Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
'Karar seçimlik'
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
Kime karşı alıyorsunuz?
30 milyon TL alacak var
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [2]
Kime karşı alıyorsunuz? [7]
30 milyon TL alacak var [2]
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana [2]
'Karar seçimlik' [3]
Rumların, oyunlarla hak araması sürece zarar verir [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [11]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]



Bre berber birader, gel beraber egemen olalım

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Ekim 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sicilyalı bir berber kendi köyündeki "yalnızca kendilerini tıraş etmeyen herkesi" tıraş edermiş. 'Ne var bunda?' demeyin. Bu, "siyasi egemenlik" kavramını daha iyi anlamak için kullanılan bir paradoks, yani çetrefil durumdur. Durumun karmaşıklığını ortaya çıkaran esaslı bir soru var: Berber kendi kendini tıraş etmeli mi?

Eğer berber kendi kendini tıraş ederse, yalnızca kendilerini tıraş etmeyen herkesi tıraş etmemiş olacaktır, çünkü kendini tıraş edebilen biri olarak berber kuralı bozacak ve kendini tıraş eden biri, yani berberin kendisi de tıraş edilmiş olacaktır.

Fakat, eğer berber kendi kendini tıraş etmezse, yine yalnızca kendilerini tıraş etmeyen herkesi tıraş edemeyecektir, çünkü kendisi, kendini tıraş etmeyen biri olarak, yani berber tarafından tıraş edilmemiş biri olarak kalacaktır.

Çelişkiden kurtulmanın tek yolu berberin köyün dışında yaşamasını şart koşmaktır. Kendi köyündeki yalnızca kendilerini tıraş etmeyen herkesi tıraş edebilmesi için berberin kendi köyünden kovulması gerekmektedir. İşini yapabilmesi için iş tanımındaki belirleyici koşul olan "herkes"ten kendini soyutlaması, dışlaması, yabancılaştırması esastır.

Böylece berber her gün köyü ziyaret edip, kendilerini tıraş etmeyen herkesi tıraş edecek, aynı zamanda kendi kendini tıraş edip etmemesi meselesi berberin icraatının tanımını bir mantıksal çıkmaza sürüklemeyecektir. Köyüne ait olmayarak, köyünün üzerindeki mesleki hükmünü sürdüren berber, herkes üzerinde bir etkiye sahip bir "hiç kimse", bir hayalet zanaatkar olabilecektir bu şekilde.

Siyasetçilerin hünerini, yani egemenliğin işleyişini kavrayabilmenin yolu da işte bu "çetrefil berber" örneğinden geçiyor. Berberimiz kendi köyündeki yalnızca kendilerini tıraş etmeyen herkesi tıraş ederken, siyasetçimiz "kendi ülkesindeki yalnızca kendileri için karar vermeyen herkes için" karar veriyor. Çetrefil durum ise, "siyasetçi kendisi için kararlar vermeli mi?" sorusuyla ortaya çıkıyor.

Eğer siyasetçi kendisi için karar verirse, yalnızca kendileri için karar vermeyen herkes için karar vermemiş olacak, çünkü bizzat kendisi için karar vermiş birisi olacak. Fakat, eğer siyasetçi kendisi için karar vermezse, yine yalnızca kendileri için karar vermeyen herkes için karar veremeyecek; kendisi için karar vermemiş biri olan kendisi için karar vermeyecek ve mesleğindeki noksanlığı bizzat kendisi temsil edecek.

Bu "egemenlik çelişkisi"nden kurtulmanın yolu, çetrefil berberin köyünden dışarı tuttuğu yolla bir midir? Karar verme yetisiyle büyük bir çoğunluğun hayatına yön veren siyasetçi, kişisel ilişkilerden bağımsız, ülkesinden soyutlanmış biri mi olmalıdır? Aksi takdirde, başkaları için kararlar verirken, kendisi için verdiği kararların tuzağına düşmesi, rüşvet yemesi, gücün ihtirasına kapılması, büyük biraderlere tapması, toplumuna tepeden bakması kaçınılmaz mıdır?

İşinin ehli, yönetim erbabı bir siyasetçinin herkes adına inisiyatif sahibi olabilmesi ve meslek ahlakını sapkınlık ve kalpazanlıkla lekelememesi için, hiçleşmesi, yabancılaşması, bizlerden biri olmaması, hatta olumlu bir kişiliksizliğe bürünmesi mi gerekiyor?

"Karar vermeyenler" olarak siyasetçilerimizi, çetrefil berberlerle bir tutup, memleketten kovmamızın, sürgüne göndermemizin zamanı çoktan gelip geçmiştir belki de. O zaman, kendisi için kararlar verirken, gönüllü sürgünlerle uluslararası güçlerin kapılarını aşındıran, kendi köyünün kanunlarından kendini muaf tutan ve mesleğini biçimlendiren toplumsal olgulardan hariç olup biçimsiz bir mesaiye kalan siyasetçinin iş tanımının mantıksızlıktan ve çelişkilerden ibaret olduğunu sessizce kabullenerek zaman öldürüyoruz demektir.

Yeni anayasalar, teröre karşı mücadeleler, uluslararası alanda tanınma gayretleri; bunların hepsi siyasi baskı aracı olarak kullanılmaya mahkumdurlar. Çünkü "karar vermeyenler" usturayı kendi ellerine almadıkça, egemenler tıraşı kesmeyeceklerdir... Saç sakal gibi, at izi it izi, konuşanlar havlayanlar hep birbirine karışacaktır.

   1618 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuzey Kıbrıs’ın ‘militarist kapitalizm’ ilkesi
27 Aralık 2008, Cumartesi   Evrensel aklın habercisi: Muntazar El Zeydi potinlerini niçin savurdu?
23 Aralık 2008, Salı   Alexandros Grigoropoulos’un yokluğunun dünyaya armağanı: Anarşi
13 Aralık 2008, Cumartesi   Kara kedinin lütfu: Lanetlilerin politik birlikteliği için çağrı
06 Aralık 2008, Cumartesi   60. yılında Evrensel İnsan Hakları: Niçin? Hangi insan için?
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital