Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Kara Kitap
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Sıkıntı lafı kıvırmada...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC bütçesi ayakta duramaz hale geldi... Ayakta duramama bir yana maaş ve ücretlerin ödenmesinde zorluk yaşanıyor...

Bu durumda iki seçenek var... Ya ayağımızı küçülen yorgana göre toplayıp, küçük yorganın altına sığışacağız ya da hep beraber bağırıp Türkiye'den daha çok para isteyeceğiz. İsterken de bunun nedenlerini izah edeceğiz.

Gerçek budur.

Hem hükümet hem sendikalar bu gerçeği görerek karar verip yürüyecek.

Kimse bu gerçekleri görmezlikten gelerek kem küm etmesin

Hayat pahalılığı oranında maaşlara artış yapılması özellikle devlet çalışanları için kazanımdır.

Mevcut sistemde verilen artış maaşların satın alma gücünü ne kadar korur?

Maaş ve ücretlerde bir erime olmuyor mu?

Hayat pahalılığı hesaplanmasındaki sistemden kaynaklanan kayıplar artı vergiyle maaş ve ücretlerde bir miktar gerileme var mutlaka. Ama uygulamada kaybedilen eşeği kuyruğu ya kulağı eksik olarak da olsa bulduruyor.

* * *

Hükümet iki ayda bir hayat pahalılığı ödeme yerine, uygulama aralıklarını Bakanlar Kurulu'nun yetkisini verme yönünde yasal düzenlemeyi Meclise gönderdi.

Sendikalar sesini yükseltince hükümet kanadı, "Çalışanların uygulamada kaybı olmayacak" türden açıklamalar yapıyor.

İnanın bu açıklamaları detaylı bir şekilde okumuyorum.

Neden okumuyorum?

Söyleyim.

Kardeşim, eğer çalışanların kaybı olmayacaksa bunun diğer adı bütçe çıkışında da bir değişiklik olmayacak.

Eğer hiç bir değişiklik olmayacaksa ivedilikle yapılmaya çalışılan nedir?

* * *

Yetkililerin söylemeye cesaret edemediğini ben söyleyim.

Deniz bitmediyse da bitmek üzere.

Mevcut cari harcamaları yerel gelirlerin karşılama olasılığı yok oldu.

Yardımlar bile sıkıntının aşılmasına yetmiyor.

Ankara'nın yardımları cevizcinin torbası gibi Maliye Bakanı Ahmet Uzun'un makam masasının yanında durmuyor.

Dopingli ekonomik fırlama döneminde o gelir artışının sürekli olmadığı görülmedi, maaş ve ücretler o gelirlere göre düzenlendi.

Halbuki o ekonomik göstergeler istikrarlı, arkası gelecek rakamlar değildi.

Neredeyse havai fişeklerle kişi başına düşen milli gelirin on bin doları aştığı ilan edildi. Bana göre o rakamlar o gün için bile gerçekçi değildi ama neyse...

* * *

Söylenmeyenleri söylemeye devam edeyim.

Giderler bu şekliyle devam eder ve Ankara ciddi anlamda katkı yapmazsa Kasım - Aralık döneminde maaşlar zor ödenir.

Yasal ödenme zorunluluğuna rağmen bu gidişle on üçüncü maaşların ödenmesi de zor.

Benim yaptığım asla felaket tellallığı değildir.

Kısa bir süre önce Türkiye'den IMF reçetesi gibi bir reçete geldi.

O reçetede on üçüncü maaşların kaldırılması, emeklilerin maaşlarından vergi kesilmesi dahil pek çok konu yer alıyordu.

İlginçtir reçete daha hükümete okunurken bazı çevrelerin bundan haberi oldu.

CTP ağırlıklı koalisyon hükümeti bunu kabul etmedi.

Gergin bir toplantı gerçekleşti.

* * *

Durum budur.

Sıkıntı lafı kıvırmadadır.

Ülkede çok ciddi bir ekonomik açmaz var.

Ne özel sektörde ne de devlette para kaldı.

Piyasayı canlı tutan hâlâ düzenli ödenen kamu çalışanları ve emeklilerin gelirleridir.

Eğer bir biçimde kamuda ödeme aksaması yaşanırsa piyasada yaprak kımıldamayacak.

Son yıkılacak kale gibi görünen marketlerin de kağıttan kale gibi yıkıldığını hep birlikte göreceğiz.

Kriz ciddi boyuttadır.

Bu durumda sendikaların eylem yapması doğru mu?

Vallahi yanlıştır demem.

UBP - Denktaş günleri hatta özellikle ondan öte 1974 öncesine gidelim. O günlerde yerel gelirler yok denecek kadar azdı. Türkiye parayı yollar biz de bir anlamda tüm toplum olarak nöbet tutardık.

Türkiye'den para isteneceği zaman Denktaş, sendikaları dürter, "Eğer sendikalardan ses çıkmazsa Ankara'dan nasıl para isteyeceğim?" özlü konuşmalar yapardı.

1974 öncesi KTÖS adına Arif Hoca, toplu pazarlık nitelikli görüşmede Denktaş'a, Türkiye'nin para verme zorunluluğunu anlattığı için askeri mahkemede yargılanıp mahkum olduğunu unutanlar varsa hatırlasın.

Şimdi da durum çok farklı değildir.

KKTC bütçesi ayakta duramaz hale geldi... Ayakta duramama bir yana maaş ve ücretlerin ödenmesinde zorluk yaşanıyor...

Bu durumda iki seçenek var... Ya ayağımızı küçülen yorgana göre toplayıp, küçük yorganın altına sığışacağız ya da hep beraber bağırıp Türkiye'den daha çok para isteyeceğiz. İsterken de bunun nedenlerini izah edeceğiz.

Gerçek budur.

Hem hükümet hem sendikalar bu gerçeği görerek karar verip yürüyecek.

Kimse bu gerçekleri görmezlikten gelerek kem küm etmesin.

Günün sözü:

Gerçekten kaçan doğruyu bulamaz

   477 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital