|
Meclisten notlar...
- UBP 4 SAAT KARŞI ÇIKTI, SONRA OLUMLU OY VERDİ... Meclisin geçtiğimiz perşembe günü boykotuna son vererek parlamentoya giren UBP sayesinde tavana vuran ateşi dün normal hararet düzeyinde idi. Hemen herkes UBP'nin ÖRP milletvekillerini konuşturmama eylemini sürdürüp sürdürmeyeceğini merak ediyordu. Ancak dün beklenen olmadı, ÖRP'liler kürsüye çıkıp konuşmalarını yapabildi; sadece zaman zaman atılan laflarla ortam renklendi. Saat 10.30'da yasama göreviyle toplanan meclisin gündeminde, kara paranın aklanmasını önleyecek yasanın yerine geçecek suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi yasası vardı. Hükümet bu yasayı AB ve BM standartlarına göre hazırladığını ve şubatta yapılacak uluslararası bir toplantıya bu yasayla gidileceğini belirtip, yasanın hemen geçmesinde ısrar ederken, UBP'liler eksiklikler nedeniyle bu çalışmanın "ham" dahi olmadığını söyleyerek tasarının yeniden düzenlenmesini istedi. Yaklaşık 4 saat boyunca kıyasıya yapılan tartışmaların ardından tasarı oybirliği ile geçerken, UBP'nin bunca saat kopardığı fırtına başlangıçta garip bulundu. Ancak kara paranın önlenmesine yönelik bir yasaya olumlu oy vermek, siyasal getiri açısından önemli bir unsurdu; UBP de bunu yaptı...
- CEYLANLI ESKİ İMAJINA DÖNDÜ, EROĞLU DÖNMEDİ... Başbakan Ferdi Soyer'in yeni yıla bıyıklı gireceği umutlarının suya düşmesinin ardından geçen hafta yeni imajıyla genel kurula gelen Mehmet Ceylanlı(CTP) eskiye dönüş yaptı. Başbakan Soyer'in inadına bıyık ve top sakal bırakarak imaj değişikliğine giden Ceylanlı, her nedense dün meclise sinekkaydı tıraşla geldi. Topu topu bir hafta imaj değişikliği yapan Ceylanlı'nın niye fikir değiştirdiği ise öğrenilemedi. Meclisin onca tantanası arasında dikkat çeken bu ayrıntıyı aktardıktan sonra bir başka paranteze geçelim. Derviş Eroğlu'nun(UBP) dün de genel kurulda bulunmayışı dikkatlerden kaçmadı. Meclise gelen fakat genel kurula dün de girmeyen Eroğlu'yla ilgili siyasi kulislerde yapılan yorumlara göre, Eroğlu, partisinin meclise dönmesini bir türlü hazmedemiyor.
- HAM DEĞİLSE HUM YASASIDIR... Hasan Taçoy(UBP), kürsüye geldiğinde laflar havada uçmaya başladı. Taçoy, tasarıyı eleştirirken, şüpheli suçlar tefsirinin yanlışlıklar ve çelişkiler içerdiğini savundu. Mustafa Yektaoğlu(CTP) "Bir dakikada fırtına yaratırsınız" dediği an, düello başladı. Ahmet Barçın(CTP): Açıl susam açıl; Taçoy: Yani son bir yıl içerisinde yapılan bunca pislik bu yasa ile temizlenecek mi?, Ahmet Kaşif(UBP): Kategorize olursa aklanacak, Taçoy: Ham bir yasa bile değil, Arif Albayrak(CTP): Ham değilse nedir?, Barçın: Hum Yasası, Taçoy: Siz burada olay gelişmeden kişiye şüphe üzerine suçlusun diyorsunuz. Hapislik, mal varlığına el koyma şüphesini yasaya değil, tüzüğe bıraktınız. Bu çok büyük bir eksikliktir.
- "UTAN, AYIPLAR OLSUN SANA"... Taçoy sözü hükümet icraatlarına getirerek, vatandaşın karneye bağlandığı savunarak, kişinin sigortalara borcu varsa ne ithalat ne de ticaret yapabildiğini söyleyip eleştiri dozunu artırmaya çalışırken, bunu fark eden Çalışma Bakanı Sonay Adem paparayı kopardı. Adem, "Senin dediğini anladım ben. Derdin çark dönmesin memlekette. Berikat da Allah gurtardı bizi sizin elinizden" diye sesini yükseltince, Taçoy, "Allah halkı sizin elinizden gurtarsın" temennisinde bulundu. Sinirden yüzü kıpkırmızı kesilen Sonay Adem devamla, "İşçisi için para yatırmayacak be sigortaya? Utan be biraz, ayıplar olsun sana" diye bağırdı. Yerinden müdahale eden Türkay Tokel(UBP), "Sigara ruhsatlarını soracak şimdi" diye laf atarken, Taçoy, Adem'e "Sakin ol Sonay bey" diye seslendi. Barçın ise "Bir da bu mu çıktı be" şeklinde konuştu.
- HİTAP DEĞİŞMEDİ... Taçoy, harçlara, pul paralarına zam geldiğini anlatırken söze karışan Tokel'den "Devlet müteahhitlere çek kesiyor artık 3 aylık, 5 aylık" sözleriyle destek atışı geldi. Taçoy da "Evet, evet, hatta karşılıksız çek kesiyor devlet" derken, Tokel, "Vatandaşı uyarıyorlar da sakın ola bankalara gitmeyin de devletin parası yok" şeklinde konuştu. Konuşmasının arasında "sayın başkan, değer verilecek milletvekilleri" diye geçen haftaki hitabını yineleyen Taçoy, ÖRP'ye de üstü kapalı taşını göndermekten geri kalmadı. Söz sırası Mustafa Gökmen'e(ÖRP) geldiğinde herkes merakla ne olacağını beklemeye başladı.
- TOKEL ŞOV... Gökmen söze başlamaya niyetlenirken Tokel aniden ayağa kalkarak küçük bir şov yaptı. Tokel, bir gazete fotokopisini göstererek, "Bu delilleri engelleyecek yasak mı var?" diye sesini yükseltti. Bu gazete fotokopisinde büyük puntolarla "Avcı: Yedim" yazıyordu. Haber, Avcı'nın Varyant Ahmet'le yemek yediğiyle ilgili bir gazete haberiydi. Nitekim Tokel, "Avcı, yedim, yedim diyor. Ahmet beyden yemiş" diye de konuya açıklık getirmeye çalışıyordu. Mustafa Gökmen ise hiç oralı olmadı ve 16 ay boyunca muhalefetin mecliste bulunmayışını büyük bir eksiklik olarak niteleyerek, az önce konuşan muhalefet milletvekillerini dinlediğini söylemeye fırsat kalmadan lafa bu kez Ahmet Kaşif karıştı. Kaşif, "Daha çok dinleycen. Belki bir şey öğrenin" diye konuştu. Bakın daha sonra neler oldu:
- "İHANET ETTİNİZ, SATTINIZ"... Gökmen: Biz 16-17 aydır hep söyleye geldik, yapmayın diye. Bu sürede mecliste olsaydınız, geçen dönem geçirdiğimiz 91 yasayı daha mükemmel hale getirirdik. Tokel: Halk bizi bu göreve beraber getirdi. Ama siz bize ihanet ettiniz, bizi sattınız, siz tabanınızı sattınız. Kime muhalefet edecektik?, (İçişleri Bakanı Özkan Murat yerinden müdahale eder) Tokel (Murat'a): "Avukatları var, devam edin, Gökmen: İnsanın 2 kulağı var, birinden girer, diğerinden çıkar, Tokel: Farklı olmazdı, seçildiğin tabanına ihanet ettiniz, tabanınızı sattınız koltuk için, Gökmen: Ben çok hoşgörülüyüm ve sabırlıyım. Bardağın dolu tarafını da gören birisiyim, Ali Seylani (CTP): Bardak dolu olduğunda boş gözükür uzaktan. Ee 18 ay uzaktan bakınca öyle olur,
- GÖKMEN ZEVK ALMIŞ... Gökmen: Yazık oldu bu parlamentoya, 17 ay muhalefetsiz kaldı, Taçoy: Sayenizde, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar: Ne değişiklik var şimdi, Tokel: İyi avukatlık yapıyorsun, Taçoy(Usar'a): Daha sizin dosyanızı açmadım, yakında açacağım, günü gelecek, sabret, Usar: 100 defa abdest alman gerekir, Gökmen: 15 Eylül 2006'dan bu yana halkımızın hizmetindeyiz, elbette bizi hazmedemeyenler olacak, Taçoy: Gündem dışı konuşma yapan be arkadaş, Gökmen: Partilerden şu veya bu şekilde istifa etmek kolay değil, Tokel: 4 milyon dolar projesi, Gökmen: Biz milletvekilleri olarak aslanlar gibi kendi partimizi kurduk. Biz bir cesaret örneği gösterip zor bir yola girdiysek bunun ahlaksızlığı nerede?, Tokel: Araştırırsan bulun, Taçoy: Tamamen duygusal, Gökmen: Bugün UBP meclise döndü, şeref verdiler, sefa geldiler. Bugün bu oturumdan zevk aldım, kötü bir şey söylenmedi. (Gökmen'in Tokel'in az önce 'ihanet ettiniz, tabanınızı sattınız' şeklindeki ağır sözlerini bir çırpıda unutur gibi olarak 'kötü bir şey söylenmedi, zevk aldım' demesi gazetecilerin dikkatinden kaçmadı
- "PİRE ISIRDI, VUR BAŞINA, BAŞKA ŞİRKET KUR"... Başbakan Ferdi Soyer kürsüye geldiğinde eleştirileri teker teker yanıtlamaya çalıştı. Sözü ülkede çok kolay şirket kurulması noktasına getiren Soyer, olayı ilginç sözlerle şöyle özetledi: "Memlekette en kolay iş şirket kurmaktır. Al kağıdı doldur, şirketi gurarsın. Gur babam gur. Ödemedin vergiyi, sosyal sigortayı, hop atla öbür şirkete. Onun için kurallar koyup geliştireceğiz. Ya da alakeyfa gideceğiz. Önümüzdeki günlerde şirket kurmayla ilgili düzenlemeleri değiştireceğiz. Yok öyle şirketi guracam, bir sis, duman devletin kurumlarının önüne, sonra al da git, yok pire ısırdı, vur başına, başka şirket gur, bu böyle olmaz". Söze karışan Taçoy, "Aynı şeyi söylerik" dedi. Soyer de "Aradan bir delicik yaratıp tünel gazmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" şeklinde konuştu. Soyer sözü Lazkiye seferlerine getirdiğinde ise muhalefete eleştiri getirmeye çalışırken söze Turgay Avcı(ÖRP) karışarak "Markulli'yle aynıdırlar" dedi. Soyer ise "Yok ben öyle demeycem gennere" dedi.
- "GİT PAPADOPULOS'A SOR"... Taçoy yeniden söz alarak tasarıyı görmediklerini dahi belirtip aynı iddiaları yineleyince, Mustafa Yektaoğlu'nun canı iyice sıkıldı. Yektaoğlu, "Parti merkezlerinize de gönderildi. Bulmadıysan orda, burada ne suçlan bizi? Doğru bir suçlama değil bu" diye içinden çıktı. Albayrak da "16 aydır unuttular" diye laf attı. Daha sonra şu gelişmeler yaşandı: Taçoy: Ben milletvekili olarak bu konuda herhangi bir şey görmedim, Seylani: İnsafsızlıktır yaptığınız, Ahmet Gulle(CTP): Bırakın bitirsin lafını. (Taçoy, aynı konuda Güney Kıbrıs'taki düzenlemelerden söz edince) Yektaoğlu: Git Papadopulos'a sor, bize ne soran, Taçoy: ben Papadopulos'la muhatap olmam ki, Tokel: Ne üzerinize alınıyorsunuz. Rüşvet diyoruz, hırsızlık diyoruz, üzerinize alınıyorsunuz, (Salih İzbul(CTP) dışarıya yönelirken Seylani: At bir volta da gel), Taçoy: Komite toplantısına dönüştü bu iş, Yektaoğlu: E gelmedin ki komiteye, Taçoy: Eee duralım şimdi bir daha anlatalım neçin gelmediğimizi...
- "ANA MUHALEFET 'KÜFÜRSE', YAKIŞMADI"... Söz sırası Ahmet Kaşif'e geldiğinde ise Kaşif, "Sayın başkan, değerli CTP, UBP ve TDP milletvekilleri" diyerek genel kurula hitap edince Albayrak, "Yeni çıktı bu moda da ha" diye laf attı. Kaşif de tasarının eksiklikler içerdiğini söyleyip ana muhalefeti herkesin öğreneceğini üzerine basa basa anlatırken, Bakan Adem, "Ana muhalefet küfürse yakışmadı. Daha muhalefet göremedik. Hiç yakışmadı. Lütfen, gahvede bile söylenmeyecek sözler söylendi" diye karşılık verdi. Bu kez Hüseyin Özgürgün(UBP) devreye girerek "Koruyacan genneri?" diye ayağa kalktı. Adem de "Korumam ben kimseyi. Söylenenler Hüseyin'im buzun üstüne değil, tutanaklara geçti" şeklinde sesini yükseltti. Gelişmeler şöyle oldu:
- "KÖPEKSİZ KÖY BULDU, DEĞNEKSİZ DOLAŞIR"... Kaşif: UBP de sizin istediğiniz şekilde muhalefet yapmayacak, Albayrak: Sövmeye devam, Nazım Çavuşoğlu(UBP) (Adem'e): Netsen sen, noldu yani?, Özgürgün (Adem'e): Köpeksiz köy buldu, değneksiz dolaşır, Gülboy Beydağlı(Meclis oturumunu yönetir): Lütfen çok ayıp, Özgürgün: Bu bir deyimdir, sayın bakana söyledim, Kıbrıs Türk halkı arasında sıkça kullanılır, Albayrak: Kayıp köpek bulunmuştur ilan var gazetede, Özgürgün: Meclis kürsüsünde konuşan milletvekilini mahkemeye verendedir kabahat, Beydağlı: Burada içtüzük var, saygı göstermeniz gerekir.
- "HERKES YERİNE, SİLAHLARI HAZIRLAYIN"... Turgay Avcı söz aldığında Albayrak, "Herkes yerine silahları hazırlayın" diye espri yaptı. Avcı UBP'lilere inat "Tüm partilerin değerli milletvekilleri" diyerek söze başladı ancak perşembe günü olanların hiçbiri olmadı. Albayrak da "Bunların muhalefeti bir günlüktü demek" diyerek kendi kendine söylendi. Avcı, ÖRP'ye alışacaklarını ifade ederken, Kaşif "Gaşının sen" diye laf attı. Daha sonra Tahsin Ertuğruloğlu (UBP)kürsüye gelerek "Saygıya değer milletvekilleri" hitabından sonra "Kimsenin UBP'ye meclise hoş geldin deme hakkı ve haddi yoktur. Haddini bilsinler" diyerek ÖRP'ye gönderme yaptı. Ertuğruloğlu'na inat Avcı "hoş geldiniz" diye yerinden laf atınca Özgürgün, Otur be oturduğun yerde" diye bağırdı. Taçoy da "Sulanma" diye müdahale etti. Oylama sonrasında yasa oybirliği ile geçince Barçın, UBP'lilere "Ne bağırdınız be madem oy verecektiniz. Madem öleceğdiniz ne bağırdınız" diye laf attı.
|