|
Haberi Türkiye basınında okuduğumda çok anlamlı ve hatta ironik buldum...
Eminim okumuşsanız sizler de benim duygularımı aynen yaşamışsınızdır...
Dul ve dar gelirli bayanın biri yüksek elektrik faturalarını ödeyemeyince evinin elektrik akımı kesilir...
Kadın, evine kaçak elektrik bağlatır bunun üzerine...
Elektrik Kurumu durumu fark edince kadını mahkemeye verir...
Dava görüşülür ve yargıç kadını beraat ettirir... Beraatın gerekçesi son derece insani: "Çünkü" der yargıç "21'inci yüzyılda hiç kimse elektriksizliğe mahkum edilemez..."
* * *
Bayramın ilk gününde elektrik konusuna neden girdim?..
Çünkü bayram günlerinde de insanlarımız şu kronikleşen ve de toplumsallaşan elektrik sorununun sarmalında ve derdinde...
Bayram buluşmalarında herkesin konuşacağı temel konu bu olacak...
Kimi görseniz ağırlaşan elektrik faturalarından yakınmakta...
Bayram öncesi elektrik faturalarımı ödemek üzere TEK veznelerine gittiğimde astronomik rakamlı faturalarını birbirine gösterip dert yanan tüketicilerle karşılaştım...
Gazeteci olduğumu bilenler dert yandı bana...
Yine de insanımızın o büyük sorumluluk bilinci karşısında duygulandım...
Ateş pahası elektriğin bedelini ödeyebilmek için muazzam bir yığınak oluşturmuşlardı orada... Gidip bayram hazırlıklarını yapacak yerde, elektrik borçlarını yatırabilmek için, vezne salonunun dışına da taşarak saatler boyu bekliyorlardı...
İlk gidişimde beklemeye dayanamadım, oradan ayrıldım... İkincisinde, kalabalığın yoğunlaşmadığı sabahın erken saatini seçtim...
Veznelerine vatandaştan oluk gibi para akan ama yine de başarısız yönetim yüzünden düzlüğe çıkamayan bir Elektrik Kurumu!..
Hiç değilse bu gişe eziyetini çektirmesinler halka... Başkentin başka yerlerinde de vezne açabilme olanağından yoksun değildir TEK...
* * *
İnsanlar evlerindeki elektrik tüketimini daraltabilmek için çareler üretmeye çalışırken, ailelerin yaşam kalitesi seviye yitirmekte...
Kentsel yaşam da kalitesini yitirmekte... Başkentin birçok sokağı geceleri zifiri karanlık... Sokak ışıkları yanmıyor... Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları ile hükümet, karartmanın suçunu birbirine atmakla meşgul...
Elektrik faturalarıyla başa çıkamayan küçük esnafın kepenk indirdiğine, sanayicilerin tesislerini söküp başka ülkelere göçe başladığına tanık oluyoruz...
Sivil itaatsizliği tetikleyen Sanayi Odası'nın önemli gerekçelerinden biri de, anormal derecede ağırlaşan elektrik faturaları...
Hükümet edenlerin elektrik konusunda yaptıkları savunmaları artık hiç kimse takmıyor, inandırıcı bulmuyor...
Dünyanın en pahalı elektriğini kullanmaya mahkum edildiğinin herkes bilincinde... Elektrik maliyetini bu kadar beceriksizce yükselten, üstelik tüketiciden şu saçma maktu ücreti alan ve yatırımları için sürekli harç toplayan yöneticilerin samimiyetine ve iş bilirliğine kim inanır?...
* * *
Bu arada "Güleriz ağlanacak halimize" misali elektriğe dair fıkralar da dilden dile dolaşmakta... Bir mum fıkrası dinledim ki, evlere şenlik...
Hadi gelin bu fıkrayı paylaşalım ve bu bayram gününde azıcık neşemizi bulalım:
Temel akşam eve gelmiş. Fadime boynuna sevinçle sarılarak karşılamış onu. "Temel'im harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak. Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar aman ha kimseye söylemeyelim" demiş.
Ertesi sabah Trabzon elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemeleri için kapıya dayanmış: "Fadime hanım, biliyor musunuz, bir aylık gecikmeniz var..."
"Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?" diye sormuş Fadime hayretle...
"Bu durum dosyalarımızda açıkça görülüyor" demiş kendinden emin görevli...
"Ne?.. Dosyalarınızda mı?.. Oraya kadar geçti mi bu durum?.."
"Kesinlikle... İsterseniz daireye gelin gösterelim..."
"Beyefendi bu gece bu konuyu eşimle görüşeceğim."
Fadime o gece korku ve infialle durumu kocası Temel'e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon elektrik idaresine dalmış. "Neler oluyor burada?.. Karım aylık gecikmeyle ilgili bir dosyadan bahsetti..."
"Sakin olun. Ciddi bir şey yoktur ama, bu gecikme için bize borçlusunuz" demişler.
"Bir de size borçluyum ha?.. Size ne bizim gecikmemizden?.. Ya ödemezsem?.."
"Olur mu bize ne?.. O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız.."
"Ama benimkini keserseniz Fadime ne yapacak?.."
"Bilmiyorum" demiş memur. "Hanımefendi artık irice bir mumla falan idare eder.."
Evet efendim... Mumla idare edilecek durumlara hiçbir zaman düşülmeyeceğini umarak, herkese bol elektrikli bayram mutlulukları dilerim...
|