Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
Devlerden "tık" yok: 0-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Gönyeli Oşan'a DAÜ şoku 71-60

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Köstek olunmasın yeter...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Toz pembe bir tablo çizmem.

İki liderin iyi niyetinin de mutlaka etki sınırı var.

Önemli olan Talat ve Hristofyas'ı bu önemli barış yürüyüşünde yalnız bırakmamak.

Kıbrıs'ta çözüm isteyen tüm merkezler köstek olacak yaklaşımlardan uzak durmalı

Bazı yürüyüşler vardır ki, o yürüyüşlerde destekten daha önemli olan köstek olunmamasıdır.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'ın Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya yönelik yürüyüşlerini de bu tür bir yürüyüş görüyorum.

Talat ve Hristofyas dün Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için liderler düzeyinde müzakerelerin ilk toplantısını yaptı.

Yazımın hemen başında şu noktanın altını çizmek isterim. KIBRIS SORUNUNA ÇÖZÜM BULUNMASINI İSTEYENLER KADAR İSTEMEYENLER DE VAR.

Ancak bunu çok açık olarak söyleme cesareti olanlar yok denecek kadar azdır.

"Biz de barış isteriz" deyip hemen ardından "Amma!" diyerek gerçek niyetlerini dolaylı da olsa dile getiriyorlar.

* * *

Talat ve Hristofyas'ın dünkü görüşmesiyle ilgili pek çok yorum yapılabilir.

Ancak çok net olarak belirteyim dünkü görüşmede her iki lider çözüm sürecinde çok yapıcı bir anlayışla rol üstlenmek istediklerini ortaya koydular.

Pek çok durumda küçük ya da önemsiz gibi algılanabilecek yaklaşımlar çok önemli sonuçlara veri teşkil eder.

Dünkü görüşmenin arifesinde Pirgolu Rumları, Yeşilırmak Kapısını kullanarak Güzelyurt'taki Ay Mamas ayinine gitmelerinin bizim tarafça engellenmesinin sorunu yaşandı.

Bu sorunun Talat - Hristofyas buluşmasına etkisi merak ediliyordu.

Hristofyas, konuyu masaya taşımadı.

Buna karşın BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, konuyu masaya getirir gibi oldu ama Hristofyas, çok ciddi bir siyasi olgunlukla konuya yapışmadı.

Bunca yılın olumsuz birikimleri toplumlarda barışçıl değil tam tersi düşünceleri besledi.

Böyle bir ortamda karşı taraf düşmanlığına dayalı politikalar daha kolay prim yaptı.

Ay Mamas ayinine ulaşımda Pirgoluların yaşadığı hayal kırıklığı ve buna bağlı tepkileri sıcaklığını korurken Hristofyas'ın sergilediği tavır barışı besler niteliktedir.

Birilerinin, "Ama Hristofyas şunu da dediydi" dediğini duyar gibiydi.

Söyleyebilir.

Talat'ın da bizim tarafta kendi toplumsal yapımız içinde söyledikleri var.

Karşılıklı söylevlerde rahatsı edici yanlar olabilir.

Önemli olan bardağın dolu kısmını görmek, iyi niyetli barışçıl yaklaşımları beslemek...

Hiç kuşkum yok bu yaklaşım karşılıklı olarak benimsenirse zaman içinde rahatsız edici yanlarda azalma olacak.

* * *

Kapsamlı müzakereler dün başladı.

Dünkü buluşmanın en önemli, en umut verici yanı ilk kez barışın yaşam biçimi olarak benimseyen iki liderin masada buluşmasıdır.

Tam bu noktada KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın hakkını vermek isterim.

Talat, KKTC Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyduğu ilk günden hedefini Kıbrıs sorununun çözümüne imza aşamasına kadar etkin katkı koymak olarak belirledi.

Barış için elini ilk günden uzattı.

Karşısında Papadopulos olmasına rağmen elini bir gün bile geri çekmedi.

Karşı taraftan rahatsız edici çıkışlara tepkisini koydu ama köprüleri hiç bir zaman atmadı.

Rum tarafı kökenli sıkıntı yaşarken kendi içimizden, Türkiye'nin sivil ve asker yüzlerinden de sorunlar yaşadı. Sıkıntılarını gördük. Ama eleştirilerimizle sıkıntı kaynaklarına da mektup yolladık.

Talat, pes etmeyerek yeni ve umut dolu yeni sürecin başlamasında en önemli rolü oynadı.

* * *

Toz pembe bir tablo çizmem.

İki liderin iyi niyetinin de mutlaka etki sınırı var.

Önemli olan Talat ve Hristofyas'ı bu önemli barış yürüyüşünde yalnız bırakmamak.

Kıbrıs'ta çözüm isteyen tüm merkezler köstek olacak yaklaşımlardan uzak durmalı.

Gerçekler biliniyor.

Çözümden etkilenecek merkezler biliniyor.

Talat ve Hristofyas, hassas dengeleri koruyacak siyasi olgunluk ve beceriye sahiptir.

Geçmişi unutmadık. Ama yaşayabilir bir çözüm için geçmişin deneyimleriyle geleceğe barış duygularıyla yürümek gerekir.

Bir de şunu bilelim. Gerçek ortadayken kelimelerle oynamaya hiç gerek yok. BM Genel Sekreteri dünkü mesajında "Tüm Kıbrıs halkı" (all the people of Cyprus.)

İfadesini kullandı. Bu satırların yazarı olarak bunu Kıbrıs Türk halkını görmezlikten gelen bir tanımlama olarak algılamadım. Adada ağırlıklı olarak Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halkı var. Sorun aynı halkı oluşturan insanlar arasında değil dili, dini, ulusal kökeni ayrı iki toplum, iki halk arasındadır. Bunu inkar eden yorumlar geniş tabanlı değil.

... Talat ve Hristofyas'a yürekten başarılar diliyorum...

Günün sözü:

Barış, yürekten beslenen güçle inşa edilir.

   581 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye sormuştu...
22 Kasım 2008, Cumartesi   Gençlerin duyarlılığı...
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital