Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Devlerden "tık" yok: 0-0
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Talat, oyuna mı getirildi, yoksa; bile bile mi lades oldu?..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Temmuz'un ilk günü Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında yapılan görüşmede, ortaya çıkan fotoğrafın en alasını şimdiye kadar çizen Rum Sözcü Stenanos Stefanu oldu.

Stefanu, Hristofyas'ın 'tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik' sahibi Kıbrıs'ı netleştirdiğini, bunu ortak açıklamaya koydurtmayı başardığını söyledi.

Dahası, Rum lider Hristofyas'ın bugüne kadar başka hiçbir Kıbrıslı Türk liderin kabul etmediği tek egemenliği Talat'a kabul ettirme başarısını gösterdiğini belirtti.

Bu ifadeler, Talat'ın oyuna getirildiği veya bile bile lades olduğunun göstergesi değil midir?.. Stefanu daha ne desindi?..

Amma 'glabbiye' getirildik ha!..

İlk günden Rum Lider Hristofyas'ın, AB ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi ülkelerin büyükelçilerine hitaben yaptığı konuşmalarda, "siz Talat'ı bana bırakın, Ankara'ya bakın" şeklindeki sözlerinden bir şeyler sezinlemiştik. Daha doğrusu Hristofyas, bundan daha açık konuşamazdı ki!..

Bu güne kadar hiçbir Kıbrıslı Türk liderin kabul etmediğini Talat'a kabul ettirebilmek, elbette Rum tarafı açısından büyük bir başarı, Türk tarafı açısından da büyük bir hezeyandır, fiyaskodur.

Acaba Talat, bunu kendi isteğiyle mi yapmıştır, yoksa bir dayatmanın sonucu mudur?.. Bunların da Kıbrıs Türk halkı tarafından bilinmesi gerekir. Ortada gizli saklı bir şey kalmamalı ve şeffaflık politikasına uyum sağlanmalıdır.

Eğer bu işin arkasında Yunan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile görüştükten sonra, "Talat'ın arkasındayız" diyen TC Dışişleri Bakanı Ali Babacan varsa, o da bilinmelidir. Eğer Başbakan Erdoğan -Kıbrıs konusuyla bu günlerde pek ilgilenemezse de- varsa o da bilinmelidir.

Çünkü Ankara'dan gelen mesajlar değişik türdedir. Özellikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Meclis Başkanı Köksal Toptan, adada Türk tarafının egemenliğinin son derece önemli olduğuna işaret etmişler, hatta iki devletli çözümden söz etmişlerdir.

Yoksa; Sn. Talat, Ankara'nın dışında bazı güçlerin oyununa mı gelmiştir, AB veya ABD'nin ikna veya empozeleri mi söz konusu olmuştur?.. Talat baskı altına mı alınmıştır?.. Ne gibi vaatler karşılığında Hristofyas'ın masaya sürdüğü 'tek egemenlik' önerisine 'evet' denilmiştir?..

Vaziyet son derece ciddidir ve Stefanu'nun açıklamasından sonra daha bir önem arzetmektedir. Çünkü ortak bildiriye de konulmuştur.

Halbuki Talat'ın savunduğu 'egemenlik iki halktan kaynaklanır' şeklindeki ibare, Hristofyas'ın istemi üzerine ortak açıklamaya konulmamış ve böylelikle Hristofyas bir puan daha elde etmiştir.

Lefkoşa'da ve Ankara'da yapılan açıklamalar çelişkilerle doludur ve bundan dolayı şimdiye kadar perde gerisinde nelerin olup bittiği halka açıklanmalıdır.

Bunca badirelerden geçmiş, bunca haksızlıklara uğramış olan, hala da ambargolar altında ezilen Kıbrıs Türk halkının, bunca yıldan sonra, eskisinden daha sağlam olması gereken bir uzlaşmaya son derece ihtiyacı varken, tam tersine bir uzlaşmaya boyun eğeceğini kimse beklememelidir.

Hristofyas ile Talat'ın BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon ile görüşmelerinden sonra nasıl bir yöntem izleneceği herhalde açıklığa kavuşacaktır. Ancak henüz yolun başında olunmasına rağmen hep veren taraf olmanın ezikliğini de hissetmemek elde değildir. Ezik olmak için sebep nedir, onu da anlamak mümkün değildir. Niye boynumuz bükük olsun, niye kaybeden taraf biz olalım?..

Evet; karşılıklı müzakerelerde bir tarafın tümden kazandığı, öteki tarafın da tümden kaybettiği görülmüş değildir. Nihayet karşılıklı al-ver sistemiyle bir sonuca varılabilir. Ama şu ana kadar bizim ne aldığımız belli değil ki!..

Yaşamsal konularda verir ve karşılığında ıvır zıvır alırsanız, sonunda hep kaybeden taraf olursunuz ki, bunun da bedeli ağır olur!..

Rum tarafı masa başından kaçmasın, aman müzakereler kesilmesin diye taviz verecek olan taraf hep biz olacaksak, bu müzakerelerin ne anlamı kalır!..

   522 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..
20 Kasım 2008, Perşembe   'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranmaktan vazgeçelim artık!
19 Kasım 2008, Çarşamba   AB garantisi, öyle mi?..
18 Kasım 2008, Salı   Cemil Çiçek'ten biraz olsun ders alır mısınız?
17 Kasım 2008, Pazartesi   Ondan bundan... Ahde vefa bu mudur?..
16 Kasım 2008, Pazar   Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...
15 Kasım 2008, Cumartesi   Gaziler diyarı KKTC, yıkılmadı, ayaktadır!...
14 Kasım 2008, Cuma   'Yabancı' işçi konusu ve üretenlerin beklentileri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital