|
"Biz istesek de istemesek de bilim dünyayı küçültüyor, eskiden aylar süren yolculukları saatlere düşürüyor, dünyanın en ücra köşesindeki haberleri bile naklen evimize taşıyor..." cümlesiyle başlıyordu 7 sene önce kaleme aldığım yazı.
Ve bilim ile teknoloji şimdi daha büyük bir hızla dünyayı küçültmeye insanı daha da özgürleştirmeye devam ediyor.
Bu gazetenin okurları ve bu köşenin okurları çok iyi bilirler ki "reklama" girecek konulardan pintilik düzeyinde uzak durur bu köşenin yazarı.
Fakat Kıbrıs Türkü için fark yaratanı övmekten de imtina etmez.
Bu bir övgü yazısıdır.
Bu köşenin yazarının etkilendiği müthiş bir teknolojik gelişmeye övgüdür.
***
Avrupa'da büyük ölçüde uygulanan fakat her ne halse Türkiye'ye bir türlü giremeyen ve dolayısı ile bağımlılığımızdan dolayı bizim de uzaktan baktığımız mobil telefonlardaki 3G teknolojisiyle tanıştı memleket.
Kuzey Kıbrıs Turkcell aylardır yapıyordu bunun hazırlığını.
Sistem cep telefonuyla görüntülü görüşme yapabilme özelliği üzerine yoğunlaştı.
Nitekim devreye girmesiyle birlikte "yeni oyuncağa kavuşan çocuklar gibi" herkes cep telefonlarına sarıldı.
Birbirinin yüzüne bakarak konuşmalar, kahkahalar, espriler gırla.
Bu şüphesiz önemli bir gelişmedir.
Şakadan öte faydaları da olacaktır.
Ama beni esas etkileyen mobil internet oldu.
Uzun yıllardır sim kart üzerinden GPRS teknolojisini kullanarak meslek icra ediyor olmanın yarattığı azaptan kurtulma adına oldu heyecanım.
****
Turkcell isabetli bir karar vererek, yurtdışında iyi bir eğitim ve iş deneyimi biriktiren Dağhan Fellahoğlu'nu Kuzey Kıbrıs Turkcell'in Genel Müdürlüğü'ne atadı.
Bu topraklardan çıkan birisi olması, kararın isabetliliğini perçinliyor kuşkusuz.
Geçtiğimiz hafta tanışma ve detaylı sohbet etme fırsatı bulduğum Genel Müdürün GPRS'i terk edip 3G internet teknolojisine geçmeyi teklif etmesini gönülsüz karşılamıştım.
Gönülsüzlüğüm memnuniyetimden değil, kurulmuş düzenimi bozma rahatsızlığımdandı.
Bilinmezliğin yaratacağı muhtemel sorunları göğüsleyememe endişesindendi.
Fakat yanılmışım.
1 haftadır, inanılmaz bir hızla internete bağlanmanın keyfini yaşıyorum.
Üstelik ülkenin her noktasından. Dünyanın her noktası vaadi de cabası.
Laptop bilgisayarın ucuna takılan bir usb modemle, istediğim kadar fotoğraf ve istediğim büyüklükteki dosyalar saniyelerle sınırlı zaman diliminde gönderebiliyorum.
Bilenler bilirler bu benim için büyük bir özgürlük anlamına denk düşüyor.
Dört duvar arasına mahkum olmamak, bir masanın başında ömür törpülememek.
Nerde olursam olayım gazeteyle sürekli iletişim halinde olmak.
Haberleşme ağından kopmamak ve dünyayı izleyebilmek.
Bir gazetecinin isteyebileceğinin ötesi.
Bilim ve teknoloji istesek de istemesek de dünyayı değiştiriyor.
Bireyi daha özgür kılıyor.
Bunu yapanlara teşekkür etmek gerekir galiba...
|