Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Devlerden "tık" yok: 0-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



AH VE VAHLA GEÇEN ÖMÜR

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yıllarca Dışişleri Bakanlığı yaptı, sonra politikadan elini ayağını çekti ve kendini ülkesinin doğasına adadı, çevre konusunda duyarlı ve yararlı çalışmalarıyla ülkedeki çevre faciasının ortadan kalkması için mütevazı katkılar koyuyor.

Kendisi gibi sıkı bir çevreci olan eşi aradı.

"Başaran Bey lütfen gidiniz ve şikayette bulununuz, yapanın yanına kalıyor" dedi.

Ne yazıktır ki ülkemizde "ben gördüm çevreyi kirletiyorlar" diye yazmak yeterli değil.

Olayın geçtiği bölgenin polis karakoluna gitmek gerekirmiş.

Oradaki polise ifade vermek ve eğer dava açılacaksa her aşamasında mahkemede bulunmak şartmış.

Bu memlekette davaların yıllarca sürdüğünü bilenler bunu niye yapsınlar ki.

Üstelik nasıl bir sonuç alınacağını bilmeden.

Benim tanık olduğum olayda şikayete gerek kalmadı.

İlgili şirket yetkilisi aradı ve özür diledi. Bıraktıkları çöpleri geri aldıklarını belirtti.

Her gün bu ülkede yaşanan yüzlerce olaydan birisi böylece çözüldü.

Peki geri kalanları?

***

Taşocaklarının yarattığı felaketle ilgili yayınlarımızdan sonra İpsaro tepesini kurtardık.

Görünen odur ki hükümet bu konuda yeni bir adım atmayacak.

Fakat taş ocakları çalışmaya devam ediyor.

Bilim insanları KIBRIS'a yaptıkları açıklamada taşocaklarından elde edilen malzemeye alternatif inşaat malzemeleri bulunduğunu ve inşaatlarda yeni bir modele geçilmesi gerektiğini belirttiler.

Bu bilimsel öneri ilgililerin sessizliğinde boğulup gitti.

Taşocaklarının kapatılması ve sadece belirli merkezlerden alınması önerisinin de akıbeti farklı olmadı.

Çevre Bakanı "takibe aldık, kurallara uymayanı kapatacağız" diyor ama örneğin Alevkayası yolundaki taş ocağı ormanı da kemirerek ve kilometrelerce alanı beyaza boyayarak çalışmalarına devam ediyor.

Çevre Bakanı da dahil tüm yetkililer bunun aynen devam edeceğini mi sanıyorlar?

***

Bir yazımda vurgulamıştım: "Çevre militanı olmak gerekir" diye.

Kaçak tabelaları sökmek çöp dökenlerin tepesine binmek, dağları delik deşik eden dozerlerin paletlerinin önüne yatmak, atık sularını denize bırakan tesislerin drenaj borularını tıkamak ve daha birçok eylem.

Yetkililerin hergün karşısına dikilip "çözünceye kadar bu felaketin sorumlusu sensin" demek.

Tıpkı dünya Yeşil Barış örgütünün yaptığı gibi tüm felaketlere aktif bir şekilde müdahale etmek.

Çevre militanlığı için kaç kişi toplanırız dersiniz?

Kaç kişi şikayet etmekten öteye geçip, bizzat engellemek için uğraşır?

Ahlar ve vahlar ile ömür törpülüyoruz ve bir ülkeyi göz göre göre kaybediyoruz.

Yakında ah çekeceğimiz bir çevremiz bile kalmayacak...

   509 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   YURT SEVGİSİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital