Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
'Karar seçimlik'
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
Kime karşı alıyorsunuz?
30 milyon TL alacak var
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [2]
Kime karşı alıyorsunuz? [7]
30 milyon TL alacak var [2]
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana [2]
'Karar seçimlik' [3]
Rumların, oyunlarla hak araması sürece zarar verir [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [11]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]



"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Ağustos 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sorunun cevabı masaldakinden farklıdır. "Kusurum nerede" sorusuna verilecek bir cevap mutlaka vardır. Bazen çok küçük bir bedensel sorun, bazen de olmayan bir şey büyütülerek gündelik yaşamın ortasına kuruluverir. Kişi, başkalarından ya da güzelliği kanıtlanmış olan idollerden destek arayarak kusurlarının varlığını garantiler. Ya burnu çok büyüktür ya da aslında oldukça dengeli olan vücudunda basenleri çok geniştir. Bazen daha da ileri giderek doktorlardan, estetik cerrahlardan medet umar. Onu ameliyat edecek bir doktor bulana kadar uğraşır. Ameliyat da sorunu çözmez. Ya eskisinden daha kötü olduğunu söyleyerek doktorlarını suçlar ya da yeni bir hastalığa, olmayan kusurlara yelken açar.

Dismorfobi denilen bu bozuklukta, beden ya da yüzde gerçekte herhangi bir kusur yoktur. Kişi kaygı verici düşüncelerinin etkisi altında; bedeninde ve yüzünde kusurlu bir organ ya da parça arar. Aslında vücudu ve yüzü; kaygılarını dile getirmek için kullandığı aracılardır. Esas sorun, gündelik hayatı içinde ve diğer insanların arasında kendini algılamasındaki yetersizlik duygusudur. Yetersizlik duygusunun ortaya çıkardığı kaygı o derece artar ki, bazen kusurlu bulduğu organ ya da vücudunun çeşitli bölgelerinin işlevselliği bundan etkilenir.

Özellikle ergenlerde ve kadınlarda daha fazla görülen bu rahatsızlık, yaşamın her döneminde ortaya çıkabilir. Kişiler umutsuzca her türlü rejimi deneyerek; akıllarındaki forma kavuşmaya çalışırlar. Buna rağmen, aynalar hiç bir zaman onlara kaygılarını dağıtacak bir şey söylemez. Onların aynaları küçük ya da olmayan kusurları büyüterek gösterir. Onlar, kendilerini her zaman çirkin ve kusurlu görürler.

Dismorfik kişiler, kendilerini sevmeyen insanlardır. İşe yaramadıklarını ve kusurları ile başka insanları rahatsız ettiklerini düşünürler. Bu nedenle insan içine karışmaktan pek hoşlanmazlar. Aile ilişkilerinde yoğun duygusal çatışmalar yaşama olasılıkları yüksektir. Bunun yanında, aile içinde "mükemmel güzellik" anlayışı değer görüyor olabilir. Dismorfik kişilerin başkaları ile sosyal etkileşime girme becerileri de düşüktür. Dış görüntünün abartılı ölçüde önemsendiği günümüz dünyası, dismorfik kişilerin kendilerini saklamaları ve hayali kusurlarını beslemeleri için kuvvetli itekleyicilerdir.

Günümüzde ne yazık ki dismorfik bozukluğu hem kadın hem de erkekte süratle artmaktadır. Ancak, dismorfik kişiler, hasta olduklarını düşünmezler. Hayal ettikleri kusurun gerçekte var olduğuna inanırlar. Dismorfik kişilerin ilaç tedavisi ve psikoterapi almaları gerekmektedir. Hastalığın çözümlemesinde grup terapileri de etkilidir. Bununla birlikte, iletişim becerilerini ve problem çözme becerilerini artırmayı sağlayan eğitimlerin de iyileşme sürecinde önemli katkısı vardır.

   1176 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Ocak 2009, Cuma   Bir şans daha
27 Aralık 2008, Cumartesi   BEKLENTİLERİMİZ VE "ONLAR"
12 Aralık 2008, Cuma   "Çift" olmayı başarmak
07 Aralık 2008, Pazar   GÖRÜNÜR OLALIM
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital