|
Beklenen görüşme gerçekleşti.
Görüşmenin içeriğine dahi Kuzey'den uygulanan karartmaya rağmen yapılan ortak açıklamadaki vurgular önümüzdeki döneme ilişkin önemli ipuçları içeriyor.
Komitelerin çalışma temposuyla ilgili ortaya çıkan endişeler kuşkusuzdur ki beklenenden de uzun süren (3 buçuk saat) toplantıda ele alınmıştır.
Komitelerin çalışmalarıyla ilgili ne gibi kararlar alındığı önümüzdeki günlerde belli olur herhalde.
Ama ortak açıklamada gayet net bir şekilde belirlenen iki liderin "iki toplumlu, iki bölgeli, federasyon temelinde bir çözüme" olan inançlarını yeniden teyit etmeleriydi.
Sanırım bu teyit aynı zamanda ortak dil ayarını da oluşturuyor.
Bu açıdan bakıldığında da bir süredir "taraflar ortak dil kullanmalıdır" şeklinde açıklamalar yapan Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas tatmin olmuştur herhalde.
Hristofyas kendine göre çeşitli deliller ortaya koymakta ve Mehmet Ali Talat'ın iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm temelinden uzaklaştığını iddia etmekteydi.
Bu temelden uzaklaşıldığı için de "çözüm mümkün olmayacak" şeklinde endişeler ileri sürmekteydi.
Dünkü zirve, iki taraf arasında ortak dil olan federasyona vurgu yapması açısından başarılı geçmiştir.
Cumhurbaşkanı Talat'ın federasyon temelinde bir çözümden ne kadar uzaklaştığı başka bir yazının konusu olabilir ama iki liderin kurucu devletlerin oluşturacağı "tek uluslar arası kimliğe sahip" ortak devlete de bağlılıklarını tazelemeleri zirvenin diğer olumlu unsurudur.
***
Zirve ortak bildirisinde yer alan yeni geçiş kapıları ve özellikle Yeşilırmak (Limnidi) konusuna gelince.
Rum basını yaklaşık dört gün önce Yeşilırmak konusunun görüşme masasına geleceğini yazmıştı.
Nitekim de öyle oldu.
Yeşilırmak kapısı Lokmacı ile birlikte anılan ve Lokmacı'nın açılmasıyla Kıbrıs Türk tarafının elde edeceği faydalar sıralanırken Yeşilırmak kapısının açılmasıyla Rum tarafının elde edeceği faydalar ortaya konulmaktaydı.
Hristofyas, Yeşilırmak'ı Lokmacı'nın açılması konusundan ayırıp, Lokmacı'da bir sonuç alınmasının önünü açtı.
"İkisi de eş zamanda açılmalıdır" gibi bir şartta direnmedi.
Lokmacı açıldı. Lokmacı'nın açılmasıyla Kıbrıs Türk tarafının elde ettiği faydalar ortadadır.
Şimdi sırada Yeşilırmak'ın olması gerekmektedir.
Ağır coğrafik koşullar nedeniyle oldukça zor durumda bulunan bölge halkının iki liderden de beklediği budur.
Önce insani unsur içeren hasta ve acil durumlar için Yeşilırmak kapısı kullanılmalı, sonra da gerekli alt yapı çalışmaları tamamlanarak süratle geçişlere açılmalıdır.
Türk tarafında bazı yetkililerde "yeni kapı açılmasına ne gerek var, çözüm olduğunda her yer açılacak" şeklinde bir düşüncenin olduğu ve bu düşüncenin Yeşilırmak'ın açılmasının önündeki en ciddi engeli oluşturduğu bilinmektedir.
Ama bu görüşü öne sürenlerin bilmediği şu gerçek vardır:
Yeşilırmak'ın açılması hem bölge halkını çözüm yönünde teşvik eder (Lokmacı iyi bir örnek olmuştur) hem de batı bölgesine ulaşan tek geçit olduğu için çözüm sonrasına da iyi bir hazırlık olur.
Lokmacı'nın açılması için sabır ve ısrarla mücadele sürdürenler aynısını Yeşilırmak için de yapmalıdırlar...
|