Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Önce dövüldü, sonra tecavüze uğradı
Evrim kazası: Platypus
Okulları grev vurdu
Çin'i deprem vurdu: Binlerce ölü
Ambargoları reddediyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Almanya'dan Okan Ersan'a müthiş teklifler [2]

"I can't go to North Cyprus because I have an askerlik problem!"

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dün akşam KKTC Londra Temsilciliğinde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı.

Yazımı 00.30 sırlarında noktalarken toplantı devam ediyordu.

Öfkeli ama yasa Cumhurbaşkanı Talat tarafından imzalanıp Resmi Gazete'de yayımlansa bile mücadelede kararlı olduklarını çok açık olarak ifade ettiler.

Toplantı Londra'da KKTC'nin evinde yapıldı. Kendileriyle yapılan görüşmelerde verilen sözlerin tutulmamasından ciddi rahatsızlık dile getirildi.

Dün akşam bir gerçek daha ortaya çıktı, askerlik konusunda sorun halledilmeden Londra'ya gidecek KKTC yetkililerinin işi zordan çok öte....

 

 

Askerlik konusu ülkemizin bir gerçeği.

O nöbeti ben da tuttum. Hem da giriş tarih belli, terhis tarihi belli olmayan dönemde.

Sıra oğluma geldi.

Benim mücahit olmamamdan daha zor oldu oğlumun askere gitme kararı.

Neden?

Çünkü bir biçimde gidişini erteleme şansı vardı.

Daha da ileri gidersek, kitabına uydurup adına bedelli denilen parayı verip askerliğini yapmaması da mümkündü.

Sonunda askerliğin bir an önce yapılması gereken, kaçınılmaz bir görev olduğuna karar verdik, oğlum askere gitti.

Kurayı çekti. Asteğmen olarak askerliğini yapacağı kesinlik kazandı. Dört aylık temel eğitim için Tuzla Piyade Okuluna gönderildi.

Oğlum Serkan, İstanbul'a gidince bir de baktı ki, Kıbrıs'ta bize aile boyu hainlik basan "milliyetçilerin" çocukları, "Bedelli askerlik için kılıf dikmekle" meşgul.

Oğlum bozuldu.

"Boş ver be oğlum. Sen yap askerliğini... Sen da kurtul, biz da kurtulalım" dedim.

* * *

Sırf askerlik yapmasın diye kılıf dikenlere sempati ile bakmadım. Sempati ile bakmadım ama sorun da yapmadım.

Bir süre önce Avustralya'da katıldığım bir radyo programına telefonla katılan bir Kıbrıslı Türk, "Çocuklarımızı askere yollamak istemeyiz ama burada kem küm ederiz" içerikli bir konuşma yaptı.

Dünyanın öteki ucunda yaşayan Kıbrıslı Türklerin çocuklarının askerlik konusuna bulunacak çözümün Kıbrıs'taki Türkleri rahatsız etmeyeceğini çok açık olarak söyledim.

Aynı yaklaşımım Kıbrıslı Türklerin en yoğun yaşadığı Londra başta olmak üzere yurt dışında bulunan tüm Kıbrıslı Türkler için geçerlidir.

Bir biçimde bu askerlik meselesi ciddi bir soruna dönüştü.

Birkaç yıl önce biraz elleyip ertelemeyi kolaylaştırdılar ama yetmedi.

Çünkü geçmişten cezalı duruma düşenler vardı.

Özellikle Londra'ya Kıbrıs'tan hangi yetkili giderse kendisine sunulan sorunlar listesinin en başlarında askerlik konusu oldu.

Yolu Londra'ya düşen tüm bakanlar ve mebuslar, "Merak etmeyin halledeceğiz" dedi.

İnsanlar çok da inanmadılar. Aslında inanmamadan öteki askerlikle ilgili bu konuda sivil otoritenin yeterli inisiyatif koyamayacağı inancı hakimdi.

Sonunda adeta teneke çala çala, "HALLEDİYORUG" dediler.

Taslak ortaya çıktı.

Londra'daki insanlarımız hukukçulara inceletip, "TAMAM DEĞİLDİR" dediler.

Yetkililer adam adam oturup konuşacaklarına topu taca atmayı tercih ettiler. İlgili komite üyeleri "park incelemesi" için İngiltere'ye gittiği zaman Londra'daki örgüt temsilcileriyle oturup görüştüler.

Sonradan sorup öğrendim, toplantıda ortak dil olarak Türkçe konuşuldu. Ama sonuca baktık yurttaşın söylediği anlaşılmadı.

Kaş yapayım derken göz çıkarıldı.

Doğruya doğru, konuyla ilgili yakını çocuğu olmayanlar konuyla ilgili bilgi dağarcığımızı çok da doldurmadık.

Geçenlerde Taylan arkadaşımın programına katılmıştım. Mehmet Güner isimli bir baba programa katılıp isyan etti. "Yapılan yasal düzenleme sorunu çözmedi. Örneğin oğlum bu nedenle gelemiyor. Parayı vermeyi kabul etse de gelemiyor. Dünya aleme ibret olsun Lefkoşa'dan Baf'a ölüm yürüyüşü yapıp yetkilileri protesto edeceğim" dedi.

Anladım ki yapılan yasa sorunu çözmedi... Çözmeyip beklentilere yanıt vermediği için ateşin üstüne benzin da döktü.

* * *

Toplum Postası, Londra'da yayımlanan en eski ve en etkili haftalık Türkçe gazetelerden biridir.

Dünkü sayısında konuya yer verdi.

Haberin başlığı şöyleydi: "I can't go to North Cyprus because I have an askerlik problem!" (Kuzey Kıbrıs'a gidemiyorum, çünkü askerlik problemim var)

Rahatsızlığın merkezinde kaleme alınan haberden birkaç bölümü olayı özetlemeye yeter:

"Yeni yasa, Kuzey Kıbrıs'ta bir takvim yılı içerisinde 90 günden fazla kalan her KKTC yurttaşı erkeğin askerlik görevini yerine getirmesini öngörüyor. Ancak "kaçak" durumundaki yüzlerce kişiye bu hakkı vermiyor. Bu kişiler, gidip de bedelli askerlik hakkından yararlanamıyor ve 90 gün kalma hakları bulunmuyor. Kaçak durumundakiler, adaya ayak bastıkları anda 15 ay olan normal askerlik süresini tamamlamakla mükellef tutuluyor.

Bu arada yasa, daha önce askerlik yaşının 49'dan ileriye alınması ile de değişiklik yaşadı. Bu durumda, örneğin İngiltere'ye 50'li yıllarda dahi gelmiş olsalar, yaşları ne olursa olsun KKTC yurttaşı her erkeği zorla askere almayı öngörüyor. 90 yaşındaki bir KKTC yurttaşı erkek dahi 90 günden fazla kalırsa, askere alınabiliyor. Veya kendisinden 4 bin Sterlin talep ediliyor.

... KKTC Vatandaşlık Yasası, Kıbrıslı Türk anne ve/veya babadan doğan herkesi KKTC yurttaşı kabul ediyor ve bu yurttaşlıktan çıkma hakkını kabul etmiyor. Dolayısıyla, Kıbrıslı Türk anne ve veya babadan doğan her erkek vatandaşı, askerlik görevini yerine getirmek zorunda kalıyor."

* * *

Dün akşam KKTC Londra Temsilciliğinde geniş katılımlı bir toplantı yapıldı.

Toplantıdaki gelişmeleri Londra Muhabirimiz Eylem Eraydın'ın katkılarıyla izledim.

Yazımı 00.30 sırlarında noktalarken toplantı devam ediyordu.

Öfkeli ama yasa Cumhurbaşkanı Talat tarafından imzalanıp Resmi Gazete'de yayımlansa bile mücadelede kararlı olduklarını çok açık olarak ifade ettiler.

Toplantı Londra'da KKTC'nin evinde yapıldı. Kendileriyle yapılan görüşmelerde verilen sözlerin tutulmamasından ciddi rahatsızlık dile getirildi.

Toplantı sonrası istekler KKTC Londra Temsilcisi Dilek Yavuz Yanık tarafından Kuzey Kıbrıs'a iletilecek.

Dün akşam bir gerçek daha ortaya çıktı, askerlik konusunda sorun halledilmeden Londra'ya gidecek KKTC yetkililerinin işi zordan çok öte....

Günün sözü:

Yerine getirilemeyecek söz, söz değildir

   386 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Mayıs 2008, Salı   Lokmacı Kapısı evlat, Ledra Palas üvey evlat
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Anacığıma mektubumdur...
11 Mayıs 2008, Pazar   Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis'in mektubundan sonra Başbakan Ferdi Sabit Soyer, görüşlerini sizlerle paylaşıyor (2)
10 Mayıs 2008, Cumartesi   "Biber ağacına arı bile konmaz, acıdan bal çıkmaz"
08 Mayıs 2008, Perşembe   Seyis'in isyanı
07 Mayıs 2008, Çarşamba   "Kıbrıs'la ilgili haberler okunmuyor." ... Ve Türkiye'ye dönük politika pazarlama
06 Mayıs 2008, Salı   Bir tadım futbol ve Türkiye'de futbolun misyonu....
05 Mayıs 2008, Pazartesi   Tıpkı Mersin10-Turkey adresimiz gibi ve "Kıbrıs'ta sevişen kelimeler"...
04 Mayıs 2008, Pazar   Frank Sinatra'nın My Way'i Kıbrıs'ın şarkısı olur mu?
03 Mayıs 2008, Cumartesi   İstanbul'un keyfi kaçtı... İstanbul'un tadı kaçtı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

NEDEN SUÇLU CENNETİ OLDU BU ÜLKE?

Hasan Hastürer

Lokmacı Kapısı evlat, Ledra Palas üvey evl...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

HER ANNE BİR ŞİİRDİR... (*)

Bilbay Eminoğlu

Pahalılık yok!

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Elektrik hatlarındaki “gerilim”...

Aysu Basri

YA EĞİTİM HAKKI?

Sevilay SADIKOĞLU

Sen Kaderimsin...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

İki şehrin hikâyesi

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

Yok Cemelin Devesi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital