|
Araştırmalara göre, erkek ve kadınların bir ilişkiden bekledikleri aynıdır. Her iki cins de, sevgi ve tatmin edici bir cinsel ilişki istiyor. Her iki cins de, karşısındakinden yakınlık, samimiyet ve ilişkiyi denetleme gücü istiyor. Erkekler daha kolay âşık olurken, kadınlar aşktan ve bitmiş bir evlilikten daha kolay çıkıyorlar.
Çevrenin beklentileri, toplumun belirlediği evlilik yaşının gelmesi, aşk, cinsel çekim ve daha nice etken evlilik adımını atmamızı kolaylaştırır. Ömür boyu sürmesi umuduyla atılan bir adım olsa da, boşanma olaylarında hızlı bir artış olduğu tartışılmazdır. İstatistiklere göre, en yoğun boşanmalar evliliğin ilk beş yılında gerçekleşmektedir.
Kadın ve erkek arasındaki ilişkinin evlilik kararıyla birlikte değişime uğraması kaçınılmazdır. Toplum olarak, evlilik konusuna masalsı ve romantik yaklaşımlar yaparız. Evlenince her şeyin daha iyi olacağına inanırız. Evliliğin, sevgili olmayı başarmış karı kocalar yaratacağını, aşk meyvelerimiz olan çocuklarımızın resimdeki yerlerini alacağını düşleriz. Düşlerin güzelliği, evlilikle beraber oluşan değişimi engellemez.
Ailenin kadını ve erkeği olarak, genç evlilerin ilk yılları oldukça yıpratıcıdır. Duygusal ve cinsel başarısızlık olasılığının yanı sıra, evli bir çift olarak yeni toplumsal rollere uygun davranma, ailelerin ve arkadaşların beklentilerini cevaplama uğraşı, evlilikle ilgili düşsel beklentilerin üzerine gölge düşürür. Düşsel beklentilerini sorgulamak ve gerçekçi dönüşümler yapmak yerine; karşılıklı yetersizlik, beceriksizlik, güvensizlik şüphelerinin tuzağına kapılırlar. Hele bir de evlenme nedenleri arasında, ana baba baskısından kurtulmak, daha rahat bir yaşam sürmek, zamansız bir gebelik gibi nedenler de varsa, ilk yıllar bir kâbusa dönüşebilir. Ne yazık ki günümüzde kâbusların önemli bir miktarı evliliğin boşanma ile sonuçlanmasına neden oluyor. Oysaki bu yıllar zor yıllardır ama çözümsüz yıllar değildir. Boşanma ya da bir çocuk yaparak evliliği kurtarmaya çalışmak, sorunu çözecek doğru yaklaşımlar değildir.
Yeni evliler, önce karı koca olmayı öğreneceklerdir. Oldukça güç bir uğraştır bu; çünkü bekârlık alışkanlıklarının önemli bir bölümünü geride bırakmayı ve yeni rollere uyumu gerektirir. Ana babalarına olan bağların bir kısmından özellikle ekonomik bağdan kopmak; genç çift için önemli bir ilk adımdır. Ekonomik sorumluluklarını yerine getirmeyi öğrenmek, başka birçok olumlu adımın da habercisi olur. Kendi yağları ile kendi ciğerlerini kavururken ortak kararlar almayı ve uygulamayı da öğrenirler. Bu kararların bazıları yanlış ya da eksik ya da gerçekdışı olabilir; ama evlilikte hak ve sorumluluklar dengesini kurmayı başarmalarını sağlar. Bunun yanında, karı ve kocanın her ikisini de mutlu edecek ortak yaşam noktalarını keşfetmeleri için, ailelerinin etkisinden uzaklaşmayı başarmaları gerekir. Farklı kişilik özelliklerinin, farklı beklentilerinin ve geçmişten getirdikleri farklı doğruların ortaya çıkaracağı farklı çatışma durumlarından zaferle çıkmaları ve kendi evliliklerinin doğrularını elde etmeleri için, bağımsızlığa ihtiyaçları vardır. Ailelerin etkisi, çoğunlukla çocuklarının evliliklerini korumaya ve kolaylaştırmaya yönelik iyi niyetli girişimlerden oluşur; ancak bu iyi niyetin içine ister istemez kendi evliliklerinin çatışmaları ve çözümleri de girer. Unutulmamalıdır ki; genç çiftin ana babası da, kendi evliliklerinin orta yaş dönemecine gelmiş ve evden ayrılan çocuklarının geride bıraktığı boşluğu doldurma telaşına düşmüşlerdir.
Sonuçta, evlilik çatısı iki kişiyle kurulur. Bu iki kişinin çift olmayı başarmalarıyla da dayanıklılık kazanır. İlk yılların sorunlarını çözmeyi başarmış bir evliliğin, ömür boyu sürme olasılığı oldukça yüksektir. Karı koca dışında, evliliğin içinde olması beklenen sadece çocuklardır. Evde yaşayan akrabalar dâhil; yakın çevre evliliğin dışında kalmayı başarmalıdır.
Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
Birisi seni her an bırakıp gittiğim
Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
Gözlerine kirli bir bulut getirdim
Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor Atilla İLHAN
|