|
Ezberlenmiş bir tekerleme gibi herkes biri birine tekrarlıyor:
"İşler iyi gitmez."
İşlerin iyi gitmediğinin anlatmak için de çeşitli örnekler sıralanıyor.
Anlatılanların büyük çoğunluğu doğru olabilir.
Subjektif yani kişisel konuları içeren örnekler de kuşkusuz bir ruh halinin tezahürüdür ve bence kayda alınmalıdır.
Sonuçta, toplamda bir memnuniyetsizlik var.
Çeşitli tepkilere yol açacağını bilerek yazıyorum memnuniyetsizliğin kaynağı tamamen maddidir.
Yani piyasanın deyimi ile "nakit sıkışıklığından" kaynaklanmaktadır.
2002 süreciyle birlikte bu ülkeye giren milyar dolarlar ekonomiye tavan yaptırdı, birçoğumuzun hayat kalitesini yükseltti.
Daha iyi yaşamaya ve daha çok para harcamaya başladık.
Şimdi o paralar bitti. Ya da çok azaldı.
Bu yüzden ne hükümette kaldı ne de özel sektörde.
Herkes hep bir ağızdan bağırıyor.
Taleplerin çoğu paraya dayalı.
Hükümet maaşları denkleştirmekte zorlanıyor.
Özel sektör günü kurtarma telaşında.
Olmayan paralar üzerinden bir kavgadır da gidiyor.
***
Kuzey Kıbrıs'ın geleneksel olarak 2 gelir kapısı vardı.
Birincisi Türkiye'nin verdiği paralar.
Bir kısmı maaşa, önemli kısmı da alt yapıya giden paralar.
İkincisi vergilerden toplanan yerel gelirler.
Bununla milli geliri 5 bin dolar ile 7 bin dolar arasında gidip gelen standart bir yapı oluşturulmuştu.
2002'den sonra yükselen trentte milli gelir 10 bin dolar eşiğini aştı.
Şimdi gerileme eğilimine girdi.
Peki bu nasıl engellenecek?
Kapılarımızı Güney'e ve dünyaya nispeten açtık ama hala kapalı bir zihniyetle devam ediyoruz.
Bir ülkenin kalkınması için uluslararası sisteme entegre olması şarttır.
Ülkedeki para kalkınma için yeterli değilse şüphesiz ki uluslararası sistemle entegre olunur ve bu sorun giderilir.
Yani yabancı yatırımcılarla bizim yatırımcılarımız işbirliği yapacak ve ülkeyi ileriye fırlatacak yatırımlara imza atılacak.
Yoksa başka türlü nasıl olacak ki?
***
Yaşanılan ironi şudur:
Kıbrıs Türkü barışa ve çözüme evet dediği için dış yatırımcılar gelmiş ve ekonomi 10 bin dolar seviyelerine fırlamıştı.
Bu noktada Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin ve mevcut hükümetin katkıları inkar edilemez.
Şimdi yaşanan gerilemeden sorumlu tutulan da yine aynı ikilidir.
Demek ki ironinin aşılması ve bu hükümetin yapması gerekenler ortadadır.
Zaten beklenen de budur.
Ramazan bayramı vesilesiyle oluşan bu uzun tatilde durum değerlendirmesi yapılmasının faydaları vardır.
Bayramınız kutlu olsun...
|