Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ÇAĞDAŞ IRAK TÜRKMEN EDEBİYATINA BİR BAKIŞ

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu hafta Iraktan gelen şair ve yazarlarla birlikte Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde Irak Edebiyatı ve Kıbrıs Türk Edebiyatı'nı konuştuğumuz bir panel gerçekleştirdik. Nefes almanın bile şanstan sayıldığı, hayatın; bizim aklımıza gelebileceğinden çok hüzünlü, kederli ve ağrılı cereyan ettiği, sınırlarda kitapların zapt edildiği, bizlerin yalnızca haberlerde duyarken bile irkildiğimiz bombalarla güne merhaba deyen, patlamalarla uyuyan topraklardan geldiler Şemsettin Kuzeci,Mustafa ve Kadriye Ziyai, bu panel için. Ama her şeye rağmen yapılmaya ve yaşatılmaya çalışılan bir edebiyatı da getirdiler yanlarında. Belki de şiirin ve yazmanın varlığının en çok anlamlandırıldığı noktalardan birisi Irak. İyi ki oranın halklarının; hayallerini, kendi düşledikleri yaşamları, başuçlarında uyuttukları umutlarını teselli edip, her yıldız kayışında dilek tutmak için bir sebep sunan bembeyaz bir sayfa var dedirten bir coğrafya orası. O yüzden bu hafta sizler de okuyun istedim. Okumazsanız bile aklınızdan Irak'ı geçirtmek istedim. Burada kapıldığımız karamsarlıktan vazgeçip, 'böylesi bir güneşle öpüştüğümüz bu baharda, bu adada uyanmak ve gülümsemek için tonlarca sebep varmış meğer, unutmuşuz' dedirtmek için size...

Beste SAKALLI

 

 

 

ÇAĞDAŞ IRAK TÜRKMEN EDEBİYATINA BİR BAKIŞ

Türkmen Şiiri

                                                                          Şemsettin Küzeci

                                                                                            Araştırmacı Şair, Yazar

 

      Edebiyat: dil ile bitimleşen, güzel bir kavram sevgi ve özdensel duyguları ifade eden bir araçtır. Bu araçlar şairler ve yazarlar duygularını taze bir imge ile dile getirmektir. Orta Asya'dan deniz dalgaları gibi Irak'a göç eden Türkmen boyları bu yörelerde yerleşmeye başladılar. Varlıklarına bağlanarak kendilerine göre özgür bir kültür ve edebiyatları vardır burada yerli edebiyatla kaynaştı sözlü edebiyat ürünleri gelişmeye yöneldi. Irak Türkmenlerinin bu yörede kök salmalarında sonra uzun çağlar boyunca edebiyat kültürü gelişti ve ilerledi. Şifahi edebiyat ise Türkmen halkının yüreğinden düşüncesinden gür gür kaynağından bir çığ gibi fışkıran bir edebiyat kolu olup zamanla yazılı alanlardaki boşlukları doldurmuştur. Böylece Irak Türkmen kültürü ve edebiyatında parlak ve görkemli simalar göründü ve edebiyat kültürünün önderliğini ellerinde tuttu.

      14. yüz yılda ortaya çıkan ve dünya düzeyinde öne sahip olan Hurufi şair İmadettin Nesimi bir çığır açarak Irak Türkmen edebiyatının kurucusu olmuştur. Şiirde kullanıldığı arı ve temiz dil gerçekten Türkmen dilinin fonotikinin müziğini ve sözcük ahengini ve şive özelliğini saptamaktadır. Gerçekçi şairliği yüzünden dolayı Halap şehrinde derisini soymuşlar.. Ve öldürülmüştür. (Nesimi) den sonra gelen şair Mehmet Süleyman Fuzuli (1956-1498) Irak Türkmen edebiyatının baş temsilcisi olarak yaratıcılığını ve şiirde ustalığını ortaya koydu. Batıdan doğuya kadar şiir mendilini sallayarak Türkmen ve Türk kültürüne mührünü ve damgasını vurmuştur.  Böylece şairler sultanı ve ya şeyhi diye adlandırırdı.

      Diline özen belagat ilmine düzen vermekle zamanın en çağdaş şairleri olmuştur. Nesimi ve Fuzuli ile başlayan edebiyat tarihimizi yazmaya başlayanlar göründü. Şair ve edebiyatçı ( Ahdi) ilk olarak (Gülşani Şuara) adlı eserini ortaya koydu. Bu eserde Fuzuli oğlu (Fazli) aynı zamanda şairler (Hazani-Cevheri-Hakiki-Zamiri) ve zaidi gibi Türkmen şairlerinin adları sözü geçen (Ahdi)nin tezkeresinde yer almıştır.

      16. yüz yılda (Terkip Bend) ile tanınan divan şairi (Bağdatlı Ravhi) ortaya çıktı. 17. asırda (Kusu)18. yüzyılda Nevres Kadim 19. yüzyılda Safi Abdullah 20. çağda Türkmen şairi çoğaldı şiire önem gösterenler göründü örnek olarak milli felsefe temsilcisi Hıdır Lütfü- Hicri Dede -Reşit Akif - Sait Besim- Nazım Koçak - Mehmet Sadık gibi dev şairler göründü Irak Türkmen edebiyatının simgesi olmuşlardır.

      20. yüzyılda Irak Türkmen edebiyatına bakacak olursak edebiyatın gelişmesi yolunda edebiyatçılarımız Türkiye -Azerbaycan şairlerinin basılmış eserlerini okuyarak ve ya gezi edebiyatından yararlanarak onların etkilerinde kadılar böylece edebiyat akınına yeni bir forum kazandırmaya çalıştılar. Çağdaş edebiyat ve çağdaş kültüre yönelik ve yenilikler getirdiler. Kimi ozanlar klasik uruz ölçülerini yan bırakarak hece ölçüsüne başladılar, kimleri de serbest (Özgür şiir) yazmaya koyuldular. Bu denemelerde kültür ve özellikle şiire geniş yer verildi. Kimi düz yazı yazmakla zorluklarla karşılaşıyordu. Türkmen şiirinin başlıca türleri ise 4 bölüme ayrıldı:

 

1. Divan Şiiri:

      Nesimi ve sonra gelen süreçte şairler Fuzuli ile başlar. Bunlardan sonra gelen şairler divan şirini yazmaya koyuldular. Aydın insanların meydana koydukları bu çeşit şiir, halk tarafından ( Yüksek Zümre) edebiyatı diye adlandırılmıştır.

Yazar Nihat Sami pınarlı tarafından (Resimli Türk edebiyatı tarihi (1.) cildi) adlı kitapta (Bu tür şiir Müslümanlığın Türkleri arasında yapılması ile başlamış ve büyük zengin bir edebiyat haline gelmiştir).

Bu şirin özelliği Arap, Fars, Türkçe ile karşılık bir anonim dilde yaratısı Arap şiir ölçüsüne göre çoğunluk yazılır.

Kanaatimize göre bu tür şiire divan adı vermek, sultanların, yetkililerin divanlarında ve çeşitli milletlerden gelen yetkili konular önünde bu gibi şiirler yazılır ve okunur çağdaş Türkmen edebiyatında bu tür şiir yazanlar ( Hicri Dede, Osman Mazlum, Felekoğlu, Celal Rıza Efendi, Mehmet İzzet Hattat, Hasan Kevser, Sabah Tuzlu, Rıza Çolakoğlu)dur.

 

      2. Hece Şiiri: bu tür şiir divan şirinden önce var olduğu ve tespit olduğu bilinir. Ölçüsü parmaklar ile sayılır. Doğadan konusunu alan bir romantik şiirdir. İslamiyet öncesi Türk şirinde gözlere batan dörtlüklerin çoğu (Hece) tarzında ve oyak düzeni içerisinde yazılmıştır. Şunu da Seyit Kemal Kara Alioğlu'nun Türk edebiyatı tarihi 1. cilt S34 ta tespit etmiştir. Dilimizin ses uyumuna, sözcüklerimizin ezgili temposunu oluşturuyor. Halkın iç dünyasını özdenlik bir yöntemle yansıtan bir şiir örneğidir. Ölçüsü (7,8,10,11,12,14) ve saire işte Orhan Veyinseyi eserlerinde ve dede Korkut'tun destanlarında hece tartısı geçmiştir. Yunus Emre - Ahmet Sevi ve Hatayi gibi şairlerin şiirleri hece ölçüsüyle yazıldığı için bu tür şiir mişlli ( ölçü) sayılır. Irak Türkmen Radyosu açılışından sonra ses sanatçılarımız tarafından hece vezinleri tepe alınmıştır. Şairlerimiz (Ali Marufoğlu - İzzettin Abdi - Abdülaziz Semin - Ahmet Otrakçı - Seyfettin Biravcı -Hüsam Hasret - Mehmet Haşim Salihi - Faruk Faik Köprülü - Metin Abdullah Kerküklü - Mehmet Hamzalı ve Şemsettin Küzeci) yazmışlardır.

 

      3. Serbest (Özgür) Şiir: çağdaşlık ve yenilik kervanına katılan yeni bir şiir türüdür. Teknolojinin hızlı gelişmesi ile çağımızın yeni akımları ile yola koşan bir şiirdir. Geniş bir simgeyi kucaklayıp mecazi bir yöntemle sempatik duyguları kamçılayan mutlu şiir Sahiplerini dile getirmiştir. Türkmen edebiyatında bu tür şiir (1950)'lerde şairler İnayet Rafik - Abdullatif Benderoğlu - Abdulhalık Beyatlı tarafından meydana getirilmiştir. Ayrıca bunlardan sonra Salah Nevres - Nesirn Erbil - Kahtan Hürmüzlü- Nihat Akkoyunlu tarafından yazılmıştır. 1980 lerde Mehemt Ömer Kazancı -Nusrat Merdan - Hamza Hamamcı - İsmet Özcan yazmışlardır.

 

4. Halk Şiiri: halk şiirimiz saz aletiyle ve ya eşliğinde okunan aşık şiirleridir. Bu gibi şiirler ramazan geceleri kahve hanelerde okunurdu. Zaman değişildikçe bu tür şirin kavramı değişildi. İslam ve tasavvuf şiirlerinin etkisi altında yazılan (Methiyeler) mersiyeler halk içinden doğan bir dinsel edebiyattır. Bu tür şiirde Türkmen kocası olan (Yunus Emre) en büyük bir tasavvuf şairidir. En eski halk şiiri olan 19.cu yıldan başlayarak 20. yüz yılda yaratıcılığını vurgulamıştır. Halk yaygılarında coşku ile tutulmuştur. Halk edebiyatımızda bu tür şiiri kapsayan çeşitler (Türküler - Bayatılar- Maniler - beşlikler - Hoyratlar - Ninniler - Destanlar-- matem ağlayışlarından okunan sazlamalar ve ya (sızlamalar) çocuk tekerlemeleri hepsi bir halk şiiridir. (1959)dan sonra Türkmen halk şiiri milli konular çerçevesi içerisinde tüm zulüm, işkence ve ya haksızlığa karşı mücadelesini sürdürüp hedefe doğru giderek halkı gaflet uykusundan uyandırmaya çalışmıştır. Bu tür şiir yazanlar ise (Halil Münevver -Haşim Reşat - Nasih Bezirgen - Mustafa Gökkaya - Felekoğlu - Mustafa Ali Mübarek - Esat Erbil) ve bunların arasında uzamlığını gösteren şiir Şemsettin Türkmenoğlu olmuştur.

 

Irak Türkmen halk edebiyatının bel kemiğini oluşturan Türkmen hoyratları, Kerkük'te hoyrat-Horyat/Koryat-KoyratTürkiye'dede(Mniler) Azerbaycan'da (Baytılar) denilir. 7. heceden oluşan çok az sözcükler ile çok manayi kapsayan konuları müzik sözlerle ifade edilen küçük şiir türüdür. Kimi zaman makam ezgileri ile terennüm edilen halk makamların ortasında okunur. Hoyrat yazanlarımız ise Mehmet İzzet Hatta, Osman Mazlum, Cumhur Kerküklü - Cihat Demirci - Sirvan Saçıuzun - Şükür Bozok - Ömer Ağbaş -Nihat Bayraktar - Şahin Dayıkadır- Sami Yusuf Tütüncü, Türkeş Mehmet Tuzlu - Ertan İsmail v.s. işte Türkmen toplumunun ortak ürünü olan halk edebiyatı yaşadıkları bölgede bu edebi varlığın ayakta durmasına ve yaşatılmasına ışık tutmuştur. Şunu da söylemek yerinde görüyoruzki Irak Türkmenleri iktidara gelen türlü rejimlerin baskılarına karşın varlıklarını, benliklerini, milli kimliklerini ve dillerinin korunması yolunda mücade verip bu oğurda yüzlerce şehit ne onlarca edebiyatçı şehitler vermişler. Bölece edebiyatımız öz verilerile savaşım verdiler kültürümüze sahip çıktılar.

                                                 

 

 

 

IRAK TÜRKMEN KADIN EDEBİYATI

Kadriye Ziyai

Türkmen Kadınlar Birliği Başkanı

Şair

 

Milletlerin aynası kültürdür, edebiyattır. Her millet aydınlarıyla tanınır, yazar ve şairleri geleceğin yollarını aydınlatır. Toplumun heyecan veya sükûnete çağırır.

Irak Türkmen Edebiyatı köklü bir geçmişe sahiptir. Çok şair ve yazar yetiştirmiştir. 14. yüzyıldan Nesimi ve Fuzuli'lerden bize kalan çok güzel eserler var. Onların ışığında Divan edebiyatı gelişti, sonra başka akımlar ortaya çıktı.

Türkmen edebiyatının harman olduğu bir devirde kadın edebiyatçının çok az olduğu dikkat çekmektedir. Sadece Irak Türkmen edebiyatına özgü olmayarak genellikle Türk edebiyatı tarihinde 20. yüzyıla kadar tespit edilen hanım şairler sayılıdır. Bu da toplumun sosyal düzeyi ve geleneklerin hakimiyeti yüzündendir. Türkmen kadın edebiyatçılarının ortaya çıkması 20. yüzyılın ortalarında alanda kendini göstermeye başlamıştır ve Türkmen çoğunluğunu teşkil eden Kerkük'te, Beşir, Afak ve Kerkük gazeteleri, Bağdat'ta 1960'lı yıllarda yayına başlayan Kardeşlik Dergisi sonradan Yurt Gazetesi ve Birlik Sesi Dergisi, verimli bir dönemin başlangıcını ve Türkmen kadın edebiyatçıları ortaya çıkarmıştır.

 

Bu edebiyat akımı- eski zalim rejimin baskısı altında bile- yaşamış ve gelişmiştir. Bu da Türkmen kadınlarının güçlü ve direnişçi olduklarını göstermektedir.

Irak Türkmen kadınları genellikle şiir ve Hoyratı okuma yazma bilmediklerine rağmen terennüm etmektedir. Zaten bundan 5 yıl önceye kadar anadille eğitim ve okul bulunmamıştır. Türkmen kadınları kendi kendilerini yetiştirdiler ve dolayısıyla yazar sayısı azdır.

 

Irak Türkmen kadın yazarların öncüsü sayılan Suphiye Halil Zeki hanım 1932 yılında Kerkük şehrinde doğmuştur. Suphiye hanım edebiyat çerçevesinde en çok hikaye alanında kendini göstermiştir. Yazdığı öykülerde halkın yaşamından alınan sosyal konuları gerçekçi ve samimi bir çerçevede kolay bir dille işlemiştir.

 

Nesrin Ata Erbil 1934yılında Erbil Şehrinde doğmuştur.. Erbil çağdaş Türkmen şiirinin öncülerinden biridir. Onun ele aldığı konular yalnızlık, gurbet, yurt sevgisi olup zengin bir fikir alt yapısına sahiptir. Anadilinden başka Arapça, Almanca ve İngilizcede de yazmış.

 

Sensin bütün bizlerin emeli can dileği

Sensin bu yurda bekçi, sensin demir bileği

Sen gönüller dileği, sen hıncımın kınısın

Sen savaş meydanında erlerin akınısın

 

Şekibe Vandavi 1940 yılında Kerkük'e bağlı Kifri kasabasında dünyaya gelmiştir. Az-öz sloganına inanan bir ozandır. Hoyrat ve serbest şiirlerini ustalıkla yazar. Şiirlerinden örnek olarak:

 

Yalan.. her şey yalan

Hayat.. sevgi.. insan

Sözlerin.. gülüşün.. her an.. yalan

Gölgesinden korkan gibi

Arı evin dürten gibi

Öz özünden kaçan gibi

Uzun yıllar ömrüm alan

Saçlarıma aklar salan

Düşünmeden filan falan

Kandım güzel sözlerine

And içerken gözlerine

Utanmadan ondan bundan

Yol bağlandı kör düğümden

Dönmek artık çıktı elden

Senden şimdi bir yad kalan

O da yalan o da yalan

 

Aydan Nakip, 1960'larda edebiyata Arapça şiirler yazarak başlamıştır. Aydan Sembolizme bağlı kalmıştır.

 

Kadriye Ziyai, 1950 Kerkük doğumludur. Aruz, hece ve serbest stilde yazdığı şiirlerde umut, yurt sevgisi, toprak aşkı, ve güneş sevdası gibi temalar işlemiştir. Ayrıca öyküleri de vardır.

 

Serpilir çiçekler benek benek

Güneş açmış eteğin dolu çiçek

İzler gümüş, yapraklar altın mine

Toprak değil, toplanmış peri melek

 

 

Pakize Süleyman ( Kerkük,1953) Türkçe'nin yanı sıra Arapça şiir denemiş, düz yazı, öykü, hatıra alanlarında da ürünler vermiştir. Öyküleri insan kaygılarını ve toplumsal olayları dile getirmektedir.

 

Yaktı beni Allah'ım dehrin cevr-ü cefası

Yakıp ta kül eyledi, mutlaka yok vefası

Aldanıp yaşıyordum parlak umutlar ile

Yazık ki geç anladım, barsız imiş bahçesi

 

Firdevs Kerküklü

 

Tek ümit bırakmadan yüreğimde yanacak

Yıldız yıldız bu mehtap hep ömrümden sönerken

Gemim bunak sularda nasıl yolun aşacak

Bin bir karanlık dalga içinde direnirken

 

kelimelerini terennüm eden şairimiz çocukluğundan beri güzel sanatlar çekimi ruhunda dalgalanan ahenkli Türkmen ezgileriyle anadilin sözcükleri yüreğine dolmuştur. Firdevs'in kendine özgü dünyası vardır. Dünyası duygu dolu, doğa sevgisi dolu,müzik dolu bekleyiş ve özleyiş ile şiirlerini çizmektedir.

 

Kazancı kızı

 

Hiçbir şairin etkisi altında kalmadan kendi çabasıyla kendini yetiştirmiş olan bir ev hanımı olmasına karşın her zaman bilime öğrenime önem vermiş. Hoyratlarıyla tanınmıştır

 

Arkadan

Saçı kesip arkadan

Gayretli olan insan

Dostun vurmaz arkadan

Sağ gördüm

Sola döndüm sağ gördüm

Ne öldüm kurtar oldum

Ne canımı sağ gördüm

 

 

Bunların yanı sıra onlarca hanım şairlerimiz vardır. Bunlardan Gülşen Şekerci, Gülizar Beyatlı, Aslı kızı, Ayhan Aşıkoğlu, Süham Abdülmecit gibi değerleri örnek verebiliriz.

 

İşte Türkmen Kadınları Türkçe okuma yazma imkânına kavuştuktan sonra erkek kardeşlerinin yanında kendilerini geliştirerek mutlaka yerlerini alacaklardır.

 

 

 

 

 

 

 

   890 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI
22 Haziran 2008, Pazar   YOK'LAR VE ŞİİR KURAKLIĞI
15 Haziran 2008, Pazar   UYUMAM YASTIĞIMDAN DÜŞMESİN DİYE GÖZLERİN
08 Haziran 2008, Pazar   İÇİM SUSKUNLUĞUN TEKİDİR ÇÜNKÜ!
01 Haziran 2008, Pazar   SEVMEK HAKSIZLIKTIR KENDİNE
25 Mayıs 2008, Pazar   Yaşadıklarım kat kat giydiriken, Yazdıklarım Soyuyor Beni Yine...
11 Mayıs 2008, Pazar   HAYAT ANNELERİ
04 Mayıs 2008, Pazar   YAZMAK AĞRIDIR, BAŞKA HİÇBİR ŞEY!
27 Nisan 2008, Pazar   KALEM NAZLANIRSA...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital