|
Sayın Ahmet Tolgay,
25 Ağustos tarihli yazınızı okudum. Pile köyünde meydana gelen olaylarla ilgili görüşlerinize tümüyle katılıyorum. Özellikle de Rumların ve Rum yönetiminin olaylara karşı ilgisizliği oldukça düşündürücü.
Sizin de değindiğiniz gibi barışı bozmaya yönelik bu tür eylemlere karşı olan bu kaygısızlık kaygı yaratıyor. Biliyor musunuz? Dört aydan bu yana Pile'de Türklere karşı yapılan bu eylemlerden haberdar olan 10 tane Rum bile yoktur. Olaylar Rum televizyonlarında ve gazetelerinde yayınlanmamıştır.
Güney'in bu duyarsızlığının çok yönlü nedenleri vardır. Birinci neden, bu olaylarda mağdur olanların Türk olmasıdır. Dört yıl boyunca meydana gelen birçok olayın kaç tanesi Rum polisi tarafından aydınlanmış veya kaç tane kovuşturma veya tutuklama olmuştur? Hemen hemen hiç. Rum polisi bu kadar beceriksiz mi? Hayır... Ama bu olayların peşine düşecek Rum polisi veya amiri yok. Eğer bir gün olursa, vay haline! Benim önerim ailesi ile vedalaşmadan hiçbir Rum polisi böyle işlere kalkışmasın. Mağdur edilen ve saldırıya uğrayan bir Türk için Rumlar mı tutuklanacak? Olacak iş değil!..
İngiliz Okulu'ndaki olay herkesin gözü önünde oldu. Suçlular biliniyor. Sonuç, ne oldu peki? Hiç ... Biliyor musunuz? İngiliz Okulu'nda Türk çocuklarını döven suçlular bugün mahallelerinde birer kahramandır. Hangi polis onları tutuklayabilirdi, şaşarım! Türklere karşı eylem yapan Rumlar suçlu değil kahraman. O nedenle Kıbrıs Türk Barış Derneği Başkanı Sayın Hüseyin Celal'in, haklı olarak beklediği suçluların cezalandırılması olayı hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir.
Pile köyündeki olayların diğer bölgelerdekilerden daha yoğun olmasının bir nedeni de köyün karma bir yerleşim yeri olmasıdır. Türk tarafı burayı beraber yaşamanın örneği olarak görmesine karşılık, Rum tarafı Pile'yi tam egemen olamadığı bir yer olarak görmektedir. Buna da sebep, burada yaşayan Türk'lerdir.
Peki buna çare nedir? 1950'lerden beri yaptıklarını tekrar uygulamak. Terör olayları ile Türkleri korkutup yavaş yavaş bölgeden uzaklaştırmak. Ben de, bu zamanda böyle şey olmaz derim. Ama o zümrenin niyeti budur.
Pile Türk'lerinin okulları var, camileri var, yerel yönetimleri var. Olacak iş mi bu? Rum idaresinde olması gereken bir yerde nasıl olur da böyle şeyler olur? İşte Limasol'daki Türkler, Rum okullarına gidiyor. Üç beş yıl sonra da asimile edilmeleri tamamlanacak. O zaman Limasol'da, Türkler de rahat, Rumlar da rahat olacak.
Öğretmenler Sendikası'nın bu konuda Rum tarafında açtığı dava aylar sonra sonuçlanmış. Rum yargıç ne demiş?, ''Limasol'da Türk okuluna gerek yok.''
Öyle ya, Türk çocukları adanın efendisi olan Rumların okullarında okuyorlar. Daha ne istiyorlar? Türkçe'yi, Türk kültürünü öğrenmekle ne olacak? İşte size büyük Yunan medeniyeti!.. Ama Karpaz'da Rum okulları açılması şart... Hem de 12 Rum çocuğa 20 öğretmen olsa bile. Onlara okul gerek.
Sayın Ahmet Tolgay, işte böyle... Pile Türkleri kayıtsız şartsız Rumlara teslim olmaz ise oradaki olaylar hiç bitmeyecek. Rum Polisi de bunları yapanları hiç bulamayacak. Bulmalarına zaten gerek yok.
Biliyor musunuz? İki - üç yıl önce Limasol'da sekiz yaşındaki bir Türk çocuğu sekiz bıçak darbesi ile öldürülmüştü ve olayın faili serbest.
O cinayette kullanılan büyük ekmek bıçağı sekizinci darbede çocuğun kafasında kırılmasaydı darbeler çok daha fazla olacaktı. Suçu de ne idi? Bir Rum çocuğu ile sözlü kavga yapmak. Yani çocuk kavgası!. Ama 40 yaşındaki bir Rum bu işi böyle temizledi. Harhalde, bir Türk çocuğunu öldürmekle hapse gitmeyeceğini biliyordu. Evet, o katil bugün Limasol sokaklarında serbestçe dolaşmaktadır. Maalesef Kıbrıs'ın acı gerçekleri bunlar...Türklere karşı ırkçılık güdenler, kahraman muamelesi görüyorlar, kimseden de tepki almıyorlar...Bu adada toplumlararası güven nasıl tesis edilebilir?.. Sağlık ve başarı dileklerimle...
AHMET SANVER
|