|
Asgari Ücret Komisyonu'nun son toplantısı, işçilerin 'Allah'a emanet' olduklarını gösterdi.
İşveren temsilcilerinin ülkedeki yaşam koşullarından uzak yaklaşımı alışılagelmişliğini sürdürürken, hükümet de uzlaştırıcı misyonunu yerine getirmedi. Ama en acısı, komisyonda işçi tarafını temsil eden Hür-İş de asgari ücretin aynı kaldığı toplantı sonuçlarını kabullenmiş görünmesidir.
"Taraflar anlaşamadı, asgari ücret aynı kaldı..." Ülkede binlerce kişiyi, yani en kötü koşullarda yaşamını devam ettirmek zorunda kalanları yakından ilgilendirecek kararı üretmesi gereken komisyon sadece bu cümleyi üretti.
Halkın gelirinde ciddi bir artış olduğunu söyleyen Başbakan, bu kadar zammın az geldiği ve bu halkın yeni zamları kaldırabileceği mesajı verdiği bir ortamda, ülkede zamlar için eylemler yapılırken, her gün artarak devam eden zamlar karşısında daha da ezilen asgari ücretliye karşı izlenen bu tavırla, "siz aç kalın" deniliyor. Bu hangi vicdana sığıyor? Komisyon toplantısında masa etrafında oturanlar ve temsil ettiklerinin vicdanı bunu kaldırıyor görünüyor...
Komisyon toplantısındaki bazı ifadeler tartışmaya açılarak, gerçekle bağdaşmayan ve sorunun çözümüne katkı koyma niyetinin olmadığını gösteren anlayışlar gözler önüne serilebilir.
2008 yılının ilk asgari ücretinin belirlendiği 27 Aralık 2007 tarihindeki toplantının ardından konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Adem, Asgari Ücret Yasası'nda gerekli yasal değişikliklerin süratle tamamlanarak, bir sonraki asgari ücretin, daha katılımcı, demokratik ve bilimsel verilere dayalı tespitinin sağlanacağına vurgu yapmıştı. Tıpkı, son asgari ücret toplantısında söylediği gibi...
Bakan Adem, 25 Temmuz 2008'de yapılan ve işçinin aleyhine sonuçlanan son Asgari Ücret Komisyonu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada da, yine bir sonraki dönemi işaret ederek 1 Ocak 2009'da asgari ücretin yeni kriter ve usuller çerçevesinde belirleneceğini kaydedip, beklentiyi ileriye itti. İnşallah bu son temenni olur...
Komisyonun yıllardır belki de değişmeyen tek üyesi olan İşverenler Sendikası Başkanı Hasan Sungur, asgari ücretin değişmemesi iddiasını savunmaya geçerken, ülkedeki ekonomik duruma dikkat çekmek amacıyla kullandığı argüman iyi niyetten yoksun olduğu konusunda kendisini ele veriyor. İnşaat sektöründeki kriz nedeniyle sektörün darboğazda olduğundan, asgari ücretin artırılmamasını uygun gördüklerini belirten Sungur, asgari ücretin sadece inşaat çalışanlarına caiz olduğunu da ilan ederek, ülkede her sektörde asgari ücretlilerin olduğunu ya göz ardı etti, ya da ülke gerçeklerinden haberdar olmadığı konusunda kendisini ele verdi.
Sungur'un üzerinde çok şeyler yazılabilecek tek cümlelik açıklamasındaki ikinci vurgu, asgari ücretin inşaat sektörünün şartlarına göre belirlenmesidir. Bugün çöküş olduğu için asgari ücretin yükseltilmesini uygun görmeyen aynı anlayış, neden referandum sonrası inşaat patlaması yaşandığında asgari ücrette de aynı paralelde bir artış talep etmedi?
Kazananın, işveren olduğunu söylemenin ötesinde bir şey üretmeyen Hür-İş ise, Asgari Ücret Komisyonu'nda işçiyi savunamadı ve toplantı sonrası da 'kabuğuna çekildi' izlenimi vererek bu sorumluluğu üstlenemeyeceğini gösterdi.
Yapılması gereken, yeni bir toplantı yapılarak en azından hükümet ile işçi tarafının konsensüse varıp, yeni asgari ücretin belirlenmesi olur.
Ülkedeki gerçekler ışığında asgari ücretin sabit kalması büyük bir haksızlık değil mi?
Petrol fiyatları düştü, zamlar geri alınmayacak mı?
Dolly kasırgasının etkisiyle uluslararası alanda petrol fiyatlarının tavan yapması, akaryakıt ve elektrik zammının gerekçesi olarak gösterildi.
Bu sütunlarda petrol fiyatlarına bağlı olan zamların kaçınılmaz olduğu ifade edilirken, petrol fiyatlarının düşmesi durumunda, zam yapılan ürünlerin fiyatlarında bir değişiklik olup olmayacağı da takibe alındı.
Tahminlerde yanılma olmadı. Petrole bağlı zam yapanlar, petrol fiyatlarında meydana gelen düşüş oranında zamlarda yeni düzenlemeye gitmedi.
Zamma tepkide 'doz' anlaşmazlığı
Annan Planı öncesi ve referandum sürecinde Kıbrıs'ta çözüm için verdikleri mücadeleyle tarih yazan sivil toplum örgütlerinin birbirlerine karşı tahammülsüzlüğü hat safhaya ulaştı.
Tepkinin dozunda meydana gelen anlaşmazlıklar, ardı arkası kesilmeyen zamlara karşı tepkinin bile iki kulvarda yürütülmesine yol açtı. Zamlar karşısında sert tepki vermek isteyen sivil toplum örgütleriyle, eleştirinin sertleşmesinden rahatsız olan örgütler farklı kulvarlarda zamlara tepki gösterecek!
Bir yandan okulların açılmamasını gerektirecek derecede ağırlaşacak tepkilere karşı, diğer yandan 16 örgüt gelecek hafta içinde zamlara karşı yapacakları eylemi programlayacaklar.
Halkın yaşam koşullarını gün geçtikçe daha da zorlaştırılan zamlara karşı en doğru tepkinin ne olacağını gelecek haftadan itibaren göreceğiz!
'Faiz'e el atılmazsa ciddi sorunlar kapıda
Mağduriyetlerin yeni sivil örgütlenmeler doğurduğu ülkemizdeki son girişim olan Faiz İnisiyatif Grubu, yasal boşluğun bir uzantısı olduğu belirtilen faizlerle ilgili yasal düzenlemeye gidilmesi için kampanya başlattı.
Hemen hemen herkesin özellikle ev ve araba gibi ihtiyaçlardan dolayı bankalara borçlu olduğu ülkemizde, kredi alma sürecinde çektikleri işkencenin ardından, her yılbaşı da bankanın kendileri için biçeceği yeni faiz oranının endişesini taşıyor.
Her yılbaşında acaba yeni oran ne olacak stresi ve yılbaşında karşılaşılan gerçek, mahkemelerde yeni davalara dönüşürken, yeni yıkıntıların yolu açılıyor.
Fahiş faiz oranlarına yargının da müdahale etmesi beklentisi yanında, halkını koruması gereken devletin ise başlatılan bu kampanyaya kulak vermesi dileğiyle...
Yarım Porsiyon Aydınlık
Her zamanki köşenizde
Her zamanki barınızın
Önünüzde viski ve havuç
Ve bir eliniz çenenizde
Kaşınız hafifçe yukarıda
Bakışlarınız ne kadar bilgiç
Hiçbir şey üretemeden
Sadece eleştirirsiniz
Sinemadan siz anlarsınız
Tiyatrodan, müzikten
Heykel, resim, edebiyat
Sorulmalı sizden
Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz
Ama ekonomi, politika
Karılarınızı döverken siz
Ne kadar bilimselsiniz
Bu yaz yine güneydeydiniz
Bol rakı, güneş ve deniz
Her şey bir harikaydı
Ancak yerli halkı beğenmediniz
Burda da, orda da o aynı barlar
Hep o aynı yarım porsiyon aydınlık
Aynı çehreler, aynı laflar
Vallahi hiç değişmemişsiniz
Cem KARACA
|