|
Eski başbakanlardan ve siyasi ömrünü Ulusal Birlik Partisi'ne (UBP) harcayan, bir vakitten sonra inzivaya çekilen Derviş Eroğlu, yeniden soyunduğu UBP başkanlığı yarışına binaen dün bir basın toplantısı düzenledi.
Rakibi Tahsin Ertuğruloğlu geçtiğimiz haftalarda benzerini yapmıştı.
Kadrosuyla beraber kamuoyunun önüne çıkmıştı.
Şimdi sıra Eroğlu'ndaydı.
Bu vesile ile teslim etmek gerekir ki Ulusal Birlik Partisi, geçmişi hilafına, örnek sayılabilecek bir parti içi demokrasi tutumu sergiliyor.
Geçmişi demokrasi dışı müdahaleler ve hatta entrika sayılabilecek siyasi oyunlarla dolu bir partinin, başkanını seçerken benzer şeyler yaşaması beklenir ama UBP'de şu ana kadar yaşananlar aslında prematüre demokrasimizin olgunluk işaretleri olarak sayılabilir.
Umarız bu yarış aynı düzeyde sürer ve neticelenir.
***
Bu dilek ve temenniden sonra gelelim Ulusal Birlik Partisi'nin esas sorununa.
Sorun, adayların değil Ulusal Birlik Partisi'nin sorunudur diyoruz çünkü Tahsin Ertuğruloğlu'nun basın toplantısından sonra da aynı şeyleri dile getirmiştik ve bu açıdan tekrar olacak.
Çünkü, UBP'deki başkanlık yarışı bir "skor yarışına" dönüşme tehlikesi yaşıyor.
Dün itibarıyla kamuoyu "kimin daha çok destekçisi var, hangi milletvekili veya belediye başkanı kimin yanındadır" gibi konularla ilgileniyor.
Dolayısı ile Eroğlu mu Ertuğruloğlu mu üzerine bahse varacak denli tahminler yürütülmeye çalışılıyor.
Halbuki olması gereken tam tersi değil mi?
UBP ana muhalefet partisidir.
Farklı anketlerde farklı rakamlar çıkmaktadır ama basit düzlemde yapılacak seçimde hükümet ortağı olabilir de olmayabilir de.
Bu düzlemde olasılık mevcuttur ve UBP başkanlığına aday olanlar sadece UBP'li delegelerin beklentilerinin değil ülke meseleleriyle ilgili görüşler de ortaya koymak zorundadırlar.
Yeni başkanı UBP'li delegelerin seçeceği şüphesizdir.
Fakat seçilecek olan daha geniş bir toplum kesimine yönelik sorumluluk yüklenmeye adaydır.
İşte bu noktada da Kıbrıs Türkü seçilecek olanın projelerini bilmek zorundadır.
***
Adaylardan birisi olan Tahsin Ertuğruloğlu kendisine asgari ücretle ilgili sorulan bir soruya "işverenler için çok, çalışanlar için az" şeklinde çok veciz bir yanıt vermişti.
Böylesi veciz yanıtları diğer aday Derviş Eroğlu'ndan henüz işitmedik.
Ama projeler bağlamında da çok önemli şeyler işitmedik.
Herhalde kalan süreçte adaylar buna yöneleceklerdir.
2004 süreciyle birlikte UBP'yi Kıbrıs Türküne yabancılaştıran politikaları nasıl revize edeceklerini anlatacaklardır.
Ülkenin temel sorunlarını hangi projelerle çözeceklerini, nasıl daha gelişmiş bir ekonomi, nasıl daha fazla demokrasi sağlayacaklarını ikna edici bir şekilde dile getireceklerdir.
Umarız bunları yapacaklardır.
Yapmazlarsa ne mi olacak?
İktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi'nden hoşnut olmayan kitleler "bunlar yine geri geliyor" korkusuna kapılacaktır.
Kıbrıs Türkü 2004 sürecinde terk ettiği UBP'ye şimdi niye sahip çıksın ki.
Henüz bir gerekçesi yoktur...
|