|
Değişmez bir ruh halidir galiba.
Her insan okul yıllarını özlemle anar.
İyi de geçse kötü de, haylaz olarak bilinse de terbiyeli olarak anılsa da okul yılları söz konusu olduğunda garip bir hoşnutluk hakim olur.
Bu yazı hem kişisel tarihe bir yolculuktur, hem de hem de yeni kuşağı anlamaya ve öğrenmeye çalışmanın ürünü.
Hatırlayanlar mutlaka vardır, ilk başkanı şimdi cumhurbaşkanı, sonraki de başbakan olan KÖGEF kuşağıyla ilgili bolca tartışmalar yapılmıştı bu köşeden.
Şuandaki üniversiteli gençlik hareketinin yaşadığı zafiyeti de ele almıştık.
Üniversiteli gençler itiraz etmişler ve çok sayıda mail göndermişlerdi bulundukları ülkelerden.
Ve böylece "biz de varız" anlamında tartışmaya dahil olmuşlardı.
Kıbrıslı Gençlik Platformu'na üye üniversiteli gençlerden bahsediyorum.
Geçtiğimiz bahar girişi İstanbul'da bir araya geldik ilk kez.
Yeni yayınlanan kitabımla ilgili bir tanıtım gecesi düzenlemişlerdi.
Uzun uzun sohbet etme ve birbirimizi tanıma imkanı bulduk.
Bu yazı yoğun bir şekilde örgütlenme çalışmalarına ayırdılar. Genel kurullarını yaptılar. Değişen yüksek öğrenim trendine göre dünyanın farklı şehirlerinde şubeler oluşturdular.
Ve bir dizi etkinlik düzenliyorlar bu aralar.
Geçtiğimiz gün, anılar tünelinde yolculuğa çıkmamıza vesile olan bir davet yaptılar.
Kıbrıslı Gençlik Platformu'nun Ankara şubesinin bir tiyatro davetiydi.
Girne Amerikan Üniversitesi salonunda sahnelenecekti.
"Düşünmemiz Mucize" isimli iki perdelik komediyi izlememiz farzdı.
Çünkü ben ve sevgili Hatice de o yaşlarda Ankara'da aynı şeyler yapmıştık.
Bugün hala mutlulukla anımsadığımız tiyatro grubumuzla önce Çürük Elma oyununu sonra da Bir Halk Düşmanı isimli oyunu sahneye koymuştuk.
O zamanlar şimdiki gibi konforlu salonlar da yoktu.
Köy meydanlarında kamyon kasalarından oluşturduğumuz derme çatma sahnelerde ve bizim için büyük bir keyif olan zor koşullarda çalışmıştık.
Bu etkinlikler ve diğerleri kişisel gelişimimiz için inanılmaz faydalar sağladı.
Bugün gururla görüyorum ki bizim kuşak toplumda öğretici-dönüştürücü roller oynuyor.
***
Ankara Kıbrıslı Gençlik Platformu'nun Düşünmemiz Mucize" isimli oyununu bu duygular içinde izledik.
Sahnede 20 kişilik amatör bir ekip, perde arkasıyla birlikte 24 heyecanlı insan kendi bilinçlerinden süzülen gündelik ilişkileri hicveden başarılı bir çalışma ortaya koydular.
Hataları elbette amatörlüklerinin gereğiydi.
Ama yeni neslin düşünce sistematiğini anlamamız açısından bizim için son derece yararlı oldu.
Ve bir de üniversite gençlik hareketinin ortaya çıkışına tanıklık etmenin mutluluğunu yaşadık.
Hepsini teker teker tebrik ederim.
***
Üniversite gençliği, Kıbrıs Türkü'nün tarihinin her döneminde önemli roller oynadı.
Biz, Erenköy'e çıkan 68 kuşağıyla birlikte sonradan gelenleri tanıdık.
Şüphesiz ki öncesi de var.
Baf'tan Lefkoşa'ya seyahat etmenin bile zor olduğu günlerde İngiltere'de eğitim görüp, Osmanlı'ya sadrazam olanlarından Kıbrıs'ta çağdaş hakların tesis edilmesinde kilit rol oynayanlara kadar.
Günü geldiğinde tereddüt etmeden eğitimini yarıda kesip toplum savunmasına koşanlar ve Kıbrıs Türkünün çağdaş dünyada hak ettiği yeri alması ülküsüne bir ömür adayanlar.
Eğer bu toplum bugün ayaktaysa ve neslini bu topraklarda sürdürüyorsa üniversite gençliğinin önemli katkılarındandır.
Yeni nesli bu tarihsel misyonu devralmaya hazır gördüm.
Ve mutlu oldum.
Geç de olsa bu hakkı teslim ediyorum onlara...
|