Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Talat'ı sağlıklı, kendinden emin ve rahat buldum...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Mehmet Ali Talat, Hristofyas'la defterleri kolay kolay yırtmaz. Ama Hristofyas, gerçeği yansıtmayan bir abartı ile Talat ve çalışma arkadaşlarını bir biçimde hafife alıp, her şeyin Ankara'da belirlendiği iddiasını - özellikle yabancı diplomatlara yönelik- sürdürmeye devam eder, buna karşılık da, 'Kıbrıslı Türklerle değil git Ankara ile görüş' denilirse benim için sürpriz olmaz

Önceki gün öğleyin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la randevum vardı.

Randevumuz öğleyin birdeydi.

Hem light mönü yemeğimizi yedik hem de konuştuk.

Talat'ın kalp ameliyatı sonrası kilo vermişliği sağlığıyla ilgili farklı yorumlara neden oluyor.

Çeşitli ortamlarda buluştuğum için sağlığı ile ilgili yakından gözlem şansım var.

Önceki gün düşünceleri kadar sağlığını da gözledim. Çok net olarak şunu yazayım, Cumhurbaşkanı Talat, son yılların en sağlıklı günlerini yaşıyor.

Yemesine dikkat ediyor.

Önceki gün masada neler mi vardı?

Sıralayayım... Her birimize, dört en çok beş kaşık, içinde dört küçük parça dana eti olan taze fasulye, dörder kaşık pirinç pilavı, üçer kaşık yoğurt, yağsız yeşillik tabağı dediğimiz salatalıklar, siyah zeytin... Yemeğin ardından ben dilimli yarım elma ile üç yatay dilim portakalı yedim, Talat, meyvesini ara öğüne sakladı... Üzerinden de kahvemizi içtik...

Bu ayrıntıyı niye verdim? Cumhurbaşkanı Talat, bir süreden beri yemesine-içmesini çok ciddi bir özen gösteriyor.

Çok samimi olarak belirteyim ameliyat sonrası sağlığından bir miktar endişe duydum. Ancak dünkü görüşmemizden sonra sağlıklı olduğu ile ilgili hiç kuşkum kalmadı.

* * *

Mehmet Ali Talat'la sohbetimizde söylenenler kadar söylenmeyenleri de dikkatle öğrenmeye çalıştım.

Samimiyet, karşılıklı güven ve açıklık anlayışı ne olursa olsun konuşma anında masada duran bir ses kayıt cihazı ya da söylenen her şeyi not etme çabası sohbetin verimliliğini olumsuz etkiler.

Gazeteci arkadaşlar bunu çok iyi bilir. Hatta sırf bu nedenle ya sohbetin başı ya da sonunda kayıt dışı bir bölüm tercih edilir.

Yazılsın ya da yazılmasın daha özgür bir sohbet akışı gazeteciye o görüşmeden elde edeceği sonuç bakımından yol haritasını gösterir.

Önceki günkü sohbetimizde masanın üzerinde baştan sona ses kayıt cihazı olmadı. Bir tek kelime not da tutmadım.

Konsantrasyonumu yoğunlaştırıp konuştuklarımızı beynime yazdım.

Daha sonra bir düşündüm konuştuklarımızı tüm ayrıntısıyla anımsıyorum.

Bu yazıda önceki günkü sohbetten hiç tırnak içi bir bölüm bulmayacaksınız.

Dinlediklerim ve de gözlediklerimi kendi özgür anlatımımla sizlere taşıyacağım.

* * *

Talat, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda üç yılı geride bıraktı.

Cumhurbaşkanlığında artık Rauf Denktaş günlerinin izi kalmadı. Talat, o izi silmek için özel bir çaba harcadı mı? Bence harcamadı. Ancak farklı siyasi kültürün doğal sonucu olarak kimyasal uyumsuzluk izlerin kolay silinmesini sağladı.

Talat'ın Ankara ilişkilerini sorgulayan ve zaman zaman eleştiren biriyim.

Rauf Bey'in Ankara ilişkileriyle Mehmet Ali Talat'ın Ankara ilişkileri aynı değil.

Rauf Denktaş, için Ankara'nın Kıbrıs'taki en üst düzey memuru gibi görünmek rahatsız edici değildi. Hatta bundan gurur da duyabilirdi. Çünkü O'nun için asıl olan Türkiye ve Türkiye'nin çıkarlarıydı.

Talat, Ankara'yı yok saymıyor. Ankara ile uyumlu ve de verimli çalışmayı da sürdürmekten rahatsız değil. Hatta somut koşullar nedeniyle bunun olması gerektiğine de inanıyor. Ama Talat, için öncelik Kıbrıs Türk Halkı'nın oylarıyla seçildiği Cumhurbaşkanlığı makamıyla halkın iradesine saygıyı Türkiye dahil her yere taşımaktır.

Kısaca Talat, Ankara'nın memuru değil, bundan sonra da olmaz.

* * *

Askerle ilişkilerde de Talat'ın gerginlikten yana olmadığını çok net olarak gözledim. Yanlışa yanlışla yanıt vermeme konusunda kesin bir duruşu var. Sabırlı bir duruşla Kıbrıs Türk halkının siyasal yapılanmasının her yerde hak ettiği değeri bulmasını istiyor.

Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt ile Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ'un ziyaretlerinden siyasi sonuç çıkarmak istemiyor.

Büyükanıt, kendisinin davetiyle gelmişti. Başbuğ'un ziyareti ise askeri birliklerin denetlenmesi bakımından programlanmış bir ziyaretti.

Fark ettim, Silahlı Kuvvetlerin komuta kademesiyle ilgili konuşmayı Talat, sevmiyor. En samimi ortamda bile yapacağı konuşmaların farklı yorumlama neden olacağı düşüncesinde.

* * *

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın önceliği Kıbrıs sorununun çözümü

Dış etkenler ve Türkiye dahil Kıbrıs'la ilgili merkezlerdeki iklimin çözüme uygunluğu ne olursa olsun Talat, Kıbrıs merkezli bir çözüm iyimserliği taşıyor.

Mehmet Ali Talat, komiteler düzeyinde devam eden görüşmelerdeki sıkıntılardan ciddi bir rahatsızlık duymuyor. İyimserliği ise siyasi bir kampanyanın parçası değil.

Bunca yıllık Kıbrıs sorununun hiç ayrılık olmayacak bir müzakere süreciyle çözüme taşınamayacağı düşüncesi kolay okunuyor. Hatta farklılıkları görüşmelerin ciddiyetle devamı bakımından ciddi işaret olarak algılıyor.

Ciddi ciddi görüşme olmasa farklılık da olmaz. Zaten sonuçta bir şey olmayacak anlayışıyla, karşılıklı olarak kafalar emme basma tulumba gibi sallanır, ciddi olmayan görüşmeler, verimli görüşmeymiş gibi satılır.

* * *

Talat, tamamen kendi kontrolündeki görüşmelerin her aşamasından haberdar

Komitelerde ne konuşuluyorsa Talat, öncesinde ve sonrasında biliyor.

Peki Türkiye Dışişlerinin bu süreçte etkinlik, belirleyicilik bakımından konumu ne?

Yolun sonunda varılacak anlaşma garantör ülke, yılların da getirdiği özel konum nedeniyle Türkiye tarafından da kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafının görüşmeleri Türkiye'yi alakadar ediyor.

Türkiye'nin görüşmelerden haberi var. Zaman zaman kendi görüşlerini de Talat'a iletiyor. Ancak şu net olarak biliniyor ki Türkiye'den gelen görüşler talimat değil görüştür.

Talat bir yandan Rumlarla, öte yandan Ankara ile müzakere etmeden Ankara ile görüş alış verişinde bulunuyor. Kıbrıs Türk tarafı adına komite masalarında bulunanların önündeki bilgi notları, Talat'ın Kıbrıs'tan çalışma arkadaşlarıyla şekil verilmiş bilgi notlarıdır.

* * *

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rum Cumhurbaşkanı Hristofyas'a nasıl bakıyor? Hristofyas'tan rahatsızlığı var mı?

Talat, Hristofyas'ı Padapodulos gibi görmüyor. İlk baş başa görüşmelerinden duygusal izler hala Talat'ta duruyor.

Hristofyas'ın işinin Güneyde kilise dahil derin statüko unsurlarının etkinliği nedeniyle kendine göre daha zor olduğunu biliyor ama saygı ile karşılıyor.

Mehmet Ali Talat, Hristofyas'la defterleri kolay kolay yırtmaz. Ama Hristofyas, gerçeği yansıtmayan bir abartı ile Talat ve çalışma arkadaşlarını bir biçimde hafife alıp, her şeyin Ankara'da belirlendiği iddiasını - özellikle yabancı diplomatlara yönelik- sürdürmeye devam eder, buna karşılık da, 'Kıbrıslı Türklerle değil git Ankara ile görüş' denilirse benim için sürpriz olmaz.

Günün sözü:

Bütünü oluşturan parçalar, bütünün parçasıdır

   526 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Eylül 2008, Cumartesi   Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital