Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DERYA KUZUSU BUNLAR VEYALEFKE PORTAKALLARI

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Şubat 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir varmış bir yokmuş, oldu...

Zümrüt sularda

Kıbrıs

Bir peri masalıdır.

Ümit,

Turuncu soğuk bir alevdi

Yürekte;

Çoktaaan söndü...

Özlemin adı şimdi

Lefke portakalıdır.

Leman Sam'ın bir şarkısı vardı, sözlerini tam hatırlamıyorum, 'dün yolda tanımadığım birine selam verdim, sırf sana benziyor diye' gibi bir şeyler anlatıyordu. Şarkıyı dinler, hanımın aşkının yüceliğine hep imrenirdim.

***

Dün (Astana'da) bir süpermarkette, meyve tezgahında tanıdık bir şey gördüm. Birden gözümün önündeki bütün eşyalar silindi, her yer önce mavi, sonra yeşil, sonra turuncu oldu. Kıbrıslı bir dostun güzel gülüş sesiyle kendime gelir gibi oldum. Akdeniz'i, yeşil adayı, Lefke'yi, Lefke'nin portakal bahçelerini ve daha da önemlisi aziz ağabeyimiz Harid Fedai Beyefendiyi hatırladım. Gördüklerim şekilce Lefke bahçelerindeki portakallara benziyordu.

Parmağımla portakalları işaret ederek tezgahtara seslendim:

-Hepsini ver!

-Portakalların mı hepsini?

-Evet, dedim, Lefke portakallarının hepsini.

Lefke'yi anlamadı tabiî. Ama hepsini yiyemeyeceğimi düşünmüş olmalı ki sorusunu tekrarladı:

-Hepsini mi? Emin misiniz?

-Evet, dedim, evet hepsini. Tezgahın altındakileri de. Ne kadar varsa. Ben sevdiğimi kimseyle paylaşamam. Hepsini...

Toplayıp tarttılar. Otuz kilodan fazla. Çuvala doldurdular. Taksiye kadar da yardım ettiler.

Akşamın alaca karanlığı, yerini karla karışık gri bir geceye terk etmişti. Taksi, kaldığım üniversite yurdunun kapısına yanaştı. İndim. Parayı ödedim. Lefkelerimi güçlükle bagajdan indirip buz üstünde kaydırarak içeri çektim. Keşke bacağım ağrımasa da kucağımda taşıyabilsem onları, diye düşünürken öğrenciler imdada yetişti:

-Yardım edelim hocam. Odanıza mı çıkacak?.

-Evet çocuklar, lütfen, odama.

Odanın baş köşesine kadar taşındı Lefkeler.

Öğrencilerden birine, Dağıstan Cumhuriyeti'nden olana seslendim:

-Erkulan, odandaki arkadaşlarını al gel. 611'dekilere de seslen. Başka üç beş kişi daha ara. Bunları beraber yiyeceğiz. Lefke portakalı bunlar.

****

Yarım saate kadar odam doldu. Çuval açıldı, bıçaklar dağıtıldı ve portakal ziyafeti başladı.

Onlara bilgiç bilgiç anlatmaya başladım:

-Çocuklar, bunlar alelâde portakal değil, Lefke portakalı.

Ağzını şapırdatan biri merakla sordu:

-Ne demek o?

-Sizdin tiliniz bilen aytamın, osı apelsinder Kipir aralının Türik kalası Lefke'den kelgen.

Önce düşündüler, sonra, lâtife mi yapıyorum diye yarı merak, yarı şüphe ile karışık bir tebessümle gözlerime baktılar.

-Evet, Lefke'den bunlar. Hepsi bu gece yenecek ve ben size bu gece en güzel Türkümü, Kıbrıs Türkümü söyleyeceğim. Ocağa da çay suyu koyun, kaynasın. Türkü bitmeden gitmek yok.

***

Bir ibadet ciddiyetiyle yerde saflar bağlandı.

Önce tarihten başlamalı, Alaşya'dan, en eski yerleşim yerinden, Türk soylu Alaşyalılardan. Kazağın Kırgızın Tatarın 'alaş' uranından. "Altı Alaş'tan". Kazakların Türk birliği yanlısı olan Alaş Partisinden...

Sonra Mısırlılar, Asurlar, Bağımsız Kıbrıs Krallığı, Persler, Makedonyalılar, Mısır Ptoleme Devleti, Roma ve Bizans İmparatorluklarından....

Resulullah'ın, Hala Sultan'ın anne şefkati taşıyan mübarek dizlerinde görülen fetih rüyasından... Hala Sultan'ın şahâdetinden... Tuzla yakınlarından geçen Osmanlı gemicilerinin Hala Sultan'ı top atışlarıyla selamlayarak geçmesinden...

Lüzinyanlardan, Venediklilerden, Mısır Memlük hakimiyetinden...

Sonra Osmanlı'nın Kıbrıs emanetini Memlükler'den almasından...

Sonra 1571'de Osmanlı'nın mülküne sahip çıkmasından...

Ve İngiltere'nin önce emaneten, sonra asaleten adaya sahip çıkmasından...

Kıbrıs Cumhuriyeti'nden..

Papazın ihanetinden..

Yunan'ın oyunlarından...

Ada Türkü'nün yaşama mücadelesinden...

EOKA'dan... Grivas'ın salyalarından..

Volkan ve Kara çetelerden ...

Sonra tarihte benzeri az olan bir teşkilattan, TMT'den.....

Erenköy'deki şanlı direnişten... Şehit Süleyman Uluçamgil'den...

EOKA-B'nin kuduzlarından...

Papazkaçtı oyunundan... Nikos Sampson'un darbesi ve iç savaştan..

Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanmasından... Atillâ hattından...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden...

****

Sonra dostlarım....

Dostlarım var benim oralı. Dal boylu, ceylan yürekli Bora Atun'um. Uzakları, bilinmeyen yerleri keşfetmekten hoşlanan, gerçek bir diplomat Bora Bey'im. Bir gece ansızın sevdiklerinin ardından başka dünyalara giden Baybora'm... "Seni bu köpek balıklarına yedirmeyeceğiz Hocam" diyen Baybora'm...

"Nerde kaldı bu Bora beyav?" diye onun ardınca giden, Naima Tarihi'nden çıkıp gelmiş bir Osmanlı levendi olan cesaret abidesi Ali Bey'im...

Gölgesi biçilse yüz âlim çıkan, hafızası Kıbrıs Millî Arşivi'nden zengin, insan efendisi Harid Fedai ağabeyim...

Şanlı direnişe yürek ve bilek hazırlayanlardan Dinçer Bey'im....

Semih Bey'im, Kemal Türksevdi'm, Çetin Bey'im, Devrim Bey'im.... Ve diğerleri...

***

Söz bitmedi, gece bitti. Ortalık ışımaya başladı. Türkistan'ın genç beyinleri, Türk yürekleri birer birer kalkıp abdest aldılar. Süzülen gözlere fer geldi. Birlikte kılınan bir sabah namazı sonunda Kazak Türkçesi ile okunan dua, Kıbrıs şehitlerinin ve bilumum şehitlerin, uyuyan gazilerin, gelmiş geçmiş Müslümanların, hassetsen Peygamber efendimizin ve ev halkının ve arkadaşlarının ve ümmet-i Muhammedin ve .... Aziz ve temiz ruhlarına hediye ettik, sen kabul eyle Rabb'im....

***

Çocuklar gitmek için ayağa kalktıklarında seslendim,

-Kalan portakalları da alın, birer birer arkadaşlarınıza dağıtın. Siz de onlara Kıbrıs Türkü'nü anlatın.

Paylaşırlarken bir portakal divanın altına yuvarlandı. Çıkarmak istediler, müdahale ettim:

-Bırakın kalsın. Bana kalsın. Ben çıkarırım. Benim Lefkem o.

İçimden tekrarladım: "Benim Lefke'm o. Benim Kıbrıs'ım o. Benim Akdeniz'im o. Kimseyle paylaşamam... Benim Lefke'm, Benim Kıbrıs'ım, Benim Akdeniz'im o. Kimseyle paylaşamam ....."

***

Bunlar gerçekten Lefke portakalı mıydı? Sanmıyorum. Ama benziyorlardı. Bana Kıbrıs'ı, Kıbrıs'ın yakın tarihini yazan dostlarımı hatırlatmışlardı.

Yetmiyor mu?

Metin AKAR, Astana 23 Kasım 2005

**************

Bir çift kumru vardı

Elektrik tellerine tüneyen

Hatırlar mısın?

Pencereden seyrederdik...

Yağmur çiselerdi

Kumrular sevişirdi,

Benim yüreğim kanardı,

Ağlardım.

Sen farkına bile varmazdın...

Aylar geçti

Artık ağlamayı unuttum

Ancak

Gözlerim gülmeyi bir türlü hatırlayamadı...

S.S.

   1623 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...


Yorum Sayısı:   1
  Sanatsever         - Lefkoşa 02 Mart 2007, Cuma 17:52 
Geçmişimizi bilmeden geleceğe yürüyemeyiz. Türkü anlamak için TÜRKÜ dinlemek gerek diye bir söz vardır. Umarım KIBRIS TÜRKÜSÜ her zaman, her yerde söylenir ve dinlenir. Eser sahibi Prof. Dr. Metin AKAR, Kıbrıs Türk üniversitelerinde görev yapmış değerli bir öğretim görevlisi. Onun gibi Kıbrıs aşıklarının dünyanın her yanında Kıbrıs Türklerini anlatması kadar güzel bir şey olabilir mi? Teşekkürler hocam.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital