Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Kıbrıslı kadınlar erkeklerini özgür bırakmalı
Cezaevi büyük dert
Kutlay Erk'in babası için AİHM&'de dava dosyalandı
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk
Genç uyuşturucu zanlıları 4 gün daha tutuklu
Yıkılan köyleri için AİHM'e gittiler
Özgür ve Miroğlu anıldı

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'den Mamas'a

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Ağustos 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bizim memlekette pek az kişi bilir ama Kıbrıs'tan George Weller de geçti. Çok yetenekli bir gitarist ve romancı olan oğlu Anthony Weller benim ve ailemin yakın dostu olduğundan biliyorum. Birkaç yıl önce adayı ziyaret ettiğinde, Anthony bize meşhur savaş muhabiri, babası George Weller'in 1960'lı yıllarda Kıbrıs'a dair Chicago Daily News için yazdığı haberlerin kopyalarını getirmişti.

George Weller, 20. yüzyıl Amerikan gazeteciliğinin efsane isimlerinden biriydi. 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin Nagasaki'ye atom bombasını atmasının ardından bu cehennem şehire ilk giren yabancı muhabir Weller olmuştu. 6 Eylül 1945 tarihinde, Amerikan ordusu tarafından yasaklanmasına rağmen, gizlice Nagasaki'ye girdi ve bölgedeki Japon yetkililere kendisini Albay Weller olarak tanıtarak rahat rahat muhabirlik sanatını icra etti. Amerika'daki gazetesine yıkım, hastalıklar ve savaş esirleri hakkında haberler yollamaya başladı.

Haberlerdeki birtakım "politik gerçekler" elbette rahatsız ediciydi. Dolayısıyla ordu, daha doğrusu dönemin Pasifik'teki ABD ordularından sorumlu komutanı, General MacArthur, Weller'in yolladığı bütün haberlerin sansürlenmesini sağladı. Sansür 60 yıl sürdü. George Weller'in ölümünden üç yıl sonra, 2005 yılında Anthony, babasının dosyaları arasında bu haberleri buldu ve bir kitap haline getirdi.

İkinci Dünya Savaşı'nın beş kıtaya yayılmış katliamlarına birinci elden tanıklık eden George Weller, Kıbrıs'ın "sıcak" yıllarını da yaşadı. Kanıksadığımız ve neredeyse ezberlediğimiz bir tarihsel döneme dair oldukça ilginç yorumları var Weller'in. 12 Ocak 1960 tarihli haberinde Kıbrıs'ta tanıştığı Türk gazetecilerin hayatlarından çıkarsadığı bir sonuç var ki okurken acınacak hale gülmek zorunda hissediyorsunuz kendinizi: "Genç bir muhabir bir Türk gazetesi için çalışmaya başlarsa, muhabirin ailesi evlatlarının valizini sürekli hazır tutmalı, çünkü o muhtemelen bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacak: Hapishaneye. Gazeteci tutuklamak Türkiye'de bir spor, tıpkı Amerikan televizyonundaki göstermelik, hileli güreş gibi. Yarışmacıların görünüşünden yarışmanın sonucunu anlayabilirsiniz."

Weller, Türkiye gazeteciliğine dair bu satırları, 1950'li yıllarda 8 yıl içerisinde yaklaşık 860 gazetecinin tutuklandığını öğrendikten sonra yazmıştı. 13 Şubat 1960 tarihli haberinde ise, yeni tasarlanmış Kıbrıs Cumhuriyeti'ni "gerillalardan oluşan bir bakanlar kuruluna sahip ölü doğmuş bir cumhuriyet" olarak tanımlama sağduyusuna sahipti. Weller'in bu tarihsel sağduyusu, "Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki haklarımıza sahip çıkalım" diyen günümüz Kıbrıslı Türk'ünün, gerillaya madalya, ölüye hayat öpücüğü vermeyi göze alabildiğini düşündürmeli aslında.

19 Ocak 1960 tarihli haberin başlığı ise, "Artık Vergi Kaçakçılarının Koruyucu Meleği Var". 3. yüzyılda Roma'ya vergi vermeyi reddeden bir keşiş olarak ünlenen Aziz Mamas'ın kilisesi Güzelyurt'ta bulununca, Weller bu efsanevi vergi kaçakçısının hikayesini aktarmıştı.

Vergilerini ödemediği için bir Roma valisinin emri üzerine tutuklanan Aziz Mamas zindana götürüldüğü sırada, aslandan kaçan bir kuzu ormandan fırlayıvermiş. Mamas kaçan kuzuyu kollarına almış ve ardından hırçın aslanı da anında evcilleştirmiş. Haliyle, Mamas'ı tutuklayan muhafızlar şaşkınlıktan donakalmışlar. Mamas da böylece eğittiği aslanın üzerine atlayıp (bir nevi tarih-öncesi He-Man) hemen Roma valisini ziyarete gitmiş. Vali, azizi o halde görünce, hem Mamas'ın ödemesi gereken vergileri iptal etmiş, hem de Mamas'a vergiden ömür boyu muafiyet tanımış.

Weller'in haberi yine günümüze, vergilerden bunalan Kıbrıslı Türk'e sesleniyor. Mamas'ın tarihsel örneğine, geleneğine sahip çıkıp, kucağına kuzuyu, altına aslanı alacak yiğit vergi kaçakçıları türeyecek mi acaba, KKTC topraklarında? Hoş, bizim buralarda aslan yok, ama aslan kostümü giymiş kuzu çok, ve hepsi de kucağa alışmış. Yine de farz edelim ki yurdum insanı aslanı buldu ve eğitti, kuzuyu da bir güzel kucakladı, peki Roma valisine denk düşen makamın karşısına çıkabilecek mi? Dahası, Roma nerede, vali kim, kestirebilecek mi? Yoksa yine sonucu belli, hileli bir güreş mi tutacak? Yarışmacıların görünüşünden yarışmanın sonucunu anlayabilirsiniz. Bu sebepten, valizleri hazır tutun.

   725 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik
25 Ekim 2008, Cumartesi   Özür kabahatten büyük olamaz: ‘Muhtaç’ bir insanlık savunusu
18 Ekim 2008, Cumartesi   Enternasyonalizm öldü mü?
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?
20 Eylül 2008, Cumartesi   Başbakan'a tenis tadında din dersi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital