Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Devlerden "tık" yok: 0-0
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Yine su meselesi...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

'Barış suyu'nu sanırım ilk yazanlardanız. Hatta bunun, oluşturulan teknik komitelerden birinin gündem maddeleri arasına niye konulmadığını soran, konulması gerektiğini savunanlardanız.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca'nın, konuya ilişkin açıklamasından sonra, doğru bir karar verildiği şeklinde hükme varmamak elde değildir.

Su konusunun teknik komitelere Türk tarafınca getirildiğine ve Rum tarafının ilk tepkisinin olumlu olduğuna işaret eden Erçakıca, Türkiye hükümeti yetkililerinin de, getirilecek suyun Rum halkıyla paylaşılmasına karşı olmadığını belirtti. "Türkiye'den sağlanacak suyun Kıbrıs Rum halkıyla paylaşılmasında biz de bir sakınca görmüyoruz. Tam tersine fayda görüyoruz" diyen Erçakıca, 1960 Garanti sisteminin devamından yana olunduğunu da vurguladı.

Küresel ısınmanın adamızı da etkilediği gerçeği çeşitli vesilelerle ilgili makamlarca dile getirilmiş, kendi çapımızda neler yapılması, ne gibi önlemler alınması gerektiği de ortaya konulmuştu. Hala daha bu konuda öneriler yapılmakta, görüşler belirtilmekte, yumurta kapıya gelince vatandaşların bilinçlendirilmesi yönünde adımlar atılmaktadır.

Burada esas olan, kullanım suyu veya tarımda kullanılan sudur. Bir bakanın, "suyu için ama doyasıya içmeyin" şeklindeki sözleri çeşitli çevrelerde espri konusu olurken, ikisini birbirinden ayırmak gerek. Zaten genelde içme suyu artık satın alınmaktadır. İsteyen istediği suyu alabilmekte, dilediği gibi de kullanmaktadır. Kimsenin bu konuda bir diyeceği olamaz. Para da onun, keyif de!..

İster yerli su içer, ister Türkiye'den ithal edilen suyu...

Önemli olan çiftçinin, hayvancının, üreticinin ihtiyacı olan suyun bulunabilmesidir. Ada topraklarında yaz aylarında da yeşilin fışkırmasıdır. Her yıl dikilen binlerce fidanın boy atması, gelecek nesillere yemyeşil bir vatan bırakabilmektir. Bunun başarılabildiği gün herkes görev ve sorumluluğunun yerine getirilmesinden huzur duyacaktır.

Burada Kuzey-Güney ayırımı yapmaksızın tek çare, Türkiye'den su getirilmesidir. Biz bunu uzun zamandan beri dile getirenlerden, savunanlardanız. Her ne halse o proje yıllardan beri gerçekleştirilememiştir. Ancak şimdilerde kuraklığın tehlikeli boyutlara ulaşması ve Rum kesiminden de bu yönde sesler işitilmesi, dahası gündem maddesi olarak ilgili komitede ele alınması memnuniyet vericidir.

Bu hususu tam 15-20 yıl kadar önce Lefkoşa'nın Rum kesimindeki Amerikan Büyükelçiliği'nde bir grup Türk ve Rum gazetecinin katıldığı yemekli toplantıda dile getirmiş ve suyun kaderimizi dahi değiştirebileceğini söylemiştim. Belki de su sebep olur ve Kıbrıs sorunu da halledilebilirdi. Bilemeyiz.

Bu konuda Kıbrıs adasını çevreleyen ülkeler arasında tek alternatif Türkiye'dir. Hem su kaynakları, hem de mesafe açısından. Ne Yunanistan'dır, ne Suriye, ne de Lübnan ve İsrail!..

Hani derler ya, 'kelin ilacı olsa kendi başına sürer', Türkiye dışındaki diğer ülkelerin de durumu böyle.

Eğer BM, AB ile İngiltere ve ABD, Dünya Bankası, IMF, ayrıca uluslararası finans kuruluşları gerçekten Kıbrıs Türk ve Rum halkına yardımcı olmak, dolayısıyla sorunun çözümüne katkıda bulunmak niyetinde iseler, taşın altına ellerini koyarlar. Nihayet bu, Kıbrıs'ın ve Kıbrıs'ta yaşayan iki halkın ortak sorunudur.

Gelinen aşamada bu konuda Rum tarafında da akılcı görüş ve düşüncelerin giderek artması sevindiricidir ve olumlu gelişmelerdir.

Özellikle yaz aylarında Mesarya Ovası'nı bir baştan bir başa geçerken, suya olan gereksinimin önemi çok daha iyi görülmekte, anlaşılmaktadır. Gelişen teknoloji de, geçmişte imkansız gibi görünenleri, şimdi daha da kolaylaştırmış, imkan dahiline sokmuştur.

Konu artık en üst düzeylerde ciddiyetle ele alınmalı ve adım atılmalıdır.

 

   649 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..
20 Kasım 2008, Perşembe   'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranmaktan vazgeçelim artık!
19 Kasım 2008, Çarşamba   AB garantisi, öyle mi?..
18 Kasım 2008, Salı   Cemil Çiçek'ten biraz olsun ders alır mısınız?
17 Kasım 2008, Pazartesi   Ondan bundan... Ahde vefa bu mudur?..
16 Kasım 2008, Pazar   Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...
15 Kasım 2008, Cumartesi   Gaziler diyarı KKTC, yıkılmadı, ayaktadır!...
14 Kasım 2008, Cuma   'Yabancı' işçi konusu ve üretenlerin beklentileri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital