Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Kara Kitap
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

(Irkçı hakaretleri umursamayanlar bu yazıyı okumasın, es geçsin!..)

 

   Lokmacı barikatı açıldıktan kısa bir süre sonra, Arasta'da canlanan ticareti görmeye gittim. Beş-on dakika içinde Belediye Pazarı dahil bütün çarşıyı gezdim. Çarşıda bir canlanma vardı gerçekten.

   Çok boş vaktim vardı daha..Bir de Rum tarafına Uzun Yol'a gideyim dedim.

   Barikatı geçtim ve eskiden "Metaksas", şimdi ise "Elefteriya Meydanı" dedikleri yere kadar yürüdüm.

   Bu meydan, eski ünlü bir Yunan başbakanı olan Metaksas'ın ismini 60 yıl kadar taşıdı. Biz eskiler burayı hep bu isimle biliriz. Daha sonra Rumlar, Metaksas'ın faşist bir kişi olduğunu öğrenmişler!.. Ve meydanın ismini değiştirip "Elefteriya" (Hürriyet) yapmışlar.

   Neyse.... Kendi bilecekleri iş... Ben meydandan geriye döndüm. "Uzun Yol" (yayalaştırılmış Ledra Caddesi) kalabalık idi. Caddedekilerin çoğu da Türk...Yolun sağ kenarından Lokmacı'ya doğru yürürken yolun sol tarafında  çocuklu kalabalık bir Türk ailesi sokaktaki dondurmacıdan neşe ile dondurma almaya çalışıyordu.

   Bu arada karşıdan gelen iki Rum kadından biri arkadaşına Türkler'i göstererek ''İRTDASİN  İ  ŞİLLİ'' dedi. Aaaa!.. Bunun anlamı ''KÖPEKLER GELDİ''... Döndüm baktım 45-50 yaşlarında iyi giyinmiş iki kadın.

   Biz çocuk iken Rum arkadaşlarımız bize ''KÖPEK TÜRK'' derlerdi. Bunun hep bir çocuk sövüşmesi olduğunu sanıyordum. Ama doğrusu bu ya, böyle, devlet memuru, öğretmen, avukat hatta doktor bile olabilecek aydın görünüşlü iki bayandan bunu beklemiyordum.

   Şok içinde arkalarından bakarken, belki evlerinden kaçan köpeklerinin yanlarına gelmiş olabileceğini düşünerek gözlerim köpek aradı. Fakat öyle bir şey yoktu. Onlar, dondurmacıya para vermeye çalışan medeni görüşlü ve iyi giyimli  güzel Türk ailesine nefretle bakarak yollarına devam ettiler.

   Demek ki, Rum milleti bizi hâlâ daha köpeklerle özdeşleştiriyor. Biz de onlara en fazla  ''GAVUR'' deriz ama, bunun  anlamı "Müslüman olmayan , Gayrimüslim" demektir. Yani bir hakaret sayılmaz bu söylediğimiz...

   Köpek de kötü bir hayvan değil ama ne de olsa ''KÖPEK TÜRK'' demenin ağır bir hakaret olduğu kesin. Bu yazıyı yazmamak için uzun süre  direndim, ama yine de bir türlü hazmedemedim ve halkımız ile paylaşmaya karar verdim.

   Anladığıma göre Türkler'in Orta Asya'dan gelip Anadolu'ya yerleşmeleri, daha sonra Kıbrıs'ta ENOSİS'e engel olmaları Rumlar'ın gözünde köpek olmalarına yetiyormuş.

   Rumlar'a göre bin yıllık kin ve 'MEGALO İDEA'nın hedefi olan Türkler'in köpek olmaları gerekir.

   Biz de yakında Rumlar ile ortaklık yapacağımıza ve beraber yaşayacağımıza göre, onların en medeni ve aydın görünüşlü insanlarının bile bize layık gördükleri sıfata alışmamız gerekmiyor mu?

   Bizim bu  "KÖPEKLİK"ten kurtulabilmemiz için Kıbrıs'ı Rumlar'a vermemiz yetecek mi? Yoksa, Yunanlılar'ın "BÜYÜK İDEAL"lerinin, (megalo idea) yani İzmir'in, İstanbul'un, Trabzon'un da ellerine geçmesi için daha binlerce yıl bekleyecek miyiz?

   Yoksa,  kısa yoldan dinimizi değiştirip, Rum olup bu "KÖPEKLİK"ten  kurtulmamız mı gerekecek?

   O hakareti o gün resmen yüzüme karşı duyduktan sonra, Rumların nazarında şahsen kendimi nasıl görmekte olduğumun fotoğrafı yazımın ekindedir... 

 

AHMET SANVER

 

   (*) Duvarların kısmen yıkılmasından ve Türklerle Rumların karşılıklı geçişlere başlamalarından sonra, adada kalıcı barış ve çözüm adına umutlu bir sayfa açılmıştır. Bu sayfayı kirletmemek ve umuda gölge düşürmemek için Türkler ellerinden gelen özeni göstermektedir. Kuzeye geçen hiçbir Rum'a kötü davranılmamış, hakaret edilmemiş, dostlukta kusur edilmemiştir... Ne yazık ki aynı şeyi karşı taraf için söyleyebilmek olanaksız. Güney Kıbrıs'ta Türklere karşı bastırılamayan bir ırkçılık, kin, nefret ve horlama var. Kişilerin ve arabaların saldırıya uğraması dahil, çeşitli örneklerine rastlanıyor bu hastalıklı davranış bozukluklarının. Saldırıya uğrayan Türkler Rum polisine şikayetçi de olmaktadır çoğu zaman... Ne var ki, Türklere karşı işlediği insanlık suçundan dolayı yargılanıp mahkum olan bir tek Rum'a bugünün ortamında bile rastlanmıyor. Bunu görebilenler varsa beri gelsin... Geçmişin kana ve nefrete bulanmış çok acı günlerini çağrıştıran ayırımcı ve ırkçı tablolardır bunlar. Tanınmış iş ve düşünce adamı Ahmet Sanver dostum da tanık olduğu bir aşağılama olayını içine sindiremedi. O kadar ki montajla bir köpek bedenine kendi başını yerleştirerek  fanatik ve ırkçı kimi Rum'un Türkleri nasıl gördüğüne dair cesaretli ve ilginç bir ironi oluşturdu. Duygularını ve bu ilginç montajı kamuoyuyla paylaşmak için köşemi yeğleyen Ahmet Sanver dostuma teşekkürler... A. TOLGAY.

 

   444 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
10 Ekim 2008, Cuma   Yine ava ve avcılığa dair...
09 Ekim 2008, Perşembe   ŞİMDİ SİNEMA MEVSİMİ...
08 Ekim 2008, Çarşamba   GÜNCEL NOTLAR...
07 Ekim 2008, Salı   Ülkemizdeki yabancıların sorunları...
06 Ekim 2008, Pazartesi   DEVEKUŞU KÜLTÜRÜ...
05 Ekim 2008, Pazar   Güncel bir sohbet...
04 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
03 Ekim 2008, Cuma   SİLGİSİZ RESSAMLAR... (*)
02 Ekim 2008, Perşembe   AVVVVVVVVVV!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital