|
Doğaldır, gündem şimdi UBP... Ciddi bir şekilde başkanlık yarışı yaşanacak. Öyle görünüyor ki yeni başkan, eski başkan Eroğlu olacak.
Bir gerçek var ki, kurultay hazırlıkları, UBP tabanında da ciddi bir toparlanmaya neden olmuş durumda. Geçen akşam yapılan kuruluş yıldönümü, UBP açısından "düşmana korku, dosta güven" verecek cinstendi. Yakalanan hava, UBP'yi birinci parti yapar mı bilmem ama, CTP'nin işi daha ciddiye alması gerektiği bir gerçek.
Siyasetin ruhunda vardır. İktidar yarışı, beraberinde karalama kampanyasını da getirir. Şimdi sizlere, birbirinden farklı bazı senaryoları aktaracağım.
Örneğin, Eroğlu kanadı, kurultay öncesinde hangi noktadan delege önünde Tahsin Ertuğruloğlu'nu vurmaya çalışıyor?
En önemli iddia şu:
- Tahsin Ertuğruloğlu, Mercure'de, yanında, herhangi bir parti yetkilisi olmaksızın, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'la ne konuştu?
Eroğlu cephesi, Ertuğruloğlu'nun bu sorunun yanıtı ile vurmakta. İşte Eroğlu cephesinin bu noktada söyledikleri:
- Tahsin bey, Erdoğan ile 10 dakika tek başına konuştu. Bu konuşmada, Erdoğan kendisine, 'Sayın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a Kıbrıs konusunda destek ol. İzlediği politikayı biz de destekliyoruz. Birlikte oluşturuyoruz. Bu nedenle, müzakere masasında güçlü olabilmesi için, ana muhalefetin desteğine ihtiyacı var" dedi. Tahsin bey de bu nedenle Kıbrıs sorununda yeteri kadar ses çıkaramıyor...
Bunu bizzat sayın Tahsin Ertuğruloğlu'na sordum: "Kesinlikle böyle bir şey yok, söz konusu olamaz. Gelişmeleri kaygı ile izlemekte, her fırsatta, halkımızın çıkarı için muhalefet yapmaktayız. Sayın başbakan Erdoğan'la asla böyle bir şey konuşmadık" dedi.
Tabii, Tahsin bey için bir başka iddia da, Denktaş'ın adamlarını yanına almasıyla ilgili. Çavlan Suerdem, Eyüp Zafer Gökbilen, Emine Sütcü, Alp Aydınova gibi isimlerin "Denktaş amblemli" olduklarını öne süren Eroğlu taraftarları, bu sürede bunu sık sık öne sürüyorlar.
Peki, Tahsin Ertuğruloğlu cephesi, Eroğlu için neler söylüyor? O da hayli ilginç bir iddia... İddia şu efendim:
- Eroğlu, Başbakan Erdoğan'ın Kıbrıs ziyaretinde, görüşme yapmak için çaba harcar. Erdoğan'ın kaldığı otele kadar gider. Araya Dışişleri Bakanı Turgay Avcı'yı koyar. Turgay Avcı Cemil Çiçek'e ulaşır, Cemil Çiçek Başbakan Erdoğan'a bu teklifi iletir. Erdoğan bu görüşme talebini reddeder ve Eroğlu'na, "Bu işleri gençlere teslim ettiniz, böyle devam ediniz. Kıbrıs sorununda önemli bir arifedeyiz, ana muhalefette kırılma değil, birlik istiyoruz" der. Görüşmeyi kabul etmez kapıdan çevirir.
Bu iddiayı da bizzat ÖRP Genel Başkanı, Dışişleri Bakanı Turgay Avcı'ya sordum. Avcı, "Bu olacak şey mi? Bunu Tahsin beyin propagandası yapanlar kullanıyor. Ne sayın Eroğlu benden böyle bir talepte bulundu, ne de ben sayın Erdoğanla görüşmesi için aracı oldum. Yalan ve safsata..." dedi.
UBP'de kurultay öncesi tablo bu. Üstelik bunları ben uydurmuyorum. Sağolsun UBP'de, desteklediği adaya destek olmak için diğerini kötülemek isteyen ve "Gardaş yaz bunu" diyerek telefonlarımıza ulaşan çok.
Bu iddialar ise delegelere pompalanıyor.
Alayköy'de neler oluyor?
Akşit Akçengel, eski belediye emeklisi, "koyu CTP'liyim" diyerek başladı dün söze. CTP'den aday olduğu seçimi kazanarak, Alayköy Belediye Başkanlığı'na gelen ve geldiği günden bu yana da işten attığı kişiler ve köy içindeki uygulamaları ile gündem olan Hulusi Manisoy'la ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, polisin de köyde işlem başlattığını söyledi.
Enteresan bir nokta. Zira Akçengel, Manisoy'un danışmanlığını yapmaktaydı.
Akçengel, yazılı olarak savcılığa başvurdu. Savcılığın da polis aracılığı ile soruşturma başlattığı bilgisine ulaştık. Eski belediye personeli, belediye başkanını, "Su paralarını bağışlamak, ihalelerde yolsuzluk yapmak, Mağusa'nın içme suyunu çalarak gece kulüplerine vermek, gece kulüplerinden düşük para almak, belediye aracını kendi malı gibi kullanmakla" suçluyor.
|