Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [6]
Tatbikatlar iptal [2]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [2]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [4]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [5]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [5]



HEPTEN VATANSIZ KALMAK...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Enteresan bir ruh halinden geçiyoruz.

Arasta'yı ziyaretimizde dükkan sahiplerinden biri, şöylesi bir saptamada bulunmuştu: Lokmacı barikatı açıldı, Kıbrıslı Türk müşterilerimizin sayısında da artış oldu. Lokmacı'dan geçmek için gelenler arasında yıllardır Arasta'ya uğramayanlar da var."

Yıllarca Arasta'ya uğramamak bir Kıbrıslı Türk için mümkün mü?

Mümkünmüş demek ki.

Lefkoşa surlariçini kaybettik diye diye bir şehri tümden terk etmek nasıl bir psikolojidir acaba?

Terk etmek ve sonra da arkasından ağıt yakmak.

Benzer şeyi Çağlayan Parkı'na da yapmadık mı?

Şu sıralar kimle konuşsanız mutlaka bir anısını anlatır parkla ilgili.

Dostlardan biri "o yıktıkları fıskiyeli havuzda çok yıkanmıştım" diyerek havuzun yıkılmasına sitem ediyor.

Peki çocuğunu en son ne zaman Çağlayan'a götürdün" sorusunun yanıtı yok.

Değil çocuğunu götürmek kendisi de yıllardır uğramamış bölgeye.

Şimdi de Çağlayan için ağıtlar yakıyor.

***

Yaşadığı yerleri, ektiği-ürün topladığı bahçeleri unutmak Kıbrıs Türkü için yeni bir durum değildir aslında.

1963'te boşaltılan köylere bir daha dönmeyen binlerce insan vardır.

1974'de terk ettiği evlerini kapılar açıldıktan sonra bir turist gibi gezen on binlerce insan.

Bu küçücük adanın Kuzey yarısına biz hapsettik kendimizi.

Sonra Kuzey'in de parsellenmesine seyirci kaldık.

Vatan olarak bellediğimiz bu minyatür adanın minicik alanlarından ibaret oldu.

***

Geçtiğimiz akşam Mağusa'daydık.

Belediye Başkanı sevgili Oktay Kayalp bir surlariçi turu teklif etti.

Nazikçe kabul etmedik ve anılarımızla baş başa kalmayı istedik.

Ben Mağusa doğumluyum. Şimdi pansiyon olan surlar içindeki o sütunlu bina zor günlerin hastanesiydi.

Doğumuma Dr. Burhan Nalbantoğlu eşlik etmişti.

O zamanlar öğretmenler toplumun lideri, doktorlar da öncüsüydü ve her türlü vakaya müdahale edelerdi.

Nuri Erhat yeğenimin çocukluk ve ilk gençlik yılları Mağusa'da geçti.

Surlariçinde dolandık bir süre. Şimdi rahmetli olan akrabalarımızın evlerine baktık.

Sonra meydana çıktık.

Mağusa Belediyesi olağanüstü bir güzellik katmış meydana.

Şehrini ancak kalbiyle seven, o meydanı ilk inşa edenleri kıskandıracak denli böylesi bir güzelliği ortaya çıkarabilir.

Ama bu mükemmel ortamda in-cin top oynuyor.

Aynısı restore edilen kapalı pazar (bandabuliya) için de geçerli.

Oradaki bir cafeye oturduk.

Nuri Erhat rahmetli babasıyla manavlık yaptığı günleri anlattı, gözleri dolarak.

Vakit gece yarısını gösteriyordu ve kişisel tarihimize nostaljik bir yolculuğa çıkmıştık.

Yıllardır oralara uğramadığımız gerçeğinin göğsümüzde yarattığı acıyla birlikte.

***

Bu memleket sahip çıktığımız kadar bizimdir.

Çocuklarımıza öğrettiğimiz kadar gelecek nesillerin olacak.

Şimdi yeniden keşfetmişliğin garip psikolojisini yaşıyoruz.

İnşallah kaybedip ve bulmanın mutluluğuna dönüşür.

Yoksa hepten vatansız kalacağız...

   849 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ekim 2008, Salı   İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)
12 Ekim 2008, Pazar   HAZIRLANIYORUZ...
11 Ekim 2008, Cumartesi   ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?
10 Ekim 2008, Cuma   UBP'NİN DURUMU
09 Ekim 2008, Perşembe   HORTUMUN ACI SONU
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital