|
Ülkemizde artık sıra dışı ve olağanın ötesinde öylesine çok işler olmaktadır ki, uygar bir ülkede cereyan etse yeri yerinden oynatacak nice olay kılımızı bile kıpırdatmaz oldu.. Dehşet verici bir kanıksama modundayız. Olağan dışılıkları olağan karşılayan bir ruh halindeyiz... Üzerine ölü toprağı atılmış topluluklar var ya... İşte en sonunda o tür topluluklardan birine dönüştüğümüzü düşünürüm çoğu zaman...
5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde ülkemizi darmadağın etmekte olan çevre felaketleri tam bir çokseslilikle çeşitli kişi ve kurumca ayrıntılarıyla vurgulandı. Gazetelerimizde yığınla yazı yazıldı. Ve orada kaldı tüm vurgulananlar. Değişken gündemimizin başka konularıyla yoğrulmaya başladık yine.
Tüketmekte olduğumuz çevre kaderiyle baş başa!..
Üzerine vurgu yapılan çevre sorunlarının çözümü için nasıl bir planlama ve programlama eylemine girilecek?.. Bu konuda hiçbir belirti ve umut ışığı yok. Allah kerim gelecek Dünya Çevre Günü'ne... O gün yine dosyamızdaki çevre meseleleri masa üstüne çıkartılır. Yine basmakalıp söylemler ve söylevler geçilir... Ve katlanarak büyümekte olan çevre sorunlarımız geleceğimize yönelik tehditlerini büyülterek varlığını sürdürür...
* * *
5 Haziran'da çevre sorunlarımız üzerinde Cumhuriyet Meclisi'nde yapılan konuşmaların bir bölümü var ki, bu bağlamdaki sıra dışılıklarımıza ilginç bir örnek oluşturmaktadır.
Lefkoşa milletvekili Mustafa Akıncı kürsüde... Sözü başkentin Kumsal Parkı'na getiriyor. Kentin ortasında bir vaha görünümünde olan bu parkın çölleşmeyi yaşamaya başladığını vurgulayarak, yetkilileri önlem alması için göreve çağırıyor...
Göreve çağrılan en önemli yetkili kim?.. Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen... Ve Sayın Bakan, büyük bir özgüven ve rahatlık içinde kürsüye çıkıp yanıtını veriyor: "Kumsal Parkı'nın durumu o kadar da ciddi değil!.. Burada her şey normal!.."
Gökmen, Çevre Bakanı olarak başkentin hangi parkında inceleme yaptı ki böylesine kendinden emin konuşabiliyor?
Aslında Mustafa Akıncı'dan beklenen de, başkentin tüm parklarına değinmesiydi. Çünkü çölleşme sürecinde olan bir tek Kumsal Parkı değil. Belediye ve hükümet uyuşmazlığı nedeniyle Lefkoşa'nın elektriksiz ve susuz bırakılan tüm parkları yok olmak üzere... Anlaşılan o ki, başkentin eski belediye başkanlarından Mustafa Akıncı, yaratıcısı olduğu Kumsal Parkı'na özel duyarlılık gösterdiğinden, eleştirilerini sadece bu parkla sınırlı tutmuş...
Gökmen'in eleştiriye verdiği o umursamaz yanıt ise asla temsil ettiği makamla bağdaşmayacak biçimde yüzeysel ve gerçek dışıydı. Hatta fiyaskoydu!...
Gökmen'in umursamaz konuşmasını televizyonda izlerken sevgili Aysu Basri Akter'in birkaç gün önce onun hakkında yazdıkları bir kez daha beynimde çınladı.
Aysu, Gökmen'in bakanlığa atanış tarzı konusunda yorumunu yaparken "Amaç politikadır ve çevre politikaya terk edilmiştir" demişti. Bu yargısını dayandırdığı açıklama ise altı çizilmesi gereken olağan dışılıklarımızdan birini daha vurguluyor:
"...İlk defa çevre için bir bakanlık ayrıldığına sevinirken, hükümetteki ÖRP çıkıp 'parti içi dengeler adına' çevre bakanını değiştirebildiğini açıklayabilir. Çevresel sorunlar adına aciz kaldığı için değil, sırada bakanlık bekleyenler olduğu için nöbetleşe oluşturulan bir bayrak yarışı sanki bu!.."
* * *
Su sorunumuz karşısında halka "kana kana su içmeyiniz" önerisinde bulunabilen Bakan Gökmen, şimdi de "parklar elektriksiz kalsa ve sulanmasa da olur" gibi bir düşüncenin seslendiricisi...
Çevre sorunlarımızın çözümü konusunda gelin de umutsuzluğa kapılmayın!..
Oysa acı manzaramız şu ve Çevre'den sorumlu bakan bunu nasıl algılayamıyor?
Başkent Lefkoşa'nın parkları 148 günden beridir elektriksiz ve susuz. Belediye buralara tankerlerle bile su taşıyabilmekten aciz!.. Kumsal Parkı'nı Koruma ve Geliştirme Derneği 9 Mayıs'ta bir açıklama yayımlayarak gerek bu parkın ve gerekse diğer parkların Lefkoşa'nın son yeşillikleri olduğunu ve tümden kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını duyurmuştu... Aynı tarihte Biyologlar Derneği ve KEMA Vakfı tarafından yayımlanan basın bildirilerinde ise, Kumsal Parkı'nda kuruyan ağaçların ve fidanların çetelesi kamuoyumuza sunuldu. O açıklamaların üzerinden tam bir ay geçti... Parklar için ilgililer kıllarını bile kıpırdatmadı... Fecaat daha üzücü boyutlar kazandı... Bunaltıcı bir beton ormanına dönüşen trafik anarşisin pençesindeki Lefkoşa, ciğerlerini ya da vahalarını yitirmek üzere...
Ama Çevre'den sorumlu Bakan, Dünya Çevre Günü'nde Meclis kürsüsünde o bomboş güvencesini veriyor: "Ciddi bir durum yok... Her şey normal..."
Gökmen'in bulunduğu hükümetin sayın Başkanı da bir süre önce "Daha çok yürüyeceksin o elektriksiz parkta..." dememiş miydi?..
Yazımın başında da vurguladığım gibi, olağan dışılıkları olağan karşılayan bir ruh halinin pençesindeyiz. Sağlıklı bir görünüm değildir bu!...
|