|
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, "daha sık görüşelim ki, araya şeytan girmesin" şeklindeki sözleri daha çok tartışılacağa benziyor.
Kıbrıs sorunu 'Çin işi, Japon işi' olsa mesele yok. Ama o da değil. Meğer şeytan işiymiş!..
Aman araya şeytan girmesin, şeytanlar duymasın, uyanmasın!..
Talat'ın sözünü ettiği şeytanların kimler olduğunu herkes merak ediyor.
Bu şeytanlar Türk tarafında mı, Rum tarafında mı, yoksa ada dışında mı?..
BM olamayacağına göre; AB veya ABD olabilir mi?.. Ya da Yunanistan veya Türkiye?..
İngiltere'nin olması mümkün mü?.. Denktaş olabilir mi?..
Türk veya Rum tarafında olup olmadığını öğrenemedik ki!..
Bir bakarsanız Papadopulos da olabilir, Omiru da... Sakın Ertuğruloğlu veya Eroğlu, ya da Ata Tepe, bilemediniz Ahmet Yönlüer veya Raşit Pertev olmasın!.. Malum; onlar da biraz sivri dillidir ya... Serdar Denktaş için ne dersiniz?.. Mehmet Çakıcı'dan kuşkulanmaksa boşuna...
Cumhurbaşkanı Talat, herhalde Alpay Durduran ile İzzet İzcan'ı kastetmiş de değildir.
Yoksa; gümrükten mal kaçırırcasına bir durum mu söz konusudur?..
Kıbrıs konusunda puntoya mı getiriliyoruz?..
Sn. Talat, bunu Rum tarafı için söylemişse mesele yok. Çünkü o tarafta da nice şeytanlar var ki, insana pabucu ters giydirir. Mesela sözde 'Omorfo Metropoliti' Neofitos "Ne Zodya (Bostancı) barikatının, ne Limnidi (Yeşilırmak) barikatının açılması, ne de Ay Mama'da ayin yapılması bize yetmez. Biz, Kıbrıs'ın gerçekten birleşik, Avrupa'nın ve çağdaş dünyaya armağan ettiği hakların işleyeceği bir Kıbrıs istiyoruz. Kıbrıs'ın bugünkü macerası kesin değil, geçicidir" dedi.
Yani, Papaz Neofidos, Ay Mamas'la yetinmiyor, Yeşilırmak'tan Dipkarpaz'a, Girne'den Limasol'a kadar tüm kiliselerde ayin yapılması gerektiği üzerinde duruyor.
Papazın iştahı öyle bir kabarmış ki, Bektaşi'nin kelle yemesini solda sıfır bırakır.
Sakın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, korkulu rüyası şu papazlar olmasın. Malum; her şeyi sonunda berbat eden onlar değil mi?.. Tüm bu sorunlar Başpiskopos Makarios'un başının altından çıkmadı mı?..
Sahi; şu papazlar şeytan mı, şeytan!.. Talat'la Hristofyas arasına girmeye görsün, adamı bin pişman ettirir, anasından emdiği sütü burnundan getirirler.
Talat'ın, Hrstofyas'a "daha sık görüşelim, bir araya gelelim, yoksa araya şeytan girer" şeklindeki sözlerinin kimlere, hangi çevrelere mesaj niteliğinde olduğunu biliyoruz, en azından tahmin ediyoruz.
Acaba bu mesaj, ülkede iki devletli çözüm isteyenlere, bu formülü savunanlara mı?.. Acaba onlar, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa ve tek uluslararası kimliğe, kısacası 'tek'lere karşı çıkanlara mı?.. Federasyonun modasının artık Avrupa'nın göbeğinde bile itibar görmediğini, birleşiklerin hep ayrıldığını, halbuki burada illa ki birleşmeden söz edildiğini, bu gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini söyleyenlere mi?..
Yoksa Talat, adada Türklerle Rumların Katolik nikâhı yapmasına karşı çıkanlara mı şeytan demek istiyor?..
Katolik nikâhı yaptın mı, bir daha ayrılamazsın. Anlaşamazsan bile ayrılma yok!.. İlla ki aynı evde kalacak, aynı yatağa gireceksin. Beğensen de, beğenmesen de!.. En basit insan haklarına bile aykırı değil midir bu durum?.. Çekler ve Slovaklar bu gayri insani durumu reddetmedi mi, Kosova bu nedenle ayrılıp da bağımsızlığını ilan etmedi mi?.. Ya diğerleri?..
Onlar bile şeydan olmadıklarına göre, şeytan kim?..
Yoksa bizim 'Kasap Şeytan' mı?..
|