Aynı gemideyiz, birlikte boğulacağız

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Şubat 2012, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

   Kimisi, özelleştirmeye karşı çıkarak greve giden EL-SEN’i haksız görüyor, kimisi ise Haspolat’taki lisede açılan imam hatip bölümüne tepki göstererek karneleri dağıtmayan KTOEÖS’ü kınıyor...
   Bazı kesimler de ülkedeki büyük işler için Türkiye’de ihaleye çıkılmasını ve Türkiye’nin büyük bir inşaat şirketinin Kuzey Kıbrıs’ta yatırıma başlamasını ve o şirketin sahibine KKTC vatandaşlığı verilmesini Lefkoşa’da protesto eden, iş makineleri ile yolları tıkayan müteahhitleri eleştiriyor.
   Yıl içinde maaşlarından kesinti yapıldığı için sokaklara çıkan emeklileri de eleştirmişlerdi.   
   Genelde toplumsal sorunlara ses çıkarmayan sanayicilerle, ticaret adamlarının da bir ara hükümete karşı sesini yükseltmesine; “Haaa iğne size batınca bağırmaya başladınız” denilmişti. Örnekleri çoğaltabilirim...
   Eylemleri, grevleri eleştirenler aynı zamanda Hasplat’ta Vakıflar İdaresi’ne ait altın değerinde bir arazinin dini bir vakıfa, yıllığı 100 TL’den 30 yıllığına kiralanmasına da tepki gösteriyor.
   Yukarıda saydığım sendika ve sivil toplum örgütlerini eleştirenlerin büyük bir bölümü, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın gelmiş geçmiş tüm hükümetlere yönelik “beceriksizler” mealindeki yakıştırmalarına, “E haklı yanları olabilir ama bu kadar ileri gitmeseydi” gibi yorum getiriyor.
   Yine yukarıda saydığım eylemlere, grevlere karşı gelenler, yaklaşık bir yıl önce Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sayın İrsen Küçük’e “Maaşın kaç” diye sormasını, ülkemizde eylem yapan kişilere “beslemeler” demesini de beğenmemişti. Çoğu, “Tamam ama bu kadarı da tümümüze hakaret sayılır” diye değerlendirmişti.
   Ah akılsız Kıbrıslı ah; yaşadığımız bütün sorunların kaynağının aslında aynı yer olduğunun farkında bile değiliz ve böyle kötü bir ortamda bile birbirimizi yiyoruz, tek yürek olamıyoruz.
   Olaylar farklı gibi görülse de, farklı kesimler zümresel sorunlarını savunuyor gibi sanılsa da aslında aynı kaynaktan ortaya çıkan ve toplumsal karakter taşıyan sorunlardır yaşadıklarımız. Gemi batmak üzere ama halen bunu fark edemiyoruz.
   EL-SEN grev yapıyor, elektrikler kesiliyor, “vay karanlıkta kaldık”, “vay üşüdük”, “vay iş yapamadık zarar ettik” diye haykırıyor, “lanet olsun sendikaya, Allah kahretsin onları” diye basıyoruz küfrü.
   Peki EL-SEN’i buna iten neden nedir, buna baktınız mı? Bunu sağlayan hükümete ve onu maşa olarak kullananlara, değerli özvarlıklarımızı ele geçirmek için ellerini ovuşturanlara hiç mi tepkiniz olmayacak? Bu ülke geçmişte El-SEN grevindekinden çok daha uzun süre elektriksiz kaldı, çok daha kötüsünü yaşadı; o günleri unuttuk tabii.
   Yıllarca Rumdan elektriği alıp vatandaşa satan ama taş taş üstüne koymayan yine UBP hükümetleri değil miydi? Rumlar elektriği kestiğinde ne zorluklar yaşadığımızı, ülkenin karanlığa gömüldüğü günleri hatırlamıyor musunuz?
   Her şey peşkeş çekildiği gibi KIB-TEK’in de elimizden beleşe gitmesini, çalışanlarının sokaklarda kalmasını, sefalet yaşamasını mı istiyorsunuz? Sorun EL-SEN’in zümresel sorunu mu gerçekten, öyle mi sanıyorsunuz?
   KTOEÖS karne dağıtmadı diye lanet yağdırıyorsunuz. Ülkenin nasıl değiştirilmeye çalışıldığının, illa ki bize de “İslam” gömleği giydirilmeye uğraşıldığının farkında değil misiniz?
   Ne tesadüftür ki, KTOEÖS’ü lanetlediğiniz saatlerde hükümetin yangından mal kaçırır gibi Haspolat’taki Vakıf arazisini külliye yapılması için beleşe İslami bir vakfa kiraladığı haberi ortaya çıktı. Hoşunuza gitti mi bu değerli arazimizin bir emirle beş dakikada külliye için verilmesi?
   Karne dağıtmayan KTOEÖS’ü suçlayanlar, okulların resmen döküldüğünü, birçoğunun okullar açıldıktan sonra öğretmen eksikliği yaşadığını, koca yaz ayında bitirilemeyen inşaat işlerinin çocukları tehdit edercesine okullarda sürdürüldüğünü görmezden geliyor.
   Okullardaki torpilli atamaları, partizanca görevlendirmeleri, öğretmen olmadığı halde torpille eğitimci yapılanları görmeyenler şimdi karne almayan öğrencileri acıyor.
   Bir tek okul aile birliği toplantısına katılmayan, “çocuğum ne okuyor?”, “ne yapıyor?”, “durumu nedir?” diye sormayan, çantayı eline verip okula yollayan birçok veli, şimdi “karne vermediler, olmaz böyle şey” diye isyan ediyor. Bugün 40’lı yaşlara gelenlerin eğitim gördüğü günlerdeki o eski sandalyeler, masalar halen değişmemiş, şimdi o sandalyelerde anne babalarının ardından çocukları oturuyor, farkında değilsiniz.
   İddiamda diretiyorum; biz Kıbrıslılar çok akılsız insanlarız. Tükendiğimizin farkında değiliz, tutturduk “Senin zümrenin sorunudur, bana ne”, “Bu kadar zaman neredeydin?”, “Ben oradayken sen neredeydin?”
   Ey insanlar, sorunlarınızın kaynağı birbirinden farklı değil. Koltuğunda kalsın diye emirleri eksiksiz yerine getiren hükümet edenler, kendilerine dayatılanları onlar da kendi halkına dayatıyor.
   Kurduğumuz cumhuriyet mezarımız oluyor, bizi değiştirmeye çalışıyorlar, hatta yok ediyorlar, sorunumuz ortaktır kendinize gelin. Dün uyanamayan ama bugün gözü açılanlara “Neredeydin bugüne kadar?” diyeceğimize, sahip çıkalım. Sen ben kavgası yapacağımıza sorunun kaynağını görelim. Aynı geminin insanlarıyız, battığında tümümüz boğulacağız. 

   3352 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Aralık 2011, Salı   Papatya bereketi
16 Kasım 2011, Çarşamba   Gelin Gerçekleri Konuşalım
17 Ekim 2011, Pazartesi   Türkiyeli Öğreciler Kıbrıs’ta Nelerden Korkar?
14 Eylül 2011, Çarşamba   Nereye kadar?
27 Temmuz 2011, Çarşamba   Gerçekler den Kaçamayız
20 Mayıs 2011, Cuma   Hak, Tam Da Böyle Aranır
08 Mayıs 2011, Pazar   DERS KİTAPLARINI KİM DEĞİŞTİRDİ?
04 Mayıs 2011, Çarşamba   Yalan Üzerine Kurulmuş Bir Düzen
08 Mart 2011, Salı   Sağ- sol kavgasının sırası mı?
07 Şubat 2011, Pazartesi   YASAL İŞLEM Mİ?


Yorum Sayısı:   15
  bosver         - londra 15 Mayıs 2012, Salı 19:55 
Kıbrıslı turk halkı toplansa ne yazar toplanmasa ne yazar?. Kıbrıslı turk halkı artık kuzeyde de azınlık..
  FATMA YOLAÇ         - LEFKE 10 Mayıs 2012, Perşembe 12:11 
MALESEF BU YAŞANAN OLAYLARDA KIBRIS HALKI OLARAK KEŞKE BİRLİK OLSAK VE ÜLKEMİZDE OLAN OLAYLARA DURDEYEBİLSEK KIBRIS HALKI GERCEKDEN BOGULUYOR
  Kıbrızlı         - LefkoşA 29 Nisan 2012, Pazar 13:18 
Biz bu gidişle yakın bir gelecekte maalesef ufak çıkarlarımız için , akrabalarımız işe girsin diye, maaşlarımız kesilmesin işimizden olmayalım diye ülkemizi satmış ve yalakalıgı tercih etmiş bir toplum olarak anılacagız. Lüks arabasından, 3-4 maaşından bile veya gerekirse işinden olmayı bile göze alamayan insanlar nasıl ülkesi için mücadele verecek ? Uzaga bakmaya gerek yok bakın ortadoğuda insanlar nasıl mücadele verir de ne kadar rezil bir durumda oldugumuzu anlayın artık.
  Ismail Mehmet         - Londra/uzaktan gazel 28 Şubat 2012, Salı 01:01 
Muhendizler, avkatlar, hakimler, ogretmenler, burokratlar, doktorlar, siyasetciler ve diger \"toplumda yeri olanlar\" yani benciller, kesimsel cikarlari icin diger kesimlerle cikar isbirligi yapanlar, torpilciler hepiniz suclusunuz. Meclis oturumlari bos, yasa yapilmiyor,cozum uretilmiyor. Neden biliyormusunuz, kimse kimsenin otluguna girmek istemiyor ve bu konuda mutabakat var. Bu insanlar supurulup gittigi zaman belki Kuzey Kibris duzelir. Ama bu geminin icinde kendi aileleri, gelecek nesilleri de olmayabilir. Anlayana sivri sinek saz....
  umıt tosun         - ıngıltere 14 Şubat 2012, Salı 16:48 
Keske bu devletın basındakılerının dusuncesı ve fıkırlerı senınkının yuzde onu olsa bıle razıyız.KKTCnın basında senın gıbı ınsanlara ıhtıyacımız var Sayın Baturay.Maalesef belırttıgınız gıbı TC hukumetı ve Sayın Kucuk ıle bırlıkte yanındakıler Kıbrıs Turkunun sonunu getırıyorlar.Kıbrıs Turkunu koltuk ugruna satanlara artık boyun egmeyelım.UYANALIM ve SILKILENELIM.
  osman sunalp aligil         - ortakoy 12 Şubat 2012, Pazar 22:47 
bizi yutdular,sindirmeye calisdilar,sonra da lagima disgi olarak atilmak uzereyken sesimiz yukseldi aniden.acayip insannarik vallahi
  sonunda belamızı bulacağız         - lefkoşa 08 Şubat 2012, Çarşamba 22:24 
Bravo.Çok doğru bir tespit.
Biz Kıbrıslılar akılsız ve bencil insanlarız.Çok değil,10-15 sene sonra birbirimizi ancvak facebookta görebileceğiz.
  Vatandaş         - Lefkoşa 08 Şubat 2012, Çarşamba 22:23 
Sabah gazete manşetleri okunurken TV den dinledim bu yazıyı.. Yok guzzum..sen tarafsız yazmadın bu yazıyı...Hepimiz ayni gemide değilik..hepimiz burda boğulmaycayık..Ben özel sektör çalışanıyım, 1300 TL ye işlerim, sabah 7 akşam 8...İşverenin canını sıkayım, yolladacak beni mahalleye..Evli değilim, ama gave köşelerinde da sürtemem işsiz güçsüz. Üniversite mezunuyum, masterim da var. Birçok üniversite mezunu gibi Torpilim yok,herhangi bir parti mensubu da değilim. Torpili basıtırdıp da yetişip hökümete işe giren, 4000-5000TL yüklü maaş çeken, 13. maaşı alan, her türlü iş güvencesi olanlardır ayni gemide olanlar...Mevzu bahis maaşcıklar oluncak, Sosyal güvenlikcileri da sözde \"MÜCADELE\" nize ve \"HEPİMİZ AYNİ GEMİDEYİK\" naralarını atmayı eyi bilirsiniz..Yemezler guzzum...Baştakilere gadar, herkes, o torpili olan olmayan, eşit şartlara geldiğinde, o zaman ayni gemide olacayık...Ama şimdi biz başkasının kiraladığı sandalda giderik, sizi bilemem gemidemi gidersiniz, yoksam Yatta mı...
  Ahmet An         - Girne 08 Şubat 2012, Çarşamba 22:13 
Peki elektrik kurumunun avrupanın en pahalı elektriğini satmasına, turbunlere yosun kacmasına(!) santralin kanser sacmasına, 200 kisinin yapabilecegi isi yaklasik 1000 e yakın yuksek maaslı özel \\\'zumrenin\\\' yapmasına, ben de en az senin kadar iddia ediyorum ki sadece
maaşları garanti altına alındıktan sonra senin bahsettigin ilkeleri anında satan kuruma mı destek cıkacak bu halk? Şalter indir, şalter kaldır bu sogukta hasta, yaşlı çoluk çocuk donsun, düşsün kafasını kırsın, buzluğu evi yansın üstüne de Özel üniversitelerin elekrik borcunu da ödesin. Bu \\\'güzide\\\' kurumumuz kesinlikle özelleştirilmelidirrr...
  vatandas         - lefkosa 08 Şubat 2012, Çarşamba 22:06 
yasa be valla cok guzel soyledin..
  sinan cemgil         - gazimagusa 08 Şubat 2012, Çarşamba 22:03 
aydin olan birkac yazarlar arasinda sizi takip ediyorum,,kibris toplumun kendi kendini yok edisinin kendi elleriyle yaptigini,malasef kibris turk halkina yuzyillardir birileri hukmetmistir kendi uretimini yaptirmamis bir yerlere goc ettirilmis veyehut ganimet sunulmustur belkide kolay yasami secmislerdir..sonrada ali bey sizin dediginiz gibi..ben buraday ken veya sizler ordayken nerelerdesiniz..olmak veya olmamak...yada kolaycilik! iyi yayinlar.
  SAMİ FEVZİ ENGİNDAL         - LEFKOŞA 08 Şubat 2012, Çarşamba 22:03 
Maalesef siyasılere güven oldukça azaldığı bu zamanda,sivil toplum örgütleri ve bazı sendikaların tüketilmek,yokedilmek istenilen toplum için yapılan bu onurlu mücadelede gerkli desteği görmemekle beraber,gösterilen bu onurlu mücadelenin siyasi bir mücadeleymiş gibi belirli ve bilinçli bir şekilde kamuoyuna aktarılmaya çalışılıyor.Her şeyden şikayet eden insanlarımız,mücadeleye gelince küçük ve yalan sözlere kanıp ama en önemlisi nemelazımcı olmamızdandır.Bu sebepten Toplum olarak başımızı kumdan çıkarmadan ve gerçek değişimi istemeden bedeli ne olursa olsun ödenmeden asla bir değişim ve hatta barış bile olmayacaktır.
  htuğralı         - Klavdia 08 Şubat 2012, Çarşamba 21:59 
Bravo be Baturay işte bu.
  ÖZAY KURTDERE         - LARNAKA ..KIBRIS 08 Şubat 2012, Çarşamba 21:56 
HASAT ZAMANIDIR ...TERİ BUĞDAYA KARIŞACAK ORAK TUTAN ELLER GEREK ...VE DEVRİM TÜRKÜLERİNİ SÖYLEYECEK YÜREKLİ YOLDAŞLAR GEREK ...
  Tözen Arca         - Lefkoşa 08 Şubat 2012, Çarşamba 21:44 
Eline. yüreğine sağlık.