|
Yurt dışında görev yapabilecek konumda olan dışişleri memurları, dışişlerinde, içişleri memuru gibi görev yapıyor.
Birine teklif yapılıyor, "Çocuğum var gidemem", ötekine teklif ediliyor, "eşimin işi uygun değil" diyor.
Anlayacağınız yurt dışında görev yapmak için dışişlerinde bulunan bazı çalışanlar esas işlerini yapmak yerine burada kalıp "Gurdalanmayı" tercih ediyor
En çok merak ettiklerimden biri de nedir bilir misiniz?
Bir gün ambargolar kalkar ve hayatın her alanında dünyada engelsiz yerimizi alırsak ne yapacağız.
Kendimi bildim bileli mazeretler siyasi erki elinde tutanlar can simididir.
1974 öncesi, "Denize açık 300-400 metrelik sahilimiz olsaydı dünya bizi görürdü" diyenler vardı.
1974 sonrası Kıbrıs sahillerinin uzunluk olarak yarıdan fazlası bizde. Neler yapıp yapamadığımızı görüyoruz.
Ambargoların sıkıntı yarattığını kabul ederim ama sporun dışındaki ambargoların aşılmaz olduğuna inanmam.
Paranın ucunu gösterdik mi bize ürününü satmayan mı var?
Ya da makul fiyatlarda kaliteli ürünümüz var da müşteri mi bulmadık?
Avrupa bir yana dünyanın bir yerinden ülkemize gelmek isteyene yasak mı var? Ya da gelenler ülkelerinde yargılanıp mahkum mu ediliyor?
Aha görürük, bir zamanlar KKTC limanlarından girişi yasa dışılık kabul edip güneye geçişine muzırlık yapan Rum şimdi Ercan'dan Kuzey Kıbrıs'a gelenlerin Güneye geçenlerin geçişine "Gık" diyemiyor.
Neyse esas konum bu değil bugün.
* * *
KKTC'nin dış ülkelerde sınırlı temsilcilik noktaları ve bun noktalarda sınırlı görevlileri var.
Türkiye'deki elçilik ve konsolluklarımızın dışındakilere biz temsilcilik desek de o ülkelerde kağıt üzerindeki statüleri değişiktir.
Roma'daki ofis açılırken "Orası temsilcilik değil" diye tepki koyanlar Londra'daki temsilcilik dahil üçüncü ülkelerdeki temsilciliklerimizin hep aynı olduğunu çok bilir.
Şartlar kılıf uydurup o ülkelerde temsilci bulundurmamızı emrediyor.
Emretmesine emrediyor da dış ülkelerdeki temsilciliklere sağlıklı görevlendirme yapamadığımız da bir başka gerçek.
Dış ilişkilere nutuklarda çok büyük yer verdik. Ama pratikte dışişlerinin yıllardır Cumhurbaşkanlığının kanatları altında olması dışişlerini "öylesine" bir bakanlık haline getirdi.
Turgay Avcı, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın küs olduğu bir bakan değil ama Serdar Denktaş kadar sıcak yakınlığı da yok. Avcı da kendini zorlayıp Dışişleri Bakanı olarak yapması gerekenleri yapmaya çalışıyor.
Bütünlüklü bir dış politika olmadığı için de yaptıkları bütünün parçası olamıyor tabii. Bu da KKTC hükümetinin değil devletin sorunu.
Çeşitli kaynaklardan duyuyorum. Yurt dışında var olan temsilciliklere gönderilecek eleman bulunamıyor.
Yurt dışında görev yapabilecek konumda olan dışişleri memurları, dışişlerinde, içişleri memuru gibi görev yapıyor anlayacağınız.
Birine teklif yapılıyor, "Çocuğum var gidemem" diyor.
Ötekine teklif ediliyor, "Eşimin işi uygun değil."
Anlayacağınız yurt dışında görev yapmak için dışişlerinde bulunan bazı çalışanlar esas işlerini yapmak yerine burada kalıp "Gurdalanmayı" tercih ediyor.
Bugün sınırlı görev yeri için görevlendirecek eleman bulamıyorsak yarın olası bir çözümde bugünkünden kat kat fazla elemanı nereden bulacağız?
"Yapamam, edemem, gidemem" diyenlere karşı bakanlığın tavrının ne olacağını çok merak ediyorum.
Günün sözü:
İş üretemeyen mazeret üretir
|