Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Telafisiz ilişkiler

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

(Yazarın diğer yazılarını sayfanın en alt kısmında bulabilirsiniz)

 

“Durdum baktım arkandan sen giderken

Bana bir hoşça kal bile demeden giderkenİnsan neler duyar anladım o zamanCan alıp başını benden giderken” A. Behramoğlu 

 

   Kadın-erkek, Ana-oğul, Baba-kız… Değişik duygu boyutu taşıyan bu ilişkiler iki farklı cins arasında sürerken; toplumun biçimlendirme makinesinden de geçerler. Öyle bir makine ki, kurduğumuz hiçbir ilişki öbürüne benzemez.

   Yaşamın vazgeçilmez tatlarını ve kimi zaman da tatsızlıklarını barındıran ilişkiler olgusu hazır reçeteler sunmaz bize. Elde edilen doğru; O iki insan için, o noktada ve belki de kısa bir süre geçerli olacaktır. Değişken doğrular, kaygan zemine benzer. Kaygan zeminde yürümeye çalışmak; kendimizle ve dünyayla kurduğumuz bağı tehdit eder çünkü. Bundan dolayı; eşimizle, ana ya da babamızla, kız ya da erkek çocuğumuzla kurduğumuz ilişkide, süreklilik taşıyan doğrulara ihtiyacımız vardır.

   Güven, sadakat, sevgi, tutku, umut, beklenti ve daha nice doğrularımız vardır elimizde. Bu doğruları aradığımızda ve belki de bulduğumuzda içimize çektiğimiz havada bile zafer kokusu vardır: “Ben başardım”. Belki de bu yüzden; zaferi bir daha yaşama arzumuzdan, bir kavganın içinde buluruz kendimizi. Kavga sürerken bir de bakarız ki, kavgaya giriştiğimizle aynı takımdayız! Bizi ana, baba, evlat, eş, sevgili yapan kişilerle kavgadayız.

   Aynı takımın üyeleri arasında yapılan kavgalarda kazanan olmaz. Zafer de olmaz. Arayışlara kapılmak da her zaman çare olmaz: Başka bir evlat? Başka bir ana ya da baba? Bu ilişkilerin telafisi yok. Ama başka bir sevgili ya da eş için bu ‘telafisi imkânsız’ durum geçerli olmayabilir. Sırf o zafer duygusunu bir daha yaşama gayreti çiftleri yeni arayışlara sürükleyebilir. Kadın ve erkeğin ilişki tarihi bu arayışlarla doludur.

   Oyuncular değişse de bazen; sonuç değişmeyebilir.

   Sohbetimizdeki hareket noktamız da bu. İlişkilerimizde yaşadığımız gerilimler, tıkanıklıklar ve ‘eksik bir şeyler var’ duygusu. Bu duyguyu yaşamak ya da yok farz etmek arasında gidip gelebiliriz önceleri; ancak, ilişkiler söz konusu olduğunda, daha sonraya bırakma lüksümüz yoktur. Sorunu tespit etmek ve çözümü için harekete geçmek ilişkinin geleceği açısından, dönüm noktası olabilir.

 

Peki, ilk adım ne olmalı ve nasıl atılmalı?

 

   İlk adım, sorun olduğunu fark etmektir. Fark ediş çok geç olursa eğer, bu son adımınız da olabilir.

   Bundan dolayı ilişkilerin önemsenmesi gerekmektedir. Her şeyin yolunda olmadığı duygusuna kapıldığınız nokta ile, yolunda olmadığını anladığınız nokta arasında ne kadar süre geçti ve ne yaptınız? Diyelim ki; 12 yaşındaki kızınız, birden bire mi sizi eleştirmeye başladı? Odasında bu kadar uzun zaman geçirmeye ne zaman başladı? Ya da, karınız ne zamandan beri elmanın diğer yarısını size vermekten vazgeçti? Ne zaman bu kadar yaşlandı? O’nu sevmekten ya da O’nu görmekten ne zaman vazgeçtiniz? Birilerinin ‘kahramanı’ veya ‘biriciği’ olmayı ne zaman terk ettiniz? Ve en önemlisi: Bu sorunu çözmek için enerjiniz veya isteğiniz var mı?

   Yanıtlarınız, çözme isteğinizi ve gücünüzü gösterir. Yanlış bir yanıt, sizi doğru çözüme götüremez. Durumdaki ironi ise çözümde gizlidir. Çözümün doğru ya da yanlış olduğunu anlamak için sonucu görmek, yaşamak gerekir.

   İlk adımın belki de son adım olabileceği korkusu; doğru zamanda atılan doğru adımları ve uzlaşıcı, barışçı olsa da ilişkide temsil ettiğiniz rolü tehdit eder. Evlat, ana ya da baba, eş, sevgili olmaya ihtiyacımız vardır. Bunları başarıyla gerçekleştirdiğimiz inancı ise, korkuyu azaltarak yerine mutluluğu, hazzı, sevinci ve daha nice yaşam gereksinmelerini getirir.

   İlk sorulara verilen doğru yanıtlar, ikinci adımda kendimize doğru bir yolculuğa çıkmamızı sağlar. Dünyayı gezip gören ama yaşadığı kasabanın arka sokaklarından haberdar olmayan birisi isek; kendimizde bulacaklarımız bizi şaşırtacaktır. Ana ya da baba, evlat, eş, sevgili olarak kurduğumuz ilişkide durduğumuz yeri beğenmeyeceğiz şüphesiz. Kendimize doğru yaptığımız yolculuğun, kendimize yönelik bir savaşa dönüşme olasılığını da unutmamak gerekir. Kendimizi kendi savaşımızda yok etmemiz mümkündür; ancak bu bir yenilgidir. Yenilen ise sadece biz değiliz. Yola çıkıp adım atmamızı sağlayan her değerli kişidir: Evlat, anne, baba, eş, sevgili.

   Elde edilenin bir zafer olduğunu anlamak da mümkündür. Kendimize doğru attığımız her adımın bizi evlat, ana, baba, eş, ya da sevgiliye götürdüğünü çok çabuk fark ederiz. Gülümsemeler bile değişir bir anda; içine meraklı bir arayış girer. Onları bir daha keşfetme arzusu, acele adımlarla yolculuğun rotasını değiştirir. Onlara doğru atılan her adım, yaşamın istenilir tatlarına doğru giden yeni bir maceradır.

   En başta konuştuğumuz gibi: Bazen sadece bir adım yeterlidir. Esen kalın sevgili dostlar.

 

               

“Dostları özlemle kucaklamayı unutmaÇocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutmaEn zorlu anındayken bile kavganınGökyüzüne bakmayı unutma” A. Behramoğlu
   1387 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital