Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
BİR YASTIKTA 50 YIL
Kara Kitap
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]
Bu kez Girne zehirlendi [2]



KUMARBAZIN DRAMI

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir yandan riske girmenin dayanılmaz, yürek hoplatan heyecanı; öte yandan kazanmak ve kaybetmek arasındaki farkı yok eden o ince ama keskin çizgi: Kumar.

Kumar ve ilgili birey arasındaki ilişki; yaşamın diğer bütün ilişkilerinin üstünde bir kuvvetle gelişir ve yaşamın bütün önemli ilişkilerine kısa bir sürede egemen olur, baskın olur ve her şeyi siler geçer. Fırtına dindiğinde, yaşamın güzelliklerinden geriye pek bir şey kalmamıştır çoğunlukla. Uğruna her şeyin verildiği kumar; gerçekten her şeyi alarak, çekip gider.

En başta onlar da, herkes gibi "oyun" oynadıklarını düşünmüşlerdi. İstedikleri zaman, istedikleri kadar oynama iradesine sahip olduklarından emindiler. "Oyun"un aslında kumar olduğunun, hem de bir hastalık olarak kabul edildiğinin farkına vardıklarında; bu dramın ikinci perdesi başlamış olur, ne yazık ki. Bu perdede, kumar oynama dürtüsünün kontrolü yitirileli çok uzun zaman olmuştur. Artık başlayan her yeni gün, daha kötüye gidecek bir gündür. Öncelikle, gündelik hayatın küçük sevinçlerinden, hüzünlerinden uzaklaşılmış; ardından sosyal ve ekonomik hayata yönelik yıkıcı yanlışlıklara sıra gelmiştir. Bu durum, bilimsel ölçütlere göre, "kumar bağımlılığı tanısı konulan, kronik ve aşamalı ilerleyen bir hastalıktır" artık.

Bilim adamları kumar bağımlılığını iki grupta incelemektedirler. Birinci gruptakiler, risk almanın getirdiği heyecana bağımlı olan kişilerdir. Kazanan kişi olma ihtimali, adrenalinin tepe noktasına yükselmesine neden olur. Kalabalıkta ve birden fazla kişiyle oynanan oyunları tercih ederler. İkinci grubu oluşturan kişiler, gündelik yaşamın sıkıntılarından ya da kendilerinden kaçarak, kumara yönelirler. İletişim becerileri zayıftır. Tek başına oynanan oyunları tercih ederler. Hangi grubun üyesi olursa olsun; kumarbazın zihninde her an kumar vardır. Kumarı bırakması gerektiğini düşündüğünde, kendini huzursuz ve sinirli hisseder. Onun için "oynamak", can sıkıcı bir durumdan, düşünceden, duygudan ya da insandan kaçmanın rahatlatıcı yoludur. En büyük mücadelesi kaybettiği parayı yerine koymak için tekrar oynamaktır. Kumara olan tutkusunu ve oyun oynama sıklığını gizlemek için kendisinin de inanacağı yalanlar söyler. Bu yalanlar daha sonraları, gerekli finans kaynağını bulmak için yasadışı yollara başvurabileceğinin de işaretidir. İş ve özel hayatındaki ilişkileri zarar gördüğünden, maddi kayıplarını karşılayacak yakınlıkları da kaybetmiştir. Bu da onun, kumarın sebep olduğu zarardan kurtulmak için başka "güvenilir" kişiler aramasına neden olur. Bu noktada, kumarı bırakmaya yönelik girişimlerde bulunsalar da yardımsız başaramazlar.

Ana ya da baba olmak; eş ya da evlat olmak daha can acıtıcıdır kuşkusuz ama kumar bağımlısının dramında hepimize bir rol biçilmiştir. Ailecek oynanan tombala oyunları, zengin olma düşüyle alınan piyango biletleri, kazı-kazan tarzı masum ve kolay görünen oyunlar kumar alışkanlığının gelişmesinde ailenin taşıdığı rolü gösteren birkaç örnek sadece. Kumarın, toplumsal yara haline gelmesinde, okul çocukları arasında bile bu derece yaygınlaşmasında toplumsal hoşgörü sınırlarımızın genişlemesinin de önemli etkisi vardır. Kumar oynanan yerler mahallelerimize kadar girdi. İnternet ortamına bağlandığınız anda kumar davetleri almaya başlıyorsunuz. Piyango biletlerini ise kumar olarak algılamıyoruz bile. Kumarhanelerin cafcaflı reklâmları dergi ve gazeteleri süslemekte.

Kumar oynama dürtüsünün ortaya çıkmasını engellemek için öncelikle ilgili ortam ve durumlardan uzak durmakla işe başlanmalıdır. Aile ve arkadaş çevrenizde kumar, tombala, bahis oyunları gibi alışkanlıkları olan kişiler varsa, çocuklarınızın ortamdan etkilenmemesini sağlayınız. Yanınızda fazla para taşımayınız. Limiti düşük kredi kartı kullanınız. Bahis tartışmalarına katılmayınız ve hemen oradan uzaklaşınız. Yaşam alışkanlıklarınızı değiştiriniz. Sportif faaliyetler, hobiler, entellektüel girişimler edininiz. Kendinize, vücudunuza bakınız. Sağlık sorunlarınız varsa, kurtulmak için harekete geçiniz. Yakınlarınızdan biri kumar oynuyorsa önce onu dinleyiniz. Kumar oynamasının nedenlerini ve derecesini tespit ediniz. Çocuk ise, risklerden ve karşılaşabileceği sorunlardan söz ediniz. Kumarın bir eğlence olduğunu; para kazanma yolu olmadığını ısrarla belirtiniz. Eğlendirmenin ötesinde çok daha fazla tehlikeler taşıdığını örneklerle gösteriniz. Evde oynanan kumar benzeri (okey, pişti, tombala gibi) oyunlara derhal son veriniz. Bunların yerine yaratıcı, eğitici ve eğlendirici yönü olan etkinlikler edininiz. Aile üyelerinden birinde kumar bir alışkanlık halini almaya başladıysa, zamanını dolduracak yeni ve yoğun bir program oluşturunuz. Taşıdığı paranın azaltılmasını sağlayınız ve kumar bir alışkanlık halini aldıysa, mutlaka profesyonel yardım alınız.

Kumarın gölgesinin ülkemizden ve sevdiklerimizden uzak durması dileğiyle esen kalın sevgili okuyucular.

Cevap ve sorularınız için elektronik posta adresim: kahraman__psikolog@yahoo.com

Selamımı tanıdıklar götürdü.

Saygı bekleyince alçaldım.

Kararsızlık bir an sürdü.

Kendini beğenmişlerin ortasında ben kaldım. Özdemir Asaf

   1880 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar


Yorum Sayısı:   2
  elif         - girne 24 Haziran 2007, Pazar 19:34 
bitti bitirdi bizi kumar hemde ikimizde deliler gibi severken içim acıyor lanet olsun hayallerimi umutlarımı yıkan beni hayata küstüren bu illete geçmiş 3 yılımı gelecek ömrümü verdiğim dönüşü olmyan sevdama
  E.D         - GİRNE 24 Haziran 2007, Pazar 19:32 
sevdik ama çok sevdik birbirimizi delicesine sevdalandık bana ilk çıktığımız gün söyledi ama bıraktım ders aldım dedi inandım güvendim çünkü çok sevdim ama bırakmamış bırakamamış 27-06 -2004 tanıştığımız 20/07 2006 ayrıldığımız gün beni ailemi hayallerimi yıktı kumar sevdiğimi aldı beni ölümden daha beter acıyla bıraktı şimdi ağlıyorum içim acıyor her gün pişmanım diyen telefonu bekliyorum ma bişey değişmeyecek onuda bilyorum .adımı lütfen açıklamayın


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital