
İş yapmak için finansmana ihtiyaç vardır. Eğer dünyanın gelişmiş bir ülkesinde yaşıyorsanız, finansmana ulaşmak için bir yığın enstrümanın olduğunu görürsünüz. Nitekim Kıbrıs’ın Kuzey’inde yaşayan ve iş yapmaya çalışan insanlar finansmanı kendi birikimleri ve bankalar dışında bulamazken, dünyanın birçok yerinde finansman borsa, tahvil, sendikasyon kredisi, fonlar ve daha bir yığın çeşit usüllerle elde edilebilmektedir Bu nedenle KKTC’de finansman bulmak bazen karanlıkta iğne aramaya benzemektedir. KKTC’de finansman olanaklarının kısıtlı olması dolayısı ile finansmana ulaşmak da ayrı bir beceri gerektirmektedir. Yıllarca ambargolara tabi olmuş ülkemizde, finansmana ulaşmanın yolu bankalardan ticari kredi almak olmasına rağmen, bunun ötesinde devletin ekonomiye olan hakimiyeti nedeni ile, devletin elindeki olanaklarla siyasi güçle kredi almak da önemli bir finansman metodu olarak kullanılmıştı. Yıllarca devlete ait bankalardan ve KKTC Kalkınma Bankası’ndan siyasilere yakınlığı dolayısı ile kredi alabilenler, ülkemizde şanslı sayılabilen iş adamları olmuşlardı.Ülkemizde ekonomik yapının tam bir sistem içerisine oturtulamamasının en büyük sebeplerinden biri de 1974 yılından başlayarak kişi veya kurumlara sağlanan imkanlara, devlet eliyle finansman sağlanmasıdır. Bugün gelinen noktada devletin elindeki kurumları ile hükümetteki partinin yandaşlarına finansman sağlama imkanı hemen hemen kalkmıştır. Her ne kadar kıyıdan köşeden devlete ait kurumlar hala parti yandaşlarının yardımına koşsa da on yıl öncesine göre imkanlar kısıtlıdır. Böyle olunca da vatandaş krediyi ekonomik aktivitelerin kuralları içerisinde bulmak zorunda kalmaktadır. KKTC Merkez Bankası’nın en son açıklanan verilerine göre 2011 sonu itibarı ile KKTC’deki mevduatlar toplamı sekiz milyar Türk Lirası’na ulaşmıştır. Böyle küçük bir ülke için bu mevduatların oldukça iyi bir tasarruf miktarı olduğunu kabul etmek gerekir. Bu tasarrufların finansman kaynağı olarak kullanılıp kullanılmayacağı konusu kişilerin yatırım trendlerine bağlıdır. KKTC’de faaliyet gösteren bankalar artan mevduatı kredi vermek suretiyle plase etmek niyetindedirler. Zaten bunu yapmazlarsa bankacılık faaliyetlerinde gerekli karlılığı yakalamaları mümkün olmaz. Bankalar finansman ihtiyacı içerisindeki kişi veya kurumlara kredi verirlerken, verdikleri kredilerin güvenli bir şekilde geri döneceğinden emin olmak zorundadırlar. İş yapmak isteyenlerin gerek kendi birikimlerini kullanırken gerekse bankadan kredi alırken emin olmaları gereken, yapacakları yatıımın yeteri kadar kar sağlayıcı bir faaliyete dönüşüp dönüşmediğinden emin olmaktır. Bu durumda iş yapmak durumunda olan herkes ve bu işleri finanse edeceklerin kullanacakları her kuruş kaynağın nasıl kullanılacağının iyi hesabını yapmaları gerekir. Demek ki iş yapacak kişi veya kurumlar ile bunları finanse edecek yatırımcı ve bankalar aynı riskleri ve hedefleri paylaşmak ve buna göre plan yapmak zorundadırlar. İş yapmak için istenen finansmanı sağlayacak yatırımcı veya bankalar, fon veya kredi başvurusuna eşlik etmesi için ayrıntılı bilgi isterler. Bu nedenle iş yapacak kişi veya kurumların, yeni fon kaynakları bulabilmeleri için etkili bir iş planı hazırlamaları gerekmektedir. Finansman nereden veya kimden gelirese gelsin, her yatırımcı yatırımına karşı bir güvence istemektedir.. Bu güvence geçmişte bankaların talep ettiği gayrimenkul ipoteklerle karşılanırken, şimdi güvence hazırlanan finansal tablolarla sağlanmaktadır. KKTC finansman usulleri açısısından çok gelişmemiştir. Hâlâ en büyük finansman sağlayıcılar bankalardır. Bankalar da son zamanlarda çağdaş bir gelişim ile finansal bilgilere dayalı kredi vermeyi tercih etmektedirler. Değişen bu düzende işletmelerin de kendilerini çağa hazırlayıp finansal bilgileri doğru ve açık bir şekilde sunmaları artık kaçınılmazdır.
|