Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Kıbrıslı kadınlar erkeklerini özgür bırakmalı
Cezaevi büyük dert
Kutlay Erk'in babası için AİHM&'de dava dosyalandı
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk
Genç uyuşturucu zanlıları 4 gün daha tutuklu
Yıkılan köyleri için AİHM'e gittiler
Özgür ve Miroğlu anıldı

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki niye değerlendirilemiyor?..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Ekim 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hemen her gün bu köşede gündemdeki konuları irdelemeye çalışıyoruz. Siyasi, ekonomik, sosyal içerikli konuların ve de sorunların biteceği yok!.. Amaç; daha iyiyi bulmak, daha güzele ulaşabilmek ve sorunlardan soyutlanmış bir ortam yaratabilmektir. Bizler uyarılarımızı yaparken, elbette samimi, yapıcı ve de tarafsız davranmak durumundayız.

Bunlar dikkate alındığında, okuyucudan çok sayıda gelen isteklere, dilek ve temennilere de yer vermek mecburiyetindeyiz. Esasen zenginliğimiz okuyucularımızdır.

Bu çerçevede sadece Gazimağusa'nın değil, fakat KKTC'nin tanınmış, köklü ailelerinden olan Babalikiler'den aldığımız bir yazıyı sizlere aktarmak istiyoruz. Karpaz'daki Türk emlakinin niye değerlendirilmediğini soran Ali Babaliki şunları ifade ediyor:

"Karpaz'daki Türk mallarının sahipleri olarak İngiliz sömürge döneminde de, Makarios döneminde de darbe üstüne darbe yedik. Tüm amaçları bu bölgedeki Türk toprağını değersiz kılmak, her türlü zorluğu çıkararak, inkişaftan men edebilmekti. Ne yazık ki bugün de aynı politikalarla karşı karşıya bulunuyoruz.

Mutlu Barış Harekatı'ndan bu yana 34 yıl geçmesine rağmen Karpaz'da Kaleburnu, Avtepe ve yöredeki Türk toprakları kalkınmada yerini alamadı. Ortada bir art niyet olduğu konusundaki kuşkularımız her geçen gün daha da artmaktadır.

Şunu belirtmek isteriz ki; bölgenin bakir olması, fakir olmasını gerektirmez.

Doğayı bozmadan ve de Karpaz'ın özel konumuna ilişkin kurallara saygı göstererek bu toprakları canlandırmak, diğer bölgelerde olduğu gibi, beton yığınına dönüştürmeden değerlendirmek ve kalkındırmak, devletin esas görevi olmalıydı.

Boğaz bölgesinde ikamet eden çok sayıda İngiliz ve diğer üçüncü ülke vatandaşları vardır. Örneğin onlara hitap edebilecek bir golf sahası dahi yapılabilir. Bunun için de dünya kadar vakıf ve hali araziler mevcuttur. Esentepe yöresinde gerçekleştirilen golf sahası ve tesisleri yabancılara yönelik en büyük eksikliklerden birinin yerine getirilmesi bakımından çok önemlidir ve bu konuda girişimcileri kutlamak gerek. KKTC turizmine katkı ancak bu şekilde olabilir.

Benzeri bir tesisin Karpaz bölgesinde olmaması büyük bir eksikliktir.

Karpaz'da 200 bin dönüm tapulu Türk arazisi mevcuttur. Bunu söylediğimizde bazı müdürcükler ve müsteşarcıklar küçük dillerini yutarcasına, gözlerini açmakta, gerçekleri bilmediklerinden 'sahi öyle mi, biz bilmiyorduk' demektedirler.

Onlar neyi bilmektedirler ki!..

Bizler, atalarımızdan kalan bu toprakları zamanında satmadık ve her ne pahasına olursa olsun muhafaza etmeye çalıştık. Müzakere masasında toprak zenginliğimize gölge düşmemesi için 1571'lerden beri bu toprakları canımız gibi korumaya çalıştık. Ama bir bakıyoruz ki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde sanki de Rum mallarını değerlendirmek, Türk mallarını da göz ardı etmek gibi bir politika izlenmektedir. Çıkarılan emirnamelerden bunu anlıyoruz. Bunun başka türlü bir izahı varsa, varsın birileri bunu bize izah etsin.

Kendi vatanımızda asırlar boyu muhafaza ettiğimiz toprakları şu veya bu gerekçelerle, inkişaf ettirmekten men edilmemiz, akla bir takım soru işaretlerini getirmektedir. Kıbrıs Rum Yönetiminin, Güney'de kalan Türk mülklerini ortadan kaldırmak yönünde uyguladığı politikalar, sanki kendi bölgemizde de bilinçli olarak birileri tarafından uygulanmakta ve sahip olduğumuz toprakların değeri düşürülmektedir. Çıkarılan emirnameler, ortaya konulan gerekçeler hiç de tatmin edici değildir. Birileri bunu bizlere izah edebilirse memnun oluruz.

Bugün Türkiye'de hükümet edenler de, artık tek veya iki katlı binalar yerine, çok katlı binalara yönelmişlerdir. TOKİ'nin bu yöndeki projelerini Türkiye'nin hemen her yerinde görmek mümkündür. Burada Dubai örneğini vermek istemiyoruz. Dünyanın gözlerini diktiği Dubai'nin nasıl gelişip kalkındığı ve dünyada örnek gösterildiğini bilmeyen yoktur. Toprağın azlığı dikkate alınarak, yatay yerine dikey formülü geliştirilmiştir. Buna göre çok katlı binalar tercih edilmektedir. Son olarak 220 katlı dünyada eşi benzeri görülmeyen bir tesisin yapılmakta olması bunun en bariz bir örneğidir.

Çağa ayak uydurabilmek için bizim de artık dünyadaki gelişmelere ayak uydurmamız kaçınılmazdır. Üretime elverişli toprakları koruyabilmek bakımından dikey formülünü uygulamamız durumunda çok şeyler kazanabiliriz.

Türkiye artık bu gidişata ayak uydurduğuna göre, biz niye ayak uydurmayalım?.. Karpaz'da bulunan binlerce dönüm Türk arazisini değerlendirmeyip de kendi haline terk etmek, ne amaca yönelik olduğu bilinmeyen emirnamelerle engellemeler yaratmak acaba kime hizmet etmektedir."

  

 

   348 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..
20 Kasım 2008, Perşembe   'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranmaktan vazgeçelim artık!
19 Kasım 2008, Çarşamba   AB garantisi, öyle mi?..
18 Kasım 2008, Salı   Cemil Çiçek'ten biraz olsun ders alır mısınız?
17 Kasım 2008, Pazartesi   Ondan bundan... Ahde vefa bu mudur?..
16 Kasım 2008, Pazar   Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...
15 Kasım 2008, Cumartesi   Gaziler diyarı KKTC, yıkılmadı, ayaktadır!...
14 Kasım 2008, Cuma   'Yabancı' işçi konusu ve üretenlerin beklentileri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital