Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Özgürlük meşalesi sönüyor!

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'de sigaranın yasaklanmasını kastediyorum. Müsaade edin, anlatayım. Evet, sigara içmek bireyin özgür iradesini yansıtan bir hak olamamıştır maalesef. Maalesef diyorum, çünkü birçok kişi kontrol altında tutamadıkları bir bağımlılığın kurbanı oluyorlar.

Bu kişiler sigarayı isteseler de bırakamıyorlar. Dolayısıyla içtikleri meret bağımsızlıklarını simgeleyebilecek bir faaliyetin parçası, bir özgürlük hakkı olamıyor. Örneğin, isyankar gencin bağımsızlığını ilan etmek adına edindiği sigara alışkanlığı, bir ömre yayılan bir çocukluğa dönüşüyor.

Yasak ve zehirli bir şeyle ilişki kurma maceraperestliği, basit ve nihayetinde manasız bir tüketim ürünü karşısındaki mazlumluğa dönüşüyor. Otoriteden bağımsız olma arzusuyla, nikotine bağımlılık göze alınıyor. Bu yüzden, bu kişiler (şaşkın tiryakiler) söz konusu olduğunda, sigara içmek bir özgürlük değildir, çünkü sigara içenin kendisi özgür değildir.

Etrafındakilerin sigara "içmeme" özgürlüğünü kısıtlamadan kendi sağlığına zarar vermek, intiharla flört etmek isteyip "kendim ettim kendim buldum" diyebilecek iradeli insan sayısı da çok azdır. Sigarayı bir saplantıya dönüştürmeyip, keyfince istediği zaman içen, istediği zaman kesen insan da çok azdır.

Bar ve pub ortamlarının ayrılmaz ikilisi alkollü içki ve sigarayı birbirinden ayıracak olan sigara yasağı, en çok bu iradeli insanları ve kendi keyfinin bilinçli kahyası bar sevdalılarını üzeceğe benziyor.

Sigara yasağını destekleyenlerin zaferiyle sonuçlanacak bir süreç bu. Ciddi sağlık sorunları dolayısıyla pasif içicilikten haklı olarak sakınmak isteyen insanlar bu savaşı kazanacaklar.

Fakat bu savaşın haksız galipleri de var. Sigara içenlerle empati kurmaktan yoksun, diyalog düşmanı, devletin her işe el atmasından hoşnut, otoriter, sigaranın kişinin en serbest özel alanında (evinde, odasında) veya en özgürlükçü kamusal alanlarda (açık havada, şehir meydanlarında) bile yasaklanmasını talep edebilecek tipler de var. En diktacı sigara yasağının bile yolunu açmaya hazır olan bu bunak ruhlar neyi kaybediyorlar, neyi kaybettiriyorlar?

Ölüm korkusuyla yüzleşmeyi sağlayan bireysel özgürlüğü, trajik farkındalığı kaybediyorlar, kaybettiriyorlar. Sigara, başkasına zarar vermeden özgürce içebilen için, bir özgürlük meşalesi olabilmektedir. Çünkü kendisiyle bir iç

diyalog kurabilmiş birey, yalnızca kendi sağlığına bilinçli bir şekilde zarar vererek sigara içerse, fani bir dünyada yaşadığını, ölümlü olduğunu, hayatın dakika dakika sona yaklaştığını kolayca kabullenebilir; bugünkü işini yarına bırakmaması gerektiğini, hala nefes alabildiği için şanslı olduğunu anlayabilir; bu dünya üzerinde kısıtlı zamanda yapabileceklerini, ölüm korkusunu birkaç dakikalık tütün tüketimi sırasında sorgulayarak bireysel mutluluğunu nerede nasıl bulabileceğini sorgulayabilir.

Evet, sigara içmeye bu tarz entelektüel ve derin bir anlam kazandırmaya çalışmak eşeklik olabilir. Fakat, "niye sigara içiyorsun?" sorusuna estetik, felsefi veya espritüel bir yanıt vermek ("dumanın dalgalanması çok hoşuma gidiyor" veya "öleceğim günü 2027 senesine çekmeye çalışıyorum" gibi), "tiryakiyim" veya "alışkanlık işte" gibi kimyasal kaçınılmazlık senaryoları yazan şapşallıkla kıyaslandığında, çok kaliteli bir eşekliktir.

Akıllı, düşünceli ve kültürlü insan için, yani içmemesi talep edildiğinde sigarasını söndürme nezaketini gösterebilen, içmek istediğinde ise ölümü ağzında tatmayı, dumanda görmeyi tercih eden için, sigara içmek gerçek bir özgürlüktür. Çünkü bu insan, değerli bir azınlığı temsil etse de, bir fırtta hayatın sonluluğunu farkedebilme, kül tablasına yığılmış izmaritlerle de trajedinin kaçınılmazlığını kavrayabilme şansına sahiptir. Bu kavrayış, "her canlı ölümü tadacaktır", "ölüm Allah'ın emri" gibi arabesk bir farkındalık olmamalıdır. Daha medeni olmalıdır. Ölümün kesinliği karşısında, hayatı kutlamaktan başka şansımız olmadığını bildiren bir festival şarkısı gibi.

Çünkü, hayat sıkça yolunda gitmez, muhakkak asap bozar; tıpkı şehrin işlek caddesinde yürürken ters yönde esen bir rüzgardan ötürü bir saniyeliğine olsa da solumak zorunda kalabileceğiniz bir sigara dumanı gibi. Özgürlük meşalesini kendi kaderini tayin etme hakkı çerçevesinde yakan insanlara düşman kesilenler de bu kaza dumanı için çıngar çıkarabilenlerdir zaten. Hayata düşmandırlar.

Hayatı kutlayan sigara içicilerine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sigara, tarafından içilen tiryakileri ve sigara yasakçısı Azrail özentilerini de kınıyorum. Aşırılıklarıyla gündelik yaşama resmi diktayı davet ettikleri için...

   1283 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik
25 Ekim 2008, Cumartesi   Özür kabahatten büyük olamaz: ‘Muhtaç’ bir insanlık savunusu
18 Ekim 2008, Cumartesi   Enternasyonalizm öldü mü?
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?
20 Eylül 2008, Cumartesi   Başbakan'a tenis tadında din dersi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital