|
Yazının başına "KIBRIS gazetesi de Muharrem Faiz'in şirketi KADEM ile çalışır" ifadesini koyarak devam edelim ve böylece oluşacak önyargıları ortadan kaldırmış olalım.
Tabi bu ifade ortaya çıkan anket kaosunu ortadan kaldırmaya muktedir değildir.
Anket kaosu veya KADEM kaosu.
Yapılan tartışmaların temel verileri KADEM'in araştırmaları üzerine kuruluyor.
KADEM 2 ay öncesinde Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) için anket yapmıştı.
KADEM Ulusal Birlik Partisi (UBP) için anket yaptı.
Son anket yine KADEM'in Güney Kıbrıs'ta yayınlanan Simerini gazetesi için yaptığı anket.
Tümünde farklı rakamlar var ve tartışmaların kaynağını da bu farklı rakamlar oluşturuyor.
Anketlerin yapılış şekli konusunda bir fikir öne sürecek pozisyonda olmamama karşın örneğin Simerini gazetesinin yazdığına göre bu anketin telefon aracılığıyla düzenlenmesi elbette beraberinde birtakım kuşkular getirir.
Telefonun geniş kapsamlı ve onlarca sorunun sorulduğu bir ankette sağlıklı bir yöntem olmadığını herkes bilir.
Fakat buna karşın her anketin kendine göre ağırlığı ve doğruluğu vardır.
Ki anketi yapan Muharrem Faiz'in yönetimindeki KADEM ise bu daha da fazladır.
***
Bu kısa izahattan sonra yazının ana konusuna dönelim ve Ulusal Birlik Partisi'nin içinde bulunduğu durumu ele alalım.
KADEM'in anketinde yüzde 40 oyla birinci parti olarak görünüyor.
Anketteki rakamları bir yana bırakacak olursak UBP'nin son seçimlere göre bir yükseliş içinde olduğunu söylemek için anket yapmaya veya müneccim olmaya gerek yok.
"Mantıklı bir seçmenin yönelebileceği son parti" görünümü sergiliyor olmasına rağmen bir grup seçmen daha şimdiden UBP'ye yönelmiş görülüyor.
Bunun nedeni Ulusal Birlik Partisi'nin başarılı performansı mıdır?
Buna evet yanıtı verecek olanın siyasetten anlamadığı kesindir.
UBP'de ciddi bir iç savaş yaşanmaktadır.
2 başkan adayı vardır ve hergün artan dozda (inşallah işi küfre vardırmazlar) birbirlerini suçlamaktadırlar.
UBP, anamuhalefet olmasına karşın kamuoyu oluşturamamakta, oluşan gündemlerin arkasından koşmakta ve bunu yaparken de inanılmaz bir popülizm sergilemektedir.
Asgari ücretle ilgili tartışmalar bunun en son örneğidir.
UBP, mevcut kadrolarıyla bu ülkeyi yönetecek ve temel sorunlara çözüm bulacak parti konumunda da değildir.
Çünkü ülkenin temel sorunlarını nasıl çözeceğine ilişkin henüz bir tek projesini kamuoyu ile paylaşmamıştır.
Yıllardır tartışılan ve artık kronikleşen temel meselelere ilişkin bir fikir ortaya koymamıştır.
Daha da ötesi vardır.
Ulusal Birlik Partisi kendisini tasfiye eden 2004 sürecinden çok daha geri bir pozisyonda bulunmaktadır.
Genel Başkanın Avrupa'ya yaptığı birkaç ziyaretin ötesinde çağdaş bir sağ partide olması gereken Avrupa Birliği ile ilişkiler marjinal parti noktasında devam etmektedir.
Şimdi bu yapısıyla Ulusal Birlik Partisi'ndeki yükselişin izahı yapılabilir mi?
Evet yapılabilir.
Cumhuriyetçi Türk Partisi'ndeki inanılmaz gerileyiş Ulusal Birlik Partisi'ndeki yükselişin tek nedenidir.
CTP kendi kendini törpüleyen ve eriten hükümet ve parti yönetimi yapısıyla son seçimlerde sağ taraftan aldığı oyları şimdi geri vermektedir.
Bu gidişle blok oylarını da kaybetme tehlikesine girebilir.
CTP'nin yapacakları veya yapamayacakları önümüzdeki dönem siyasi arenasını şekillendirecektir...
|