Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Liderlerin gündemi federal yönetim
Kalpazanlığa 8 gün daha

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



DEPRESYONDAKİ KİŞİ İLE YAŞAMAK

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Depresif rahatsızlık yaşayan insanlar, kendilerini ve yakınlarını yanlış çizgide algılamaya eğilimlidirler. Yaşamlarındaki sevinçleri, kazanımları ve güzellikleri görmezden gelirler. Şanssızlıklara, mutsuzluklara ve kederlere önem verirler. Karamsar, içe kapanık, dalgın, yorgun görüntülerinin yanında, başkalarının sıkıntıları yada sevinçleriyle ilgilenmezler. Yaşamlarındaki olumsuzluklara yönelik ısrarlı öncelikleri; benlik algıları üzerinde incinmelere neden olur. Kendilerini değersiz hissederler ve insanların onları sevmediklerini, bir fazlalık olarak gördüklerini düşünürler. Bundan dolayı, yakınlarından gelecek yapıcı, yönlendirici küçük uyarıları bile; eleştiri olarak algılayıp incinirler. Yakınlaşmaya çalıştığınızda ise, sizden kaçarlar, hatta daha içe dönük ya da asabi olabilirler.

Depresyon, hem yaşayanı hem de yakınlarını etkilemeyi başaran bir rahatsızlıktır. İlişkileri karıştırır ve çıkmaza sürükleme becerisi taşır. Bir eve konuk olduğu zaman; aile ilişkilerinin tam merkezine oturur. Sıradan yaşam sorunlarını bir kenara atar ve bütün aile bireylerini etkisi altına alır. Başlangıçta, aile bireyleri depresyona giren kişi için, harekete geçer. Yaşamını kolaylaştırmak için, görevlerini ve sorumluluklarını paylaşırlar. Onu gündelik yaşamın stres ve geriliminden uzak tutmaya çalışırlar. Hayatın aslında çok güzel, yaşadıklarının ise geçici olduğunu, her şeyin yoluna gireceğini bıkmadan söylerler, anlatırlar. Depresyondaki kişinin olumsuz tepkilerini çoğaltabilen bu olumlu girişimler, fayda sağlamaz. Ona yaptığınız bütün kolaylaştırıcı destek ve telkinler; onu anlamadığınızın kanıtları olarak geri döner. Yakınlarını yoran ve kendi yaşamlarını ihmal etmelerine neden olan bu fedakarlık, işe yaramaz bir çaba olarak yakınların kendilerini kullanılmış hissetmelerine neden olur. Hevesle başlayan iyi niyetli destekler; umutsuzluk, hayal kırıklığı ve tükenmişlik duygularına yenik düşer. Bunun yanında, depresyon geçiren yakınlarına odaklanan bu kişiler; kendi gündelik yaşam sorunlarına da farklı yaklaşmaya başlarlar. Sorunlarına yönelik olumsuz, karamsar ya da aşırı tepkiler geliştirirler.

Depresyonun yaşandığı evdeki çocuklar da bu durumdan etkilenirler. Özellikle annenin ya da babanın geçirdiği depresyon, çocuğun dünyasında yaşına göre bir karşılık bulur. Küçük çocuklar, durumdan kendilerini sorumlu tutarlar ve suçluluk hissederler. Olan biten her şeyin merkezinde kendilerini gördüklerinden, yolunda gitmeyen her şey için kendilerini suçlarlar. Depresyonun girdiği bir evde, çocuklar ihmal edilecektir. İlgisizlik, çocuğun güven duygusunun çok çabuk sarsılmasına neden olur. Çocuk, değersiz olduğuna inanır. Kafasını karıştıran bu duruma çocuksu girişimleriyle çözüm bulmaya çalışır. Şımarıklık dediğimiz dikkat çekici davranışlar yaparlar, saldırganlaşabilirler ya da içe kapanabilirler. Derslerini umursamazlar ve görevlerinden kaçarlar. Ergenin tepkisi daha çok evden kopma ve akranlarıyla ayrı bir dünya kurma eğilimi taşır.

Depresyon tek başına bütün bu değişiklikleri yaşatacak güçte bir rahatsızlıktır.

Depresyondaki insanların yakınları sürekli bir stres ve mutsuzluk tehdidi altındadırlar. Aile; uğraşılarının sonuç vermediği durumlarda depresyonlu bireylerin tembel, düşüncesiz, bencil ve kendine acıyan tipler olduğunu düşünme yanlışına düşebilir. Bunun yanında depresyondaki insan, yalnızlığa, yalnız kalmaya, bırakılmaya uygun durumdadır. Yalnızlık, iyileşmeyi zorlaştıran ve depresyonun sürekliliğini sağlayan bir çıkmazdır. Bu hastalık; en oturmuş aile ilişkilerini bile bozacak güçtedir. İyileşmenin gecikmesi; aile üyelerinin tahammül sınırını zorlar. Tekrarlama becerisine sahip olan her depresyon yaşantısı; aile bütünlüğünün çatırdamasına neden olabilir. Aile ilişkilerine getirdiği stres yükü ve zamanında çözülmemiş çatışmaların ağırlığı aileyi tüketmeye başlar.

Depresyondaki kişi iyileştikten sonra, aile bireylerinin depresif yaşantının bıraktığı hayal kırıklığı, ümitsizlik, kızgınlık gibi kalıntılardan kurtulmayı başarması beklenir. Ailelerin, daha en başından depresyonu bir hastalık olarak kabul etmeleri ve ilgili bilgileri edinmeleri önemli bir ilk adımdır. Bunun yanında; bu hastalıkla mücadele edebilmek ve hem kendi değerlerini hem de ailenin bütünlüğünü koruyacak önlemleri alabilmek için psikolojik desteğe başvurmaları gerekir.

   1217 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital