Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kalitesizlikten öte kullanılamaz su...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu ülkede doğal nedenlerle su temininde sorun vardır. Ancak su teminindeki sorundan çok daha önemli şebekelere verilen suyun kalitesizliğidir.

Herkesin evinde her an tahlil yapacak altyapı yoktur, olması da düşünülemez. İnsanlar çeşmelerinden akan suyla ilgili kokusu, rengi ve tadıyla ilgili duyu organları aracılığıyla bilgi ve yorum sahibi olabilir. Ötesinde rakamlara ulaşmaları olası değil.

O noktada laboratuar bulguları tek kaynaktır.

 

 

  Sağlıkla ilgili sistem olarak ne yaparsanız yapınız eğer kültür, düşünce olarak en genel tanımlamayla sağlığa önem, değer vermezseniz yaptıklarınız halk diliyle hikaye bile değildir.

  Koruyucu hekimliğin sağlıkla önemi tartışılmazdır.

  Bütün mesele hastalık riskini hayatın her alanında olabildiğince aşağıya çekmek.

  Çevre koşulları yanında insanların sağlıklı ürünler tüketerek beslenip, hayatını sürdürmesine özen gerekir.

  Beslenmenizde almadığımız bazı besinler olabilir.

  Ancak sağlıklı bir yaşam için her gün asgari içilmesi gereken su var. Bunun altında su içildiği zaman sağlık açısından riskler gündeme gelebilir.

  Su içilebilir özellikteyse içilir, kullanılabilir özellikteyse de içilmez ama kullanılır.

  Çocukluk günlerimizde ağzımızı çeşmeye dayar kana kana su içerdik. İşte o günlerde bir gün içeceğimiz suları çeşmeden değil para ile alacağımızı söyleseler inanmazdık. Biz zamanlar inanmadığımız şimdi hayatımızın vazgeçilmezi oldu.

  Ekonomik durumu ne olursa olsun insanlar içeceği ya da yemeklerde kullanacağı suyu para ile özel sektörden alıyor.

  Ancak içecek suyu para ile almakla derdiniz sonlanmıyor.

  Çeşmelerden akan su hayatımızın hala çok önemli bir parçasıdır.

  O suyla yıkanıyor, o suyla yemek sonrası ağzımızı yıkıyoruz... Bulunduğu oranda o suyla çiçekler sulanıyor...

  İçilmese de kullandığımız suyun da olması gereken kalitede olması şarttır.

  Suyun kalitesi denetlenebilirdir.

  Eş aralıkla ya depolardan ya da şebekeden su örnekleri alınıp tahlil edilir, sonuçları da halkla paylaşılır.

  ***

  Tuzluluk oranı da suyun kullanılabilirliği bakımından önemlidir. Sudaki tuzluluk (NACL) oranına göre su beş sınıfa ayrılır.

  1.Sınıf 0-175, 2. Sınıf 176-525, 3. Sınıf 526 - 1400, 4. Sınıf 1401- 2100, 5. Sınıf 2101 ve yukarısıdır.

  Dördüncü sınıfa giren su kalitesizdir, beşinci sınıfa giren su ile kullanılamazdır.

  Elimde KKTC Sağlık Bakanlığına bağlı Devlet Laboratuarı Dairesi Müdürlüğü'nün D.Lab No: 8132/08 sayı ve 11 Haziran 2008 tarihli Kimyasal Su Analiz raporu var.

  Suyu tahlil için laboratuara gönderen devletin Su İşleri Dairesi. Örnek suyun Hidroloji Bölgesi, Dikmen. Örneğin alındığı yer Dikmen Deposu.

  Örnek 11 Haziran 2008'de laboratuara gönderilip aynı gün sonuç alınıp, rapora dökülmüş.

  Rapora göre örnek sudaki tuzluluk oranı 2984... Yanlış okumadınız iki bin dokuz yüz seksen dört. Yani o su kullanılamaz.

  Peki bu rapor alındığı zaman ne yapıldı.

  KOSKOCAMAN BİR HİÇ.

  Bu depodan Lefkoşa ve Mağusa'ya su verilir.

  Lefkoşa ve Mağusa belediyeleri en önemlisi bu suyu kullanan insanlara haberdar edildi mi? HAYIR EDİLMEDİ.

  ***

  Şimdi birileri çıkacak ve ahkam kesip, bunun mikrobikliği üzerine yorum yapacak.

  Sorum çok açıktır.

  Tuzluluk oranı 2984 olan bir suyun şebekeye verilip insanlara ulaştırılması doğru mudur yanlış mıdır? İnsan sağlığı ile bağlantılı bir konuda bu duyarsızlık niye?

  İnsan sağlığına önem verilen hiç bir ülkede böyle bir duyarsızlık olamaz.

  ***

  Tabii bu su o depoya ulaşırken kalitesinin ne olduğu mutlaka biliniyordu.

  Bu ülkede doğal nedenlerle su temininde sorun vardır. Ancak su teminindeki sorundan çok daha önemli şebekelere verilen suyun kalitesizliğidir.

  Herkesin evinde her an tahlil yapacak altyapı yoktur, olması da düşünülemez.

  İnsanlar çeşmelerinden akan suyla ilgili kokusu, rengi ve tadıyla ilgili duyu organları aracılığıyla bilgi ve yorum sahibi olabilir. Ötesinde rakamlara ulaşmaları olası değil.

  O noktada laboratuar bulguları tek kaynaktır.

  Elimdeki örnek rapor devletin bilgisi dahilindedir.

  Hade soralım bakalım... "EFENDİLER BU RAPOR ELİNİZE GEÇTİKTEN SONRA NE YAPTINIZ?"

  Yanıtınız varsa yollayın yazalım...

 

  Günün sözü:

  İnsan sağlığı ile oynayanların, insana değer vermesi söz konusu olamaz

 

   373 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kosova'nın rövanşı, Abhazya ve Güney Osetya...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital