Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

SÜPER GIDALAR (II)

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Sağlıklı beslenme nelerden oluşuyor biliyor musunuz? Meyve-sebze? Az yağlı besinler? Yağsız proteinler? Bunlar doğru olsa da büyük resmin ancak küçük bölümünü oluşturuyorlar. İyi beslendiğini iddia edenler besin değeri açısından yetersiz beslenebilirken çok yiyen insanlar arasında da yetersiz beslenme, yaygın olan bir ikilemdir."

 

Dr. Steven Pratt'e ait olan bu sözler 'Süper Besinler' (Klan Yayınları) adlı kitabından küçük bir alıntı. Kendimizi gerçekten iyi hissetmemiz yolunda atılacak ilk adımın beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi olduğunu söyleyen Dr. Steven Pratt, bazı besinlerin hastalıkların oluşumunu engellemede büyük farklar yarattığını gösteren çalışmalara dikkat çekerken; sağlıklı, dinç ve hayat dolu geçirmemiz gereken süreyi yani sağlıklı ömrümüzü uzatan on dört 'süper gıda'yı sunuyor. Geçtiğimiz hafta başladığımız süper gıdalar konusuna bu hafta da aynı kitaptan alıntılarla devam ediyoruz.

 

Süper gıda (4): Yulaf, kalp dostu

 

Yulafla birlikte 'süper gıda' olarak tam buğday ve öğütülmüş keten tohumu yanında kepekli pirinç, arpa, darı, bulgur, yabani pirinç ve kuskus da kabul ediliyor. Günde 5 veya 7 porsiyon tüketilmesi önerilen bu süper gıdalardaki ortak özellik, düşük kalori oranı ve yüksek lif miktarı  gösteriliyor. Yulafın protein kaynağı olmasının yanısıra magnezyum, potasyum, çinko, bakır, manganez ve selenyum içeriğiyle kusursuz bir süper gıda olduğu ifade ediliyor kitapta. 1997'de Amerika'da Besin ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından; "yulaf ezmesi ya da yulaf unu ile zengin bir diyetin koroner kalp hastalığı riskini azalttığı" iddiasını içeren etiketin yulaf ürünlerine yapıştırılmasına izin verilmesiyle yulaf, beslenme tarihine geçmiş. İçerdiği beta-glukan lifiyle serum kolesterol düzeyini düşürmeye yardımcı olan yulafın, kan şekeri üzerindeki olumlu etkisi ise; ta 1913'lerden beri biliniyor.

 

Süper gıda (5): Portakal, savunma savaşçısı

 

      Limon, greyfurt ve mandalin gibi diğer turunçgiller de portakala eşlik ediyor süper gıda olarak. Lif, folat, limonen, potasyum, polifenoller ve pektin bakımından zengin olan portakalın en bilindik içeriği olan C vitamininin sağlıklı bir yaşam için yeterli günlük tüketimi çok önemlidir. Turuçgillerde bulunan naringin ve hesperidin adlı flavonoidlerin kanser ve diğer kronik hastalıkların ilk aşamalarından biri olan hücre değişimine engel olduğu ifade edilirken kılcal damarları da ilerleyen yaşa bağlı olarak dejenerasyondan koruduğu vurgulanmakta. Portakal liflerinin de kalp sağlığını olumlu etkilediği, kolesterolü düşürücü etki sağladığı, kitapta düşülen en önemli notlar arasında.

 

Süper gıda (6): Balkabağı, yalnızca cadılar bayramı için değil

 

      Haftada birkaç gün yarım su bardağı tüketilmesi önerilen balkabağının diğer alternatifleri; havuç, tatlı patates ve turuncu dolmalık biber. Daha çok dekoratif amaçlı kullanılan balkabağı aslında en değerli gıdalardan biri. Lif oranı yüksek ve kalorisi düşük olan bal kabağında potasyum, pantetonik asit, magnezyum, C ve E vitamini de dahil olmak üzere zengin besin ögeleri yanında çeşitli kronik hastalıkların riskini azalttığı kabul edilen alfa ve beta karotenler de var.

 

Süper gıda (7): Yabani Somon, omega-3 kaynağı

 

      Deniz levreği, konserve ton, alabalık, istiridye ve tarak balığı da yabani somon kadar süper gıdalar. Dr Pratt, haftada 2-4 kez balık tüketin diyor. Somon balığı; protein, B ve D vitamini, selenyum, potasyum ve özellikle de deniz kaynaklı omega-3 yağ asitleri içeriği ile süper gıdalar arasında yer alıyor. Yaşamsal önemi olan ve vücutta üretilmediğinden düzenli olarak gıdalarla dışardan alınması gereken omega-3 yağ asitlerinin (su ürünleri kaynaklı) en zengin kaynaklarından biridir somon balığı.

 

Süper gıda (8): Soya, alternatif protein

 

      Gerçek bir süper gıda olan soyanın ve alternatifleri olan soya sütü, tofu ve soya fasulyesinin, yararlarını görebilmek için düzenli tüketilmeleri gerekiyor. Hergün en az 15 gr soya proteininin tüketilmesi gerektiği vurgulanarak soyanın muhteşem içeriğiyle çözünür lif, mineral ve vitamin, bitkisel kaynaklı omega-3 yağ asitleri ve bizi hastalıklara karşı koruyan fitobesinler açısından zengin olduğu, kalp-damar sağlığını olumlu etkilediği, kolesterolü düşürücü ve kansere karşı da koruyucu etki sağladığının altı da çiziliyor 'Süper Besinler' kitabında.

     

Süper gıda (9): Ispanak, zengin besin değeri

 

      Alternatifleri; kıvırcık lahana, marul, çin marulu, turuncu dolmalık biber olan süper gıda ıspanağın, haftanın birçok günü 1 su bardağı buharda pişmiş olarak tüketilmesi öneriliyor. İyi bir demir kaynağı diye bildiğimiz ıspanağın aynı zamanda K, C, E ve B vitaminleri, antioksidanlar, folat, polifenoller ve çeşitli mineraller bakımından zengin olması onu süper gıdalar içinde özel yapıyor. Ispanağın, yüksek tansiyona ve kansere karşı savaşan, kalp-damar hastalıklarına karşı vücudu koruyan etkisi de bu içeriğinden kaynaklanıyor.

 

Süper gıda (10): Çay, güçlü antioksidan etki

 

      Aynı miktarda kahveye oranla yaklaşık üçte bir daha az kafein içeren siyah çayla, yeşil çayın bazen farklı bazen de ortak biyokimyasal, fizyolojik ve koruyucu özellikleri olduğunu vurgulayan Dr Pratt, sabah egzersiz yapmadan bir fincan yeşil ya da siyah çay içmeyi öneriyor. Yaklaşık otuz dk içinde kana karışan çaydaki etken madde flavonoidlerin, antioksidan etkisiyle egzersiz sırasında oluşabilecek radikallere karşı vücudu koruduğunu da özellikle belirtiyor. Çay, birçok kanser türüne karşı savaşırken, kalp hastalığı ve felç riskine karşı da vücudu destekliyor.

 

      Süper gıdalardan son dört tanesi; domates, hindi, ceviz ve yoğurtla ilgili bilgileri de gelecek haftaki sağlıklı yaşam notlarında bulabilirsiniz.

 

Sağlıkla ve bilgiyle,Keyifli pazarlar...

 

*******************

 

'Süt Paniği'

 

      Sağlık Pınarında 'Güvenli Süt' başlığıyla işlediğimiz 21 Mayıs Dünya Süt Gününün sadece iki hafta sonrasında komşumuz Rum Kesiminin sütle, hemen ardından da zehirli balıklar ve limit üstü ilaç kalıntısı taşıyan meyve sebzelerlerle ilgili ciddi bir krizle yüz yüze gelmesi gıda güvenliği konularını bir kez daha öne çıkardı.

 

      Gıda işletmelerinde ne kadar modern sistemler kurulsa da, yüzyüze gelinen risklerin gıdalarda sorunlara neden olması imkansız değildir. Avrupa Birliği normları dediğimiz gıda güvenliği sistemleri de 'sıfır hatalı' ürünlerin üretilmesini hedefliyor olsa da, zaman zaman problemler yaşanabilmektedir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı işbirliğinde hazırlığı süren Gıda Yasası'nın da temel aldığı AB Gıda Yasalarının, bu tür vakalarda tüketici için ne kadar önemli bir can simidi görevi gördüğünün somut bir örneği oldu Güneydeki süt paniği.

 

      Bu tür problemlerin yaşandığı durumlarda AB yasalarının 'izlenebilirlik' (traceability) ilkesi, bir noktada tespit edilen problemin ilgili gıdanın üretim ve dağıtım zinciri boyunca takibini de sağlar. Güneydeki gibi sütte tespit edilen aflatoksinin, aslında yemlerden kaynaklandığı ve buna maruz kalmış ürünlerin hangi satış noktalarına ulaştığı ve hatta hangi tüketicilerin bunları aldığıyla ilgili bulgulara ulaşmak, sistemin aynı zamanda insan sağlığı ve yaşamına verdiği önemin bir göstergesidir aynı zamanda. Böyle bir sistemi temel alan 'Gıda Yasası'nın artık hayata geçirilerek; ülkemizde sıklıkla duymaya alıştığımız sebze-meyvelerde limit üstü ilaç kalıntları içerdiği haberleri, hijyenik olmayan sular, sağlık koşullarına aykırı faaliyet gösteren işyerleri vb onlarca sorunlar ciddi anlamda masaya yatırılmalıdır. Bu arenada, artık insan sağlığını hiçe sayan ya da önemsemeyen gıda işletmeleriyle devletin denetim organlarının yüzleşmesi gerekmektedir.

 

      AB üyesi olan ve gıda işletmelerinde minimum hijyen koşullar zorunlu olarak sağlanan Güneyde tespit edilen onlarca sorun varken biz henüz ne standardı, ne yasası ne de sistemli bir denetim mekanizması olmayan gıda sektörünün sunduklarıyla birlikte ne yiyip içtiğimizi bilmiyoruz. Uzmanların kansere karşı beslenmede süper gıda diye tanımladığı sebze meyvelerde limit üstü kalıntı bulunuyorsa, kalsiyumun eşsiz kaynağı dedikleri sütte toksinler tesbit ediliyorsa, yaşamın en temel içeceği suda koli basili bulunuyorsa ve en acısı, biz bunların hangisiyle ne sıklıkta yüzleştiğimizi bilmiyorsak; o zaman gıdalar, yaşamlarımızda şifa değil, birer hastalık kaynağı olarak değerlendirilir ne yazık ki.

 

       Daha önce yaşadığımız gıda krizlerinden ders çıkarılmasının, Gıda Yasasının artık hayata geçirilmesinin ve gereken altyapının kurulmasının zamanıdır artık. Sağlıklı gıdaları tüketmek bu ülkede yaşayanların en temel hakkı; gıda üretim ve denetim mekanizmalarının sistemli şekilde işlerliğinin sağlanması da devletin sorumluluğu ve boynunun borcudur.

 

***********

   876 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   Aflatoksinden korkmalı mıyız?
24 Ağustos 2008, Pazar   ENERJİ İÇECEKLERİ
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !
20 Temmuz 2008, Pazar   Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?
13 Temmuz 2008, Pazar   Çikolatalı Bitkiler
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar
29 Haziran 2008, Pazar   Ç İ N Tuzu Dedikleri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital