|
* Mustafa Kemal Atatürk, ölümsüzlüğünün yıldönümünde yine yapayalnız değil, olağanüstü kalabalıktı... Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız...
* Devletimiz kuruluşunun 25'inci yıldönümünde... Elbirliğiyle yıpratmaya çalıştığımız bu devletin yedeği yoktur ha!.. Kendimize gelelim...
* ABD'nin ilk siyahi başkanının seçilmesinden sonra çeşitli ülkede "Bizim Obama'mız kim?" arayışları başladı... Biz de kendimize siyahi bir aday bulalım artık...
* Dr. Bülent Dizdarlı'ya göre bizim zaten Amerikalılardan önce bir Obama'mız oldu... O da Cemal Bulutoğluları!..
* Bu harika iltifatından dolayı, Bulutoğluları, Dizdarlı'ya ısmarlamalı...
* Barak Hüseyin Obama "göçmen çocuğu" olarak sunuluyor...Kızılderili'lerin dışındaki tüm Amerikalılar göçmen değil mi zaten?..
* Siyahi Obama'nın ABD başkanı seçilmesi kuşkusuz ki önemli de, ondan daha önemli bir şey var: Gün gele bir Kızılderili'nin Beyaz Saray'ın patronu olabilmesi!..
* Bush giderken köpeğini de birlikte götüreceğinden, yeni başkan Obama, Beyaz Saray için yeni bir köpek arıyor... Beyaz Saray köpeksiz olamaz mı yani?..
* Barak Obama'nın, Beyaz Saray'a götürmek için Harlem'den bir sokak köpeği seçmesini dilerim!..
* Sevgili Mesut Günsev ilk kez dede olmaya hazırlanıyor... "Saplı küçük bir baltaya sahip oluyoruz. Torun sahibi olmak, anaparanın faizini almak gibi bir şey " diye yansıttı duygularını... Anaparasının ilk faizinin Günsev'e hayırlı, uğurlu ve mutlu olmasını dilerim...
* Bazı özel kliniklerden çıkanlar, ayaklarındaki galoşları arabalarına girerken çevreye savuruyorlar... O kliniklerin çevresi, kullanılmış galoş çöplüğüne döndü... Klinikler, iç temizliklerine olduğu kadar, dış temizliklerine de özen göstermeli... Bu özeni göstermeyenleri teşhir edeceğim...
* Adam yargıda kendini savunuyor: "Uyuşturucu satsak daha mı iyiydi?.. Biz karı sattık!.." Tanrım ne günlere kaldık!.. Karı satmak, uyuşturucu satmanın hafifletici nedeni olarak algılanıyor!..
* Türkiye'de likit gaz ucuzlarken, bizde okkalı biçimde zamlanınca Hükümet derhal devreye girip müdahale etti!.. Anavatan'ın izinden ayrılmayız..
* Siz yine de idareli kullanın gazınızı... Fazla gaz vermeye gelmez zaten!..
* Lefkoşa Belediye Sarayı'nın oto parkındaki binek belediye arabalarını say say bitmiyor... Belediye oto galerisi!..
* Sigortacılar kan bağışında bulundu... Stoktaki en sigortalı kan onların!..
* "Evlenmeden önce gözlerinizi dört açın... Evlendikten sonra yarı yarıya kapatın..." Portekiz atasözü.
* Sevgili Ali Baturay önce Mercan'ın, arkasından da Fikret'in dramını yazdı... Bireysel dramlara girmişsen bu bağlamda ömür boyu yazar ve ciltler doldurursun Ali'ciğim... Bu ülkede bireysel dramlar hiç tükenmez ki!..
* Hummer'inin direksiyonu başında karşılaştığım bir tanıdık "Aha ekmek almaya gidiyorum" dedi. Amerikalı, Hummer'le savaşa gider, bizde ekmek almaya gidilir!..
* Bir politikacı halka ısrarla "4 yıllık planımızı uygulayabilmek için mutlaka bizi seçmelisiniz" diyormuş. Vatandaşın biri "4 yıllık planınız nedir peki?" diye sorduğunda şu yanıtı alır: "İktidarda tutunabilmek!.."
* Öldürülen, sakatlanan ve dövülen av köpekleri bu kez Dipkarpaz'da zehirlendi... Bu yılki av mevsiminde, av hayvanlarından çok av köpekleri telef olmakta...
* Av bulamayan avcı, hıncını zavallı köpeklerden almakta!..
* Sevdiklerinizle kavgayı değil, hayatı paylaşınız...
* James Bond, 22'nci macerasında dövüşmekten sevişmeye zaman bulamıyor...
* Tarihi salaklıklar: 1932 Los Angeles Olimpiyatları'nda Fransız sporcu Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı... Çünkü atışı izlemesi gereken tüm hakemler, o sırada sırıkla yüksek atlamakta olan güzel bayan atleti dikizlemek için arkalarını dönmüşlerdi...
* Ve rubai... Ömer Hayyam'dan : "İsyan edip karşında duracağım, nerdesin? / Karanlığı ışığa yoracağım, nerdesin? / İbadete karşılık cenneti alacaksam / 'Bağış mı, ticaret mi?' diye soracağım, nerdesin?..."
|