|
Ülkemizde bayanların futbol oynamasını görmek gerçekten güzel. Sosyal bir aktivite gibi, 1960'lı yıllarının Kıbrıs Türk Futbolunu hatırlatıyor. Kirlenmemiş, menfaat beklemeyen,forma aşkı için oynayan pırıl pırıl gençler. Açıkçası bu tabloyu çok özlemiştik. Amatör anlamda hem spor yapıp, hem de sosyal ilişkilerin rekabetçi ruhla gelişmesi adına önemli bir adım. Bayan futbolunun yaygınlaşması futbola farklı bir soluk getirecektir. Belki de bayanlar futbol ligi aracılığı ile, erkekler liginin gelişimini sağlayabiliriz.
Bence iki konu üzerinde hassasiyet gösterilmeli.
Birincisi, bayanlar liginin sahibi Futbol Federasyonu değil de ilgili kulüpler olmalı. Tıpkı İngiltere Premier Ligi'nin sahibinin futbol kulüpleri olduğu gibi. Kriterler belirlemeli ve o doğrultuda ligler oynanmalı. Taviz verilmemeli. Futbol Federasyonu yalnızca yönetici rolünü üstenmeli.
İkincisi, bir takvime konarak, maddi açıdan desteklenip takım sayısı artırılıp ligden düşme olmamalı. En fazla on takımla oynanmalı. NBA'de olduğu gibi güçsüz takımlar güçlendirilerek, eşit kalitede takımlar yaratmalı. Kısacası kendi ekonomik değerini oluşturan, bağımsız bir kurum haline gelerek, kendi kendini yönetebilmeli.
Yeni kurulan bayanlar liginin özünde kriterlerin harfiyen uygulanmasına özen gösterilmeli. Kriterleri belirleyenler ise kulüplerin kendileri olmalı. Aksi halde erkekler liginden hiç bir farkı kalmaz. Kirlenir ve kısa dönemde kapanıp gider. Harcanan onca emeğe de yazık olur.
*******************
Sponsorluğun amacı...
Sponsorluk: Çok etkin bir pazarlama tekniğidir. Amacı, bir ürünü tanıtabilmek için hedef kitlelere en kolay, en hızlı şekilde ulaşma şeklidir.
Turkcell Avrupa Şampiyonası'nın başlamasına bir ay kala atağa geçerek, gerek Türkiye'de gerekse KKTC'de futbol adına güzel işler yaparak ismini güçlendiriyor. Dünyada en çok kar getiren sektörlerin başında gelen futbolu, hedefi doğrultusunda kullanıp, hem kedi ürününü pazarlıyor, hem de ona katkı koyuyor.
Sponsor olduğu Türkiye liginin tanınmış spor yazarlarını adamıza getirerek paneller düzenledi. Amatörce düzenlenen paneller emeline ulaşmasa bile medyada çıkan reklamlar Türkcell'e yeter ve artar.
Bazı arkadaşlar haklı olarak neden ülke sporuna Turkcell katkı koymuyor diye sitem edebilir. Yanlış da yapmıyorlar. Ama bir gerçeği unutmamak gerekir. Ülke spor politikalarımızın eksikliği, yanlış yönetim şekli, spor pazarındaki tanınmamışlık ve sponsorluk yasasının (vergi usul yasasındaki değişiklik) tam olarak netleşmemesi bu gibi üst düzey kurum ve kuruluşların spor aktivitelerinden uzak durmasına neden oluyor. Kişilerin bireysel ilişkileri doğrultusunda işler yürürse yürüyor. Buna bir de Türkiye kanallarının ülkemizin her evine girmesini eklersek tabi ki izlenen programlara (sosyal-kültürel-sportif) yatırım yapılacaktır. Turkcell de zaten bunu yapmaktadır.
Tüm bu unsurları düşündüğümüzde, yeni formüller yaratıp, girişimcilerin önünü açarak spor branşlarının değerini artıran unsurları zorlamamız gerekir. Bunu yapabilmek için de vizyonu güçlü kadrolara ihtiyaç duyulmaktadır. Kendi içinde savaş halinde olup sporun geleceğini düşünmeyen kişilerle yalnızca günlük "ahbap-çavuş" ilişkilerini çözümleyip medyatik olursunuz. O kadar...
Herkesin yetkisiz olup yetkili aradığımız bir dönemde, sporun geleceği adına projeler üretip kısa-orta-uzun vadeli plan yapacak kişileri mumla arıyoruz. İşte, o zaman Turkcell ve Turkcell gibi kuruluşlardan istediğimiz ölçüde yararlanabiliriz. Aksi halde şikayet edip izleyici rolüne devam ederiz.
|