Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"Kırmızı çizgiler" açıklanırken, geriye ne kaldı ki!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

24 Nisan Annan Planı Referandumunun 4'üncü yıldönümünü de gerilerde bıraktık. Ne beklentiler vardı o günlerde?..

Mübarek plan sanki de ekmek kadayıfı idi...

Uğruna ne ağıtlar yakıldı, ne 'barra'lar çekildi?.. Akan dolarlar ve Euro'ların haddi hesabı yoktu!..

Tüm bunlara karşın Rum tarafı ikna edilemedi ve 'hayır' dedi. Hem de yüzde 76 oranında...

Annan Planı'nı dahi kabul etmeyen bir zihniyet bugün değişti mi diye bakıyoruz da, bir anlam veremiyoruz.

Keşke verebilsek!..

Teknik komiteler ve çalışma grupları dün toplanırken, Rum yönetimi dışişleri bakanı Markos Kiprianu'nun, Rum tarafının 'kırmızı çizgileri'ni resmen açıklaması, niyet, amaç ve hedeflerin değişmediğine ilişkin görüşlere haklılık kazandırmaktadır.

"Çözümden ortaya çıkacak yeni devlet, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olmalı" diyen Kiprianu'nun, neyi murat ettiğinin göstergesidir.

Kiprianu, garantiler konusunda da şunları ifade ediyor:

"Müzakereler başlamadan önce kartlarımızı açmamız doğru olmaz. Ancak üçüncü ülkelerin garantisine ihtiyaç duymak AB üyesi devlet için kabul edilemez ve hakaretamiz olur. Neyi garanti etsinler? Avrupa vatandaşlarının güvenliğini mi? Garantiler konusu mazi oldu."

Markos Kiprianu ayrıca teknik komiteler ve çalışma gruplarının işinin, Kıbrıs sorununun çeşitli yönleri üzerinde anlaşmak değil, meseleleri not edip alternatif öneriler üretmek olduğuna işaret etti, 21 Mart Anlaşması'nın, 8 Temmuz Anlaşması'nın devamı olduğunu kaydetti.

Rum tarafının, AB üyeliğini nasıl elde ettiğini bilmeyen yoktur. Özellikle garantör ülkelerden İngiltere'nin bu konuda nice çabalar harcadığı ve 'yeşil ışık' yaktığı da açıklanmıştı. Hal böyle iken, sırf AB üyesi oldu diye, Rum yönetiminin, garantiler konusunu sulandırmaya, oluşturulan yeni durumlar karşısında işine geldiği şekilde tavır almaya hakkı olabilir. Ancak meseleye taraf olan Kıbrıs Türk halkının da bu konudaki düşüncelerine hak vermek, saygı duymak gerek.

Kıbrıs sorunu daha çözüme kavuşmadan, taraflardan birinin AB üyeliğini kazanması, garantiler konusunda böbürlenmesini gerektirmez. Çünkü sorun iki taraf arasındadır ve taraflardan biri de AB üyesi değildir. Bunu görmezden gelerek, garantörlük olayının kabul edilemeyeceğini öne sürmek, hatta ortaya çıkacak yeni devletin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olması gerektiğini vurgulamak, daha başlangıçta müzakere masasının altına dinamit yerleştirmek değil de nedir?..

Böyle bir durumda teknik komiteler ve çalışma grupları neyi görüşecek, konuşacaklardır?.. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum yönetimi başkanı Dimitris Hristofyas neyi konuşacaklardır?.. Çözümden sonra ortaya çıkacak devlet, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olacaksa, bunca yıldır niye beklenmiş, niye mücadele edilmiştir?.. Tamamen Rumların egemenliğinde olan cumhuriyete iltihak veya yama olmak için mi?..

Bir başka deyişle acaba daha başlamadan yeniden yıllar öncesine mi dönüyoruz?.. Rum liderliği, Kıbrıs Türk halkının bu kadar aciz durumda olduğunu mu sanıyor?.. Herhangi bir çözüm için el etek öpmekte olduğunu, yalvarıp yakardığını, Hristofyas'ın ayaklarına kapandığını mı sanıyor?..

"Olsun da nasıl olursa olsun" mantığıyla konuya yaklaşımın hiç de sağlıklı olmadığı bilinmelidir. Devamlı surette Rum tarafının arkasını sıvazlayarak, onu tek taraflı üye yaparak, sorunu daha da karmaşık hale getirenler, hatalarını ve yanlışlarını örtbas edebilmek için Rumların istemi doğrultusunda bir uzlaşmayı destekleyebilirler. Teşvik de edebilirler. Ancak bilinmelidir ki, herhangi bir empoze çözümün yaşama şansı pek yoktur. Annan Planı'nın hazırlayıcılarından İngiltere'nin eski Kıbrıs Özel Temsilcisi Sir David Hanay da bu gerçeği geçenlerde vurgulamak durumunda kalmıştı.

Bu durumda hem Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a, hem de Türkiye'ye düşen görevler de vardır. Madem ki, Rum dışişleri bakanı Markos Kiprianu, Yunan Haber Ajansı'na verdiği demeçte, Rum tarafının 'kırmızı çizgilerini' açıklamıştır, KKTC'nin de Kıbrıs Türk tarafının 'kırmızı çizgileri'ni açıklaması gerekmez mi?.. Sanırız bu görev daha çok Kiprianu'nun muhatabı olan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı'ya düşmektedir.

KKTC'nin bu süreçte kırmızı çizgilerinin ne olduğunu, ne olmadığını bu halk bilmek istemektedir ve bu da gayet doğal bir haktır. Daha ne diyelim?..

   401 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital