|
Dün bir grup çevreci ve Lefkoşa sevdalısı, Maliye Bakanı Ahmet Uzun'la ayrıntılı bir görüşme yaptı...
Uzun'la Maliye Bakanlığı'ndaki makamında görüşen grup arasında ben de vardım...
Gündemde olan, başkentte bir çevre trajedisine dönüşen parkların acınası durumuydu. Bugün itibarıyla başkent Lefkoşa'daki parklar 150 günden beri susuz...
Bu parklardaki genç fidanların bir bölümü kurudu. Diğerleri de kurumak üzere. Çimlerin ve çiçeklerin çoktan kuruduğunu, herhalde skandalın 150'nci gününde söylememe gerek yoktur...
Genel olarak bilinen, hükümetle belediye arasındaki anlaşmazlık sonucu, parkların elektriğinin Elektrik Kurumu'nca kesildiğine dair...
Oysa Maliye Bakanı Ahmet Uzun, parklardaki elektrik akımının Lefkoşa Türk Belediyesinin talimatıyla kesildiğini söyledi bize.
Kulaklarıma inanamadım!...
* * *
Bir Belediye, idame ettirmek ve geliştirmekle yükümlü olduğu parkların yaşam kaynağını, yani elektriği kestirme talimatını nasıl verebilir?...
Ama az sonra önüme sürülen belge, acı gerçeğin kanıtı ve bu sorunun da kesin yanıtıydı... Maalesef parkların elektriğini, K.T. Elektrik Kurumu'na gönderttiği bir yazıyla kestirten, bizzat başkentin Belediye Başkanı..
Ahmet Uzun'dan bu belgeyi bana verip veremeyeceğini sordum. Kısa bir duraksama geçirdi... Sonra, bürokratlarına "Fotokopisini çekip Ahmet Bey'e veriniz" dedi.
1 Şubat 2008 tarihli ve Belediye Müdürü Ali Önöz'ün imzasını taşıyan yazıda şöyle deniyor:
"Belediyemiz adına kayıtlı olan aşağıda tüketici ve sayaç numaraları verilen müstehliklerin elektrik akımlarının kesilmesini saygılarımla rica ederim."
Hedef seçilen "müstehlikler" kim?
O satırların altında elektrik akımından dışlanması istenen 7 sayacın numaraları ve bu sayaçların nereye ait olduğuna dair açıklamalar var. Hedef seçilen müstehliklerin hangileri olduğu da işte bu listeden anlaşılıyor:
1. Kafeterya (Belediye içi).
2. Marmara Bölgesi Park.
3. Sancaktar Kalebey Parkı.
4. Kumsal Çocuk Parkı su motoru.
5. Kumsal Çocuk Parkı genel.
6. Taşkınköy Parkı.
7. L.T. Belediyesi Bayındırlık Binası.
* * *
Maliye Bakanı Ahmet Uzun "Herhangi bir sayaç sahibi, sayacındaki elektrik akımının kesilmesi talimatını verirse, Elektrik Kurumu'nun buna uymaktan başka seçeneği olamaz." diyor.
Daha sonra da belediyelerin mali yükünü azaltmak için kendi bakanlığı döneminde alınan yapıcı önlemleri sıralıyor:
"Halkın büyük tepkisini almak pahasına emlak vergilerini büyük ölçüde artırdık. Belediye emeklilerini Devlet bütçesine aldık. Gerek mevcut emekliler, gerekse bundan böyle belediyelerden emekli olacak olanlar emeklilik maaşlarını devletten çekmekte. Belediyelerin 100 trilyonu aşan elektrik borçları silindi. Sokakların-yolların elektriğinin Elektrik Kurumu'nun maktu ücretlerinden ödenmesi kabul edildi. Toplanan aydınlatma vergileri Belediyelere bırakıldı. Bütün bunların karşılığında, istedik ki, Belediyeler de kendi tesislerinin elektrik tüketimini ödesin."
Belediyelerin Devlet bütçesinden her ay düzenli katkı aldığını belirtiyor Ahmet Uzun. "Elektrik borçları eğer ödenmezse, ben bu katkıdan kesinti yapıp Elektrik Kurumu'nun alacağını vermek zorundayım. Her ay 10 bin tonluk yakıta ihtiyacı olan Kurum, alacaklarını toplayamazsa nasıl elektrik üretecek?" diyor.
Yani net biçimde anlaşılan o ki, başkentimizin Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları, Devlet katkısından kesinti yapılmasını göze alamadı ama, parkların elektriğinin kesilmesini hiç duraksamadan göze aldı.
Helal!..
Belgelenen bu acı gerçek karşısında Cemal Bulutoğluları'nın şimdi ne diyeceğini merak etmemek olanaksız...
Başkent parklarının elektriksizlik ve susuzluktan mahvolma süreci ise berdevam!...
|