Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Grup çalışması ve arkadaşlıklar...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Mayıs 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   2 Mayıs Çarşamba akşamı BRT’de Petek-Osman Cankoy ikilisinin programını izledim. Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı’nın düzenlemiş olduğu Liseler Arası Proje Yarışması’nda dereceye giren okulların öğrencileri ile yapılan bir programdı.

   Genç yaşlarına rağmen öğrencilerin buluşları ilginçti.

   Aslında yaratıcılık o yaşlarda daha bir cesurcadır.

   Bu yarışmaya katılan tüm öğrencileri kutlamak gerek. Yalnız öğrencileri değil, onları yüreklendirip bilgilendiren öğretmenleri ve aileleri de tabii ki...

   Bu yarışmanın grup çalışması niteliğinde olması da hayli önemli... Arkadaşlıkların temeli böylesi çalışmalar sırasında daha bir güçlenir.  

   Programı eleştirmek gibi bir niyetim yok; ancak, sevgili Petek ile sevgili Osman alınmasın ama, alelacele hazırlanmış bir program gibi geldi bana... Belki program süresinin kısa oluşundan dolayı da bu duyguya kapılmış olabilirim, bilemem... Emek ve zaman harcanarak yapılan her şeyi takdirle karşıladığımı da ayrıca belirtmek isterim.

   Gençler güzel konuştu, projelerini iyi açıkladı; fakat sorulan sorular yetersizdi kendilerini ifade edebilme açısından...

   Bu bir başlangıçtı diyelim. Petek ile Osman, öğretmen kökenli olmalarından dolayı, çocuk psikolojisinden çok iyi anlıyorlar. Böyle programların devamını dileyelim. Toplum olarak ilgi duyduğumuz konular bunlar. Hepimiz çocuklarımızla fazlasıyla ilgiliyiz. Hiç olmazsa bilinçli davranalım, gençlerimizi ilgi duydukları alanlarda yüreklendirelim...

                                                      *     *     *

   Konuyla ilgili olduğuna inandığım bir yazıyı sizlere aktarmadan edemedim yine. “Arkadaşların günümüzdeki etkileri artıyor” başlıklı yazı Dr. Erdal Atabek’in “Erken Büyüyen Çocuklar” adlı kitabından alınmıştır.

 

   “Önceki dönemlerde ‘arkadaş edinme’, mekan yakınlığıyla çok ilgiliydi. Arkadaşlar, mahalleden, okuldan ya da aile büyüklerinin arkadaş çocukları arasından seçilirdi. Bu da hem arkadaş sayısını belirlerdi, hem arkadaşlar aileler tarafından tanınırdı, gerektiğinde de bu arkadaşlıklar gözlem altına alınabilirdi.

   Günümüzde ise ‘arkadaş edinme’ mekansal özelliklerinden uzaklaştı. Gençler için mahalle arkadaşlığı hemen hemen kalmadı, okul arkadaşlığının yanında gidilen kafe-bar’larda tanışılanların arkadaşlığı da eklendi. Bunların dışında ‘internet arkadaşlığı’ denilen sanal arkadaşlık türü yerleşti ve yaygınlaşmaya başladı.

   Arkadaşların günümüzdeki etkilerini artıran önemli bir etken de ailelerin çocuklarıyla olan ilgilerinin kaçınılmaz olarak azalması oldu. Anne babanın ikisinin birden çalışması, uzayan çalışma saatleri, çocukların kendi başlarına geçirdikleri süreleri uzattı, bu da arkadaşlara ayrılan zamanın artmasıyla sonuçlandı.

   Cep telefonları, internet gibi telekomünikasyon araçlarının iletişimi hızlandırması da arkadaş etkileşimini eskisine göre katlanarak arttırdı, bu etkilerin neler olduğunun da artık bilinmemesine yol açtı.

   Anne babaların bilgi kaynağı olmaktan çıkması da arkadaşlar arasındaki bilgi alışverişini hem arttırdı, hem de etkinlik kazandırdı. Artık arkadaşlar arasındaki bilgi internet yoluyla sürekli yenilendiği için arkadaşların birbirini etkisi de arttı.

   Bütün bu gelişmeler, gençlerin her zamankinden daha çok ‘kendi yönetimi’ni başarmalarını gerektirirken, gençler dış etkilere her zamankinden daha açık duruma geldi. Bütün bunlar da, arkadaşların ve arkadaşlığın önemini arttırdı.

 

Neler yapılmalıdır ve neden yapılmalıdır?..

   * Öncelikle, gençlerin arkadaşlığı her düzeyde desteklenmelidir. Gençlerin arkadaşlarla geliştiği ve sosyalleştiği bilinmelidir. Arkadaş olma, arkadaş edinme, arkadaşa önem verme gibi özelliklerin kazanılmasına yardımcı olunmalıdır.

   Gerek aileler, gerekse okullar bu konuda duyarlı olmalıdırlar.

   * Gençler, ‘arkadaşlık’, ‘arkadaşlar’, ‘grup etkileri’ konularında bilgilendirilmeli, aydınlatılmalıdır. Arkadaşların, arkadaşlığın, grupların ‘olumlu ve olumsuz etkileri’ konusunda çeşitli örneklere dayalı tartışmalı toplantılar yapılmalıdır.

   ‘Arkadaş dayanışması’nın nasıl güç bir durumdan kurtulmayı sağladığı, bir ‘takım’ olmanın, bir ‘sıkı dostlar’ grubunun olumsuz bir durumu nasıl olumlu bir duruma çevirdiği anlatılmalıdır.

   ‘Arkadaş etkileşimi’nin nasıl bir suç örgütüne dönüştüğü, birlikte nasıl gözüpek yanlışların yapıldığı, sonradan aynı kişilerin kendi durumlarını nasıl değerlendirdiği de yine örneklerle anlatılmalıdır. Bir uyuşturucu bağımlısının, bir suç çetesinin nasıl bir ilk hevesle başlayıp nerelere geldiği örneklerle açıklanmalıdır.

   Gençler her konuda olduğu gibi bu konuda da bilinçlendirilmelidir.

   * Burada da ‘sorumluluk gelişimi’ bize yardımcı olacaktır.

   Gençlerimize ‘her yaptıklarından kendilerinin sorumlu oldukları’ çok açık biçimde anlatılmalı, sorumluluk duygusu güçlendirilmelidir. Mazeretlerin, suçu başkalarına atmanın, başkalarını sorumlu tutmanın bireyin sorumluluğunu ortadan kaldıradığı açıklanmalıdır.

   Gençlerimize, kendi yaptıklatrını değerlendirerek sorumluluk paylarını ölçmenin yolları gösterilmelidir.

   * Aileler, çocuklarının arkadaşlarını tanımalıdır. Çocuklarının kimlerle arkadaş olduklarını, arkadaşlarıyla neler yaptıklarını, sonradan bunları nasıl değerlendirdiklerini bilmeye ailelerin hakkı vardır.

   Aileler, bu haklarını çocuklarıyla konuşarak, çocuklarından bilgi alarak kullanmalıdırlar. Çocuklarını izlemek, cep telefonlarını merak etmek, bilgisayarlarını kurcalamak yanlış yollardır. Bilgi ve değerlendirme her zaman çocuktan alınmalıdr. Aileler, çocuklarıyla bu konularda konuşmalı, her durumu birlikte değerlendirmelidirler.

   Eğer çocuklarımıza doğru sorumluluk duygusunu kazandırırsak bunu yapmakta güçlük çekmeyiz.

   * Eğer çocuğumuzun –bize göre- yanlış arkadaş seçmek gibi bir tutumu varsa çocuğumuzda nasıl bir sorun olduğunu düşünmenin zamanı gelmiştir. Bu konuda yardım istemekten çekinmemeliyiz.

   ‘Yanlış’ dediğimiz arkadaşların seçilmesinde belki de başka bir ‘yanlış’ vardır. Bu ‘yanlış’ın içinde çocuğumuz olabileceği gibi ‘biz’ de yer alabiliriz.

   * Okullar, grup oluşumuna, grup etkileşimine çok dikkat etmelidir.

   Belki de, sadece bu amaçla, bir yönetici-eğitimci görevlendirilmesi doğru olur. Okul içindeki gruplaşmalar, bu grupların oluşumu, grup değerleri, grup içi etkileşim, grup liderliği gibi konular dikkatle izlenerek ve değerlendirilerek çok önemli bilgiler sağlanabilir. Bu duruma ilişkin öğrencilerin durumunu onlarla birlikte değerlendirmek, gerektiğinde ailelerle işbirliği yapmak, sonradan ortaya çıkacak pek çok konuyu ve olayı önleyebilir.

   * Okullarda ‘kulüp çalışmaları’ olarak ortak bir konuda buluşan öğrencilerin grup kurmaları, grupların amaçlarıyla uğraşmaları ve sonuç almaları her zaman önerilecek ve uygulanacak grup çalışmalarıdır. Bunlara önem vermek, değerlendirmek, yeni alanlar açılmasını sağlamak çok olumlu çalışmalardır.

   * Toplumumuzda pek bilinmeyen ‘ortak çalışma grupları’, ‘sosyal hizmet grupları’, ‘sosyal araştırma grupları’ gibi grupların kurulması ve çalışması çok önemlidir. Bu grupların oluşması, çalışması ve sonuçlar alması birçok bakımdan toplumun gelişmesine yardım eder, aynı zamanda bu çalışmada yer alan bireylerin kişisel gelişimlerine de olumlu katkılarda bulunur.

   Çocuklarımızı sadece gezme, eğlenme ve zaman doldurmanın dışında yapılacak pek çok şey olduğu yolunda desteklemek, bu yolla yaşamımızı anlamlı kılmanın önemiyle zenginleştirmek de hepimizin görevi olmalıdır.”      

 

Git artık

 

Bir türlü gitmek bilmedin bu yıl karakış

Kaldı mı alacağın bende?

Ödeşmedik mi?

Yetmez mi bağrımdan söküp aldıkların?

Ahım kalır sonra sende

Bilesin…

 

S.S.

 

   2167 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...
17 Haziran 2008, Salı   Çocuğuma okul arıyorum...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital