|
3 Eylül'e kısa bir süre kaldı.
Bir yandan kapsamlı görüşmeler için tarafların sürdürdüğü yoğun hazırlıklar, diğer yandan Pile'de uç veren ve bağrında ciddi tehlikeler taşıyan hareketler.
Rum tarafında "liderler anlaştı, yapacakları görüşmeler göstermelik olacak, bizi anlaşmaya hazırlamak için görüşecekler" anlayışı, yaygın bir anlayışmış.
Medyada ciddi bir şekilde gündeme geldiğini görmedim fakat başlayacak görüşmelerin Rum halkına evet dedirtmek için yapılacağına inananların sayısı hayli fazlaymış.
Türk tarafı henüz konuya intikal etmedi.
Kamuoyu görüşmelerin başlayacak olmasına kayıtsız davranıyor.
Yapılan anketlerin doğruluğu elbette tartışma konusudur ama 2004 iradesinden farklı eğilimler içerdiği de bir gerçektir.
Bunu normal saymak gerekir.
Yerine bir başkası konulmadıkça temel alınması gereken 2004 iradesidir.
Kıbrıs Türk kamuoyunun gündemine yeni bir referandum girmesi halinde anketlere yansıyacak rakamlar baz olarak alınabilir.
Şimdikileri tepkisel davranışlar olarak değerlendirmek daha isabetli olur kanısındayım.
Rum tarafında dönüşümlü başkanlıktan, bakir doğuma kadar Kıbrıs sorununun önemli noktaları ciddi tartışma konusu olurken, Türk tarafındaki kayıtsızlık hayra alamet midir bilinmez fakat varılacak bir anlaşmanın önemli tavizler üzerine inşa edileceğini de akıllardan çıkarmamak lazımdır.
Rum tarafının şimdi yaptığı, verecekleri tavizlerin tartışmasıdır.
***
Sn Başaran Düzgün,
''Delikli peynir mi? ortak avlu mu?'' yazınızda ben şahsen Sn.Vamık Volkan'ın delikli peynir fikrine katılıyorum. Eğer doğru anlıyorsam Sn Volkan delikli peynir'i ilk etapta bir bütün olarak kabul ediyor, onu bölmüyor ve özüne (tadına) kesinlikle dokunmuyor.
Sorun bu delikli peyniri hem iç hem dış piyasaya bir marka olarak sunmaktır. Tüketiciler de ihtiyaçlarına göre bu peynirden ister parça parça ister bütün olarak satın alırlar. Neticede bu delikli Kıbrıs peynirinin tadı aynıdır ve en büyük özelliği de içerisinde irili ufaklı deliklerin bulunmasıdır.
Peki bu Delikli Kıbrıs Peynirini siyaseten eşit Kıbrıslı Türkler ve Rumlar olarak hem içte hem dışta nasıl tescil ettirebiliriz?. Delikleri hep ayni büyüklükte bir Kıbrıs Peyniri üretilemiyeceğine göre, özünü ve tadını değiştirmeden belki de iki tarafa da eşitlik sağlayacak şöyle bir formül ile tescil ettirebiliriz....;
Yeni anayasada Merkezi Hükümet üyelerinin seçiminde adaylar tüm Kıbrıslılardan oy alacaklardır. Yani Merkezi Hükümet 10 Bakandan oluşacak ise ve bunlardan 3'ü Türk 7'si Rum olacak ise, Türk aday hem Kıbrıslı Türklerden hem de Kıbrıslı Rumlardan oy talebinde bulunacak. Tabii aynısı Rum aday için de geçerli olacak.
Delikli Kıbrıs Peyniri = Merkezi Hükümet
Büyük Delikler = Kıbrıslı Rumlar
Küçük Delikler = Kıbrıslı Türkler
Büyük Delikler = 100 adet
Küçük Delikler = 30 adet
Delikli Kıbrıs Peyniri = 7 Büyük Delik+ 3 Küçük Delik
Siyasi Eşitlik = 50:50
Dolayısiyle...... = 50/70 + 50/30
Oy Ağırlığı = 0.72 + 1.68
= 0,72x70=50 : 1,68x30=50
Belki de bu ada'nın hepimizin olduğunu anlarız. Böylelikle zaman içerisinde iki toplumdaki aşırı ayrılıkçılar da azalır ve etkilerini kaybederler. Aynen Vamık hoca'nın dediği gibi toplumların kimlikleriyle oynamak çok tehlikelidir. Bizler de bu Kıbrıs Peynir'ini nekadar bölersek bölelim, içerisindeki delikler her zaman irili ufaklı olacaktır. Önemli olan o Kıbrıs tadını bozmamaktır.
Saygılarımla
Metin Remzi
|